
Hele de sanatçı duyarlılığı ile bezenmiş bir yüreğin devrim için çarpmasının ortaya çıkaracağı yüceliği tarif etmenin olanağı var mıdır! Baskının, zulmün ve köleliğin çirkinleştirdiği yaşamları yaşanası güzelliğe çevirmek ancak devrimin ışığı ile aydınlanmış yüreklerin ve beyinlerin işi olabilir. Hele bunlara bir de inceliğin ve duyarlılığın işlediği bir ruh eşlik ettiğinde, sanatçı ile devrimci aynı bedende buluştuğunda orada ölümsüzlüğe giden yol açılmış demektir.
Sinan Cemgil Kahraman, aynı bedende hem ince ruhlu bir sanatçıyı ve hem de yılmak bilmez bir devrimciyi barındıran yoldaşlardandı..Sanatçı babası Ozan Cömert ve direngen Kürt kadını annesi Şenge ile adını taşıdığı devrimci önder Sinan Cemgil’den miras yurtsever Kürdi bir damar, hassas bir sanatçı ruh ve devrimci bir militan karakter taşıyordu bedeninde. Adeta doğarken çizilmiş olan yolu Kürdistan Özgürlük Hareketi ile kesiştiğinde gürül gürül akan bir nehir misali devrime akmış; tüm duyarlılığı ve enerjisini onun hizmetine sunmuştu. Kemana sevdalı bir müzik aşığıydı Sinan yoldaş. Omuzuna yasladığı kemanından taşan hüzünlü ses memleketi Dersim’in maruz kaldığı katliamdan artakalan acı ağıtlarla karışır; ince ruhunda fırtınalar yaratırdı. Kemanında ustaca danseden parmakları daha sonra klavyede aynı ustalıkla gezinmeye başlayıp bu kez isyan yüklü yazılar döşedi. Serxwebûn’da başlayan gazetecilik yaşamı ardından kurucuları arasında yer aldığı Özgür Politika gazetesinin sayfalarında devam etti. Devrimci basınımızın ilk şehidi Mine (Emel Çelebi) yoldaş ve Serxwebûn, Berxwedan, Özgür Politika gibi öncü gazetelerimizin belkemiği Selçuk (Enver Polat) yoldaşın çalışma arkadaşı olma onurunu yaşadı.
Sinan Cemgil yoldaş, devrime adanmış yüreğiyle Avrupa’nın sınırlarına hapsolmayı reddedip yönünü Önderlik sahasına çevirdi. Mahsum Korkmaz Akademisi’nde Önderlik eğitiminden geçip edindiği tecrübeleri daha da güçlü bir bilinç ve askeri eğitimle derinleştirerek Kürdistan’a, gerilla alanlarına yol aldı. Sanatçı ruhu bilinç ve dirençle beslenmiş; militan bir gerilla olmuştu artık. Keman ve kalem tutan elleri bu kez kalaşnikofun tetiğinde geziniyordu. Ülkesini ve halkını özgürleştirme mücadelesinde sanatçı duyarlılığı ve gazeteci keskinliğiyle beslenen gerillalığını konuşturuyordu artık. 14 Eylül 1998’de Kato Marinos’da amansız bir savaşın ortasında toprağa düştüğünde geride soyadı gibi kahraman bir direnişin; sanatçılıkla aydınlık ve devrimciliğin nasıl buluşturulabileceğinin destansı öyküsünü bıraktı.
Sinan Cemgil yoldaşın direnişinin ilk yankılandığı yüreklerden birisi kardeşi Taylan Özgür’ün yüreği oldu. Taylan Özgür yoldaş, Kürt Halk Önderi’ne yönelik uluslararası komployu protesto etmek amacıyla, “Güneşimizi Karartamazsınız” diyerek 21 Aralık 1998’de bedenini ateşe verdi ve kardeşi Sinan yoldaşla buluştu. Onların uğruna yaşamlarını adadıkları Özgür Önderlik, Özgür Kürdistan yolunda mücadelemiz zafere dek sürecektir.
Sinan Cemgil Kahraman ve Taylan Özgür Kahraman yoldaşları şahadetlerinin on sekizinci yılında bir kez daha saygıyla anıyor; özlemlerini gerçeğe dönüştürme sözü veriyoruz.
Ronahi Pazarcık