Mısır’ı yaklaşık 30 yıl yöneten Hüsnü Mübarek’in 2011’de devrilmesinin ardından 2012’de beşinci cumhurbaşkanı seçilen Muhammed Mursi’nin 1 yıl 4 gün süren iktidarı önceki gece ordunun yönetime el koymasıyla sona erdi. Mursi’nin yerine geçici olarak atanan Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur cumhurbaşkanlığı yemini ederek görevi aldı.

Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye yönelik protestoların son günlerde gittikçe şiddetlendiği Mısır’da ordu yönetime el koydu. Mısır ordusu, önceki gece Avrupa saatiyle 21.30’da anayasanın askıya alındığını ilan etti. Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Abdulfettah El Sisi, devlet televizyonundan yaptığı açıklamada, halkın taleplerini yerine getirmekte yetersiz kaldığını belirttiği Cumhurbaşkanı Mursi’nin iktidarının sona erdiğini duyurdu. Sisi, ordunun halkın kendisinden destek istediğini gördüğünü belirterek,ordunun “iktidara gelmek ya da saltanat sürmek” gibi bir hevesinin olmadığını “halkın çıkarlarına hizmet etmek ve devrimi korumak için’’ müdahale ettiğini söyledi.

General Sisi, anayasanın geçici olarak askıya alındığını ve yeni cumhurbaşkanı seçilene kadar hükümetin başına geçici bir ismin getirildiğini söyledi. Sisi, bir teknokrat hükümetinin kurulacağını, Anayasa Mahkemesi’nin de yeni cumhurbaşkanlığı seçimleri için hazırlık yapacağını da vurguladı.

Mansur yemin etti

Ordu zoruyla görevinden el çektirilen Cumhurbaşkanı Mursi’nin yerine ise Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur atandı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Mansur, gelecek seçimlere kadar geçici olarak cumhurbaşkanlığı görevini yürütecek. 68 yaşındaki Adli Mansur’un dün Anayasa Mahkemesi’ndeki yemin töreni devlet televizyonundan canlı yayınlandı. Mansur yemin töreninde yaptığı konuşmada, “Bu benim için büyük onur. Bu görev bana Mısır halkı tarafından verildi” dedi. Adil yargı sistemini selamlıyorum” diyen geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur, “Mısır medyasının özgür bir medya. Medya bir önceki rejimin kötü uygulamalarını farketti” şeklinde konuştu. Mansur, yemin ederken “Cumhuriyet sistemini koruyacağıma, anayasa ve yasalara bağlı kalacağıma ve halkın çıkarlarını koruyacağıma yemin ediyorum” ifadesini kullandı.

Seçim hazırlıklarına başlanacak

Ülkenin partiler üstü isimlerden oluşması beklenen yeni yönetimini yakında belirlemesi beklenen Mansur, cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılıncaya kadar görevini sürdürecek. Mansur’un yönetimindeki yeni kabine ve parlamento daha sonra hemen erken seçim hazırlıklarına başlayacak. Seçimin ne zaman yapılacağı ise şimdilik bilinmiyor. Yeni yönetim erken seçim hazırlıklarının yanı sıra askıya alınan yeni anayasa üzerinde de çalışmalara başlayacak. Mursi’nin yetkilerini genişleten yeni anayasa muhalefetin tepkisine neden oluyordu.

İhvan dışında herkes destekledi

Mısır’da askeri darbeyi Müslüman Kardeşler (İhvan) dışında nerdeyse herkes destekledi. Sisi, konuşması öncesinde Mursi karşıtı eylemleri örgütleyen Ulusal Kurtuluş Cephesi lideri Muhammed el Baradey, Nur Partisisi Genel Sekreteri Celal Murra ve Kıptı Patriği 2. Tavadros’un da bulunduğu çok sayıda kişi ile biraraya gelmişti. Mısır’ın en üst düzey Sünni din adamı, El Ezher Şeyhi Ahmed el Tayyip devlet televizyonunda yaptığı konuşmada, ordunun açıkladığı siyasi yol haritasını desteklediğini söyledi. Mısır’ın ikinci büyük İslami hareketi Selefilerin Nur Partisi de ordunun açıkladığı yol haritasını kabul ettiklerini açıkladı. Nur Partisi Genel Sekreteri Celal Murra, “Halkımızın kanının dökülmesini engellemek için bu kararı aldık” dedi. Kıpti Patriği Tovadros ise yol haritasının tüm Mısırlıların güvenliğini garanti altına aldığı ve siyasi bir vizyon ortaya koyduğunu savundu. Muhalif lider Muhammed el Baradey, 2001’de Hüsnü Mübarek’e karşı yapılan ‘devrimi’ şimdi yenilediklerini söyledi. El Baradey, ordunun açıkladığı yol haritasının erken seçim taleplerini karşıladığını dile getirdi. Müslüman Kardeşler hareketinin üst düzey liderlerinden Muhammed el Biltaci ise orduya karşı barışçıl yolla direneceklerini söyledi.

