Her geçişimde onları görüyordum aynı yerde. Günde onlarca, yüzlerce, binlerce insan görüyorum. Ama bu iki insanı hep aynı yerde görüyorum, birkaç günde bir geçmiş olsam da. Her geçtiğimde selam verip bana yol gösterirlerdi. Çünkü durdukları yer bir yol kontrol noktasıydı. Ellerinde silahları gelip geçen arabaları kontrol ettikten sonra geçişlerine izin verirlerdi.
Adlarını tam olmasa da biliyordum. Ne iş yaptıklarını da.
Ama kim olduklarını, hikayelerinin ne olduğunu bilmiyordum. Onları da Rojava insanlarından devrime gönül vermiş olan insanlardan sanıyordum. Ama sürekli aynı yerde onları gördüğüm için merak edip sordum, neden ikisi hep aynı yerde diye. İşte hikayelerini öğrenmem bu soruyla başladı. Meğer ikisi de her şeylerini bırakıp hayatlarını devrime adayan iki ihtiyar delikanlıymış…
Bunlardan biri 55 yaşındaki ikisi kız, ikisi erkek dört çocuk babası Muhammed Cemil adındaki hayatını topraklarına adayan bir Rojavalıdır.
Devrim gerçekleştiği günden beri köyü olan Dêrswan, Dikmetaş köyleri girişindeki kontrol noktalarında elinde silahıyla nöbet bekliyor. Yaklaşık üç yıldır gece gündüz demeden, yağmur çamur, sıcak soğuk demeden bu kontrol noktalarında nöbet tutuyor. Büyük oğlu devrimden hemen sonra YPG saflarına katılmış. Eşi Muhammed Cemil’e "Ya benden ya da kontrol noktalarında nöbetlerden vazgeçeceksin" diye önüne bir tercih koymuş. Cemil, "Ülkemden, devrimi gerçekleştirdiğimiz toprakları korumaktan vazgeçmemem. Ama çok istiyorsan beni terk edebilirsin" diye cevap vermiş. Cemil’in bu söylemi üzerine eşi bir gece yarısı biri 16, diğeri 12 yaşındaki kızlarını da alarak İstanbul’a göç etmiş. Cemil, arkasından sadece iki cümle söylemiş "Neden kızlarımı götürdün? Beni terk edeceksen kızlarımı bırakıp gidebilirdin" demiş. Cemil, şimdi kendisini terk eden eşinin yanındaki kızlarını doğup büyüdükleri ve kendisinin de güvenliği için gece gündüz nöbetini tuttuğu topraklarına geri getirmeye çalışıyor.
Diğeri ise 52 yaşındaki 7 çocuk babası Hasan Durmuş adındaki Rojavalı ihtiyar delikanlı bir devrimcidir. Durmuş bir yıldır Dêrswan, Dikmetaş köyleri kontrol noktalarında Muhammed Cemil ile birlikte nöbet tutuyor. Çocukları da devrimin çeşitli kurumlarındaki çalışmalar içinde yer alıyor. Bazıları kültür sanat çalışmalarında, bazıları gençlik hareketinde çalışıyor. Nöbet tutma görevi ise kendisine düşmüş. Durup dinlenmeden kendisine düşen görevini yerine getirmeye çalışıyor. O yüzden o da gece gündüz Muhammed Cemil ile birlikte kontrol noktasındaki görevinin başındaki yerini alıyor. Muhammed Cemil de Hasan Durmuş da haftada bir sadece banyo yapmak, elbiselerini yıkamak için birkaç saatliğine evlerine gidiyorlar. Geri kalan yaşamları kontrol noktasındaki nöbetlerinin başında geçiyor.
Rojava’da hayatlarını devrime adayan sadece bu iki ihtiyar ama yürekleri genç delikanlılar değil, bunlar gibi binlerce, on binlerce insan var. Kadın çocuk, yaşlı demeden herkes tutmuş devrimin bir yerinden, bütün gücüyle çalışıyor. Herkes devrime kendi gücüyle katılarak, onu geliştirmek, korumaya çalışıyor. Babalar, oğullar, analar, kızlar, dedeler, ninelerin hepsi çalışıyor. Hiç kimse boş durmuyor. Çünkü bu devrim onların.
Onlar bedel ödeyerek gerçekleştirdiler ve hala bedel ödeyerek koruyorlar…
Muhammed Cemil ile Hasan Durmuş Rojava'da can-ı gönülden devrim için hizmet eden, hayatlarını adayan binlerce kişiden sadece ikisi. Onların bu bağlılıkları, gören herkesi etkiliyor, devrime biraz daha bağlıyor. Hiçbir iş yapmayanları ya da yanlarından geçip Türkiye'ye gidenleri büyük bir utanç içinde bırakıyor. Çünkü Türkiye’ye ya da Güney’e kaçarak gidenlerin yolu oradan geçiyor. Birçoğu da onları gördükten sonra Türkiye’ye ya da Güney’e geçmekten vazgeçip geri dönerek devrimin herhangi bir kurumunda çalışmaya başlıyor. Çünkü devrime adanan hayatların en çarpıcı örneklerini sunuyorlar bu iki ihtiyar ama büyük yürek sahibi delikanlılar…
Devrime adanmış hayatlar