AKP Hükümeti, Kürt Özgürlük Hareketi'ni ezmek, tasfiye etmek için her türlü yol ve yöntemi uyguluyor. Bu konuda sonuç almak için Kürtler üzerinde baskı, tutuklama, demokratik örgütlenmelerini dağıtma vb yöntemleri devreye koyarak sonuç almak istemektedir. Gerillayı imha etmek için de her türlü yöntemi kullandığı ortadadır. Özgürlük mücadelesini tasfiye etmek için yaklaşık 400 gündür Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde de ağırlaştırılmış tecrit uygulamaktadır. AKP, bu tür yöntemlerle sonuç almayı planlamıştır.
Ama hem Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın İmralı'da gösterdiği tavır hem de Kürt halkının direnişi AKP'nin tüm hayallerini boşa düşürmüştür. Kürtlerin teslim alınmak bir yana özgürlük mücadelesine daha fazla sarıldığı görülmektedir. Yani Türk devletinin yanlış hesapları Kürtlerin mücadelesine çarparak tuzla buz olmuştur.
Türk devletinin gerillalara yönelik kış boyunca tankı, topu, uçağı ve onbinlerce askerini devreye koyarak yürüttüğü imha saldırılarının da sonuç almadığı ortadadır. Yaz aylarının başından itibaren HPG gerillaları "Devrimci Halk Savaşı" strateji temelinde yeni bir süreç başlattı. Gerillalar Zap ile Zagros alanının tümünde hakimiyeti ele geçirdi. Bir ayı aşkın bir süredir de Türk devletinin tüm saldırılarını püskürterek denetimi ellerinde tutmaktadırlar. Bu alanda askeri üslerinden bile çıkamayan asker, gerilla eylemleriyle adeta şaşkına dönmüştür. Gerilla eylemleri o kadar artmıştır ki, bazen 24 saat içinde aynı noktaya 3 defa eylem yapılmıştır. Türk devleti ve basını da bunu kabul etmek zorunda kalmıştır.
Gerillanın başlattığı ve adına "devrimci operasyon" dediği bu sürecin sadece Zap-Zagros alanlarıyla sınırlı olmadığı da ortadadır. Botan'dan Dersim'e, Amanoslardan Serhat'a kadar Kuzey Kürdistan'ın tümüne yayılmıştır. Gerillaların hemen her gün bir kaç noktada eylemler gerçekleştirdikleri basına da yansımaktadır.
Yine Kuzey Kürdistan'da devlete malzeme taşıyan, ona hizmet eden tüm kesimlere yönelik de eylem ve gözaltılar artarak devam etmektedir. Daha önce KCK ve HPG yetkililerinin belirttiği gibi Kürdistan'da sömürgeci Türk devletinin sistemi işlemez hale getirilmiştir.
Artık bırakalım memurları, devlet çalışanlarını, anlı şanlı Türk ordusunun generalleri bile Kürdistan'a savaşa gitmemek için emekliliklerini istiyorlar. Bu durum bile Kürdistan'da yaşananları anlatmaya yeter bir örnektir.
AKP, yaşanan bu yenilgiyi örtbas etmek, ömrünü biraz daha uzatmak için kendisinden farklı olan tüm güçleri tehdit ediyor, saldırıyor. Basına AKP'nin istediğinin dışında en ufak kalem oynatanlar bile işlerinden edilmektedir. Medyaya yönelik AKP terörünü sansür ile adlandırmak bile yetersiz kalmaktadır.
Tüm bu yaşananlar gösteriyor ki, AKP'nin bitişi hızlanmıştır. AKP için bundan sonra geri dönüşün imkanı kalmamıştır. Erdoğan ve ekibinin saldırganlığı da bundan kaynaklanmaktadır.
Devrimci Halk Savaşı ve AKP'nin bitişi