Tahrir’de büyük ‘coşku’

Ordu açıklama yaparken Mursi karşıtları Tahrir’de, taraftarları ise Adawiyye’de meydanında toplanmıştı. Genelkurmay Başkanı’nın darbe açıklaması Tahrir Meydanı’nda da coşkuyla karşılandı. Meydanda toplanan onbinlerce Mursi karşıtı, ordunun yönetime el koymasını havai fişeklerle kutladı. Alanla bulunan gazeteci-yazar Fehim Taştekin, Twitter hesabından o anları şöyle aktardı: “Tahrir’i tepeden seyrediyorum, havai fişek yağmuru var. Darbenin bu kadar alkışlandığını ömrümde bir daha görür müyüm bilmiyorum. Ordu darbe yaptı, Tahrir kutlamalarla yıkılıyor. Görülmemiş bir durum.”



Adawiyye’de gözyaşı
Müslüman Kardeşlerin öncülüğünde Adawiyye’de toplananlar ise
ordunun açıklamasını gözyaşlarıyla karşıladı. Kimileri ordu aleyhine slogan atarken kimileri ise Mursi için dua etti. n HABER MERKEZİ

Darbe sonrası neler oldu?

Yönetime el konulmasının ardından ordu kuvvetleri, Müslüman Kardeşler yönetimine karşı hızlı bir operasyona başladı. İddiaya göre; aralarında yönetici kadrosundan isimlerin de bulunduğu yaklaşık 400 kişi gözaltına alındı. Alınanlar arasında Özgürlük ve Adalet Partisi Genel Sekreteri Saad El Katatni ve Müslüman Kardeşler Teşkilatı Başkan Yardımcısı Raşid El Bayumi’nin de bulunduğu belirtildi.

Mursi ev hapsinde

Öte yandan ordu, Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşler liderleri için seyahat yasağı getirdi. Mursi ve yakın çalışma arkadaşlarının ordu tarafından ev hapsine alındığı duyuruldu. Mısır Temyiz Mahkemesi de Başbakan Hişam Kandil’in 1 yıl hapsine ve görevinden alınmasına hükmetti.

TV’ler de kapatıldı

Devlet televizyonda kontrolü ele alan ordu,  El Cezire,  Mısır 25,  el-Hafız ve en-Nur’u çalışanların tamamı gözaltına alındı.

Çatışmalar can aldı

Değişik kentlerde meydana gelen çatışmalarda ise en az 14 kişi öldü.

Mısır’a demokratikleşme çağrısı


Mısır’da ordunun yönetime el koymasının ardından Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, ABD, Fransa, Suriye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere, Türkiye, Ürdün, Fas, Sudan, Filistin açıklama yaptı. Uluslararası kurum ve ülkelerden farklı açıklamalar geldi. Mısır darbesini ilk ‘kutlayan’ Suudi Arabistan ve BAE oldu; BM, AB ve birçok devlet ülkede demokratikleşme çağrısı yaparken Beşar Esad, darbeyi “siyasal İslam’ın sonu” olarak niteledi.

Obama: Derin endişe duyuyoruz

ABD Başkanı Barack Obama, “Mısır ordusunu, kapsayıcı ve şeffaf bir süreç üzerinden mümkün olan en kısa zamanda tam otoriteyi tekrar demokratik yollardan seçilmiş bir sivil hükümete geri verme yolunda hızlı ve sorumlu şekilde hareket etmeye ve Mursi ve destekçilerine yönelik keyif tutuklamalardan kaçınmaya çağırıyorum” dedi. Ordunun yönetime el koymasını darbe olarak nitelendirmeyen Obama, yazılı açıklamasında, ordunun Mursi’yi iktardan indirme ve anayasayı askıya alma kararından “derin endişe duyduklarını“ belirtti. 


ABD: Sisi’yle görüştük
Öte yandan ABD Savunma Bakanlığı Basın Sözcüsü, Bakan Hagel’in geçen hafta içinde iki kez Mısır Genelkurmay Başkanı Sisi ile görüştüğünü açıkladı. En son görüşmenin darbeden bir gün önce yapıldığı duyuruldu. Sözcü George Little, konuşmanın içeriğiyle ilgili bilgi vermezken, ABD’nin Mısır’da demokrasiden yana olduğunu ve sorunların barışçıl yolla çözülmesini arzuladıklarını söyledi.

BM: Sivil hükümete devredin

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, orduya kontrolü gecikmeden sivil bir hükümete devretme çağrısında bulundu. .

AB: Demokrasiye dönülmeli

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton,  “Tüm taraflardan, anayasanın kabulünü ve parlamento seçimlerini içeren demokratik işleyişe dönmelerini talep ediyorum” dedi.

Almanya: Çıkış yolu bulunmalı

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de sorumluların bir araya gelerek krizden çıkış yolu aramaları gerektiğini söyledi.

İngiltere: Olan oldu

İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, ülkesinin, Mısır’da demokratik bir sistemde sorunların çözülmesi için askeri müdahale yolunun kullanılmasını desteklemediğini söyledi. Hague, önceki akşamki açıklamasının ardından dün yeni bir açıklama yaptı: “İleriye bakmak durumundayız. Olan oldu.”

Fransa: Seçim derhal yapılmalı

Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Mursi’nin devrilmesinin ardından en kısa zamanda seçim yapılacak olmasının önemine dikkat çekti.

Hollanda: Endişe verici

Hollanda Dışişleri Bakanı Frans Timmermans, Mısır’daki durumun endişe verici olduğunu söyledi ve askerlere tüm Mısırlıların güvenliğini sağlamaları yönünde çağrıda bulundu.

Rusya’dan itidal ve uzlaşı çağrısı

Rusya Dışişleri Bakanlığı da tüm taraflara itidal ve uzlaşı çağrısı yaptı.

Suudi Arabistan: Kutlarız!

Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz ise Mısır ordusunu tebrik etti: “Ülkeyi nereye çıktığı belli olmayan bu tünelden çıkardıkları için kendilerini kutluyoruz.”

Suriye: İslamı kullananların sonu

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ise darbeyi “siyasal İslam’ın sonu” olarak tanımladı. Esad, “Mısırlılar, Müslüman Kardeşler’in yalanlarını keşfetti. Dünyada İslamı siyasi çıkarları için kullanmaya çalışan herkesin kaderi böyle sonlanacaktır” dedi.
BAE: Ordu, hukukun koruyucusu
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleir Bakanı Abdullah bin Zeyid el Nahayan, Mısır’daki değişimi mutlulukla karşıladıklarını açıkladı ve Mısır ordusuna övgülerini sundu: “Mısır’ın muhteşem halkına tam bir güven içindeyiz. Büyük Mısır ordusu, hukuk devletinin koruyucusudur.”

Türkiye’den darbeye tepki

İktidarı süresince Mursi’ye destek veren Türkiye Başbakanı Erdoğan ise Mısır’daki son durum üzerine tatilini yarıda kesti ve İstanbul’da kurmaylarıyla ‘acil’ toplantı yaptı. AKP’li yetkililer, darbeye tepki göstererek, “Bu kabul edilemez” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da “Askeri darbeler, hiçbir zaman kabul edilemez’’ dedi.

BDP: Siyasetten çekilmeli

Mısır’daki askeri darbenin demokratik gösterileri gölgeleyeceği kaygısını dile getiren BDP de Mısır ordusunun siyasal alandan çekilerek en kısa zamanda seçimlere gidilmesini istedi.

Partilerden ortak kınama

Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu da darbeyi kınayan bir bildiri yayınladı.  AKP, CHP, MHP ve BDP milletvekillerinin imza koyduğu bildiride, “Yetkisiz bir şekilde gasp edilen iktidar, derhal halka iade edilmelidir. Dünyadaki bütün demokratik kurum ve kişiler, içinde insan hakları ihlali potansiyeli barındıran böylesi girişimlere karşı açık tavır almalıdır” denildi.

Sonunu hazırladı
Mübarek rejiminin devrilmesinden ardından yüzde 51 oyla göreve gelen Müslüman Kardeşler kökenli Muhammed Mursi, ülkede serbest seçimlerle cumhurbaşkanı seçilen ilk liderdi. Ancak kötü bir yönetim sergileyerek katılımcılık yerine tekçiliği ve sadece partisinin çıkarlarını esas alması Mursi’nin sonunu hazırladı. Mursi iktidarda kaldığı süre boyunca tepki toplayan birçok uygulamaya imza attı. Muhalif medyayı baskı altına aldı, kadınların haklarını iyice törpüledi, azınlıkların katılım taleplerini görmedi.
“Çoğunlukçuluk” yerine “çoğulculuğu” esas alan Mursi, kararlarını mutlak hale getireceği için eleştirilen düzenlemeleri tepkilere rağmen imzaladı.  Muhalefetin, azınlıkların, sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin boykotu nedeniyle nüfusun yarısından fazlasının katılmadığı bir referandumla yeni anayasa kabul edilince Mursi’ye karşı eylemler de artış gösterdi. En son iktidarının birinci yıldönümünde  Tahrir Meydanı’nda toplanan milyonların meydanlardan “Git” çağrılarına uymayarak darbenin önünü açan Mursi son ana kadar da geri adım atmadı ve resmi facebook sayfasından askeri darbeyi tanımadığını, görevinin başında olduğunu açıkladı ve halkı askeri yönetime karşı direnmeye çağırdı.