
Kadın gençliği özgür kadın olma yolunda
Konferans öncesi ulusal kıyafetleri ile halay çeken kadınlar renkli görüntüler oluşturdu. Konferansın açılış konuşmasını Amed Milletvekili Nursel Aydoğan yaptı. Kürt halkının tarih sahnesinden silinmek istenen bir halk olduğunu belirten Aydoğan, Kürt halkının 40 yıllık verdiği mücadelede Ortadoğu'nun en iyi tanınan halklardan biri olduğunu belirtti. Kürt halkının nerede olursa olsun diline, kültürüne sahip çıkan bir halk olduğunu belirten Aydoğan, Kürt halkının, devletin ve sistemin görmek istediği "Kürt yoktur" anlayışını yıktığını ve özgür bireyi yarattığını ifade etti. 40 yıl öncesinde kadının adının olmadığını kaydeden Aydoğan, 40 yıllık verilen mücadelede bu coğrafyada artık özgür kadın olma yolunda ilerleyen bir kadın gençliğinin var olduğunu dile getirdi.
Değişimi sağlayan güç kadın ve gençliktir
Kürt halkının 40 yıllık verdiği mücadelede önemli kazanımların olduğunu ifade eden Aydoğan, kazanımların gerçek yaratıcılarının bu mücadelede yaşamını yitirenler olduğunu söyledi. Mücadelede yaşamını yitirenleri minnetle andığını belirten Aydoğan, bu coğrafyada bir Kürt devriminin yaşandığını dile getirdi. Kürt devrimini yaratanların Kürt gençliği olduğunu altını çizen Aydoğan, "Bir devrime eğer gençlik öncülük etmediyse, kadın öncülük etmediyse o devrim devrim değildir. Değişimi sağlayan güç, kadın ve gençliktir. Kürt halkı belki dünya devrim tarihlerinde bir ilki başarmış, kadın ve gençlerin öncü olduğu bir devrim gerçekleştirmiştir" dedi.
Öcalan halk ile buluşana kadar mücadele sürecek
Aydoğan, "Gençlik demek cesaret demektir" diye devam ettiği konuşmasında, "Sakine Cansız'ın o muhteşem cesareti olmasaydı, bu devrim bugünlere gelmezdi. Kendisine işkence edenin yüzüne tükürecek kadar cesaretliydi" şeklinde konuştu. Devrim mücadelesine katılmanın cesaret isteyeceğini belirten Aydoğan, Mazlum Doğan'ın ve Egîd'in mücadeleye kararlılık ve inanılmaz inançları ile katıldıklarını belirtti. Gençliğin bir devrimin büyümesinde, zafere ulaşmasında çok büyük rolünün olduğunu belirten Aydoğan, herkese düşen görevin, gençliğin öncülüğünde bu mücadeleyi zafere ulaştırmak ve devrim ile taçlandırmak gerektiğini belirtti. Dünya devrimlerinde olduğu gibi mücadelelerin önderliğini, liderliğini yapan devrimci önderleri olmadıkça, o devrimin zafere ulaşmasının mümkün olmayacağını dile getiren Aydoğan, "Sayın Öcalan Diyarbakır'da Dağkapı Meydanı'nda halk ile buluşmadıkça, mücadelemiz daha da büyüyerek ilerleyecektir. Önderliğin özgürleşmesi için hep birlikte çalışacağız. Siz genç kadınların mücadelesi hem Önderliği özgürleştirecek hem de Ortadoğu'ya barış getirecektir. Biz 'genç başladık, genç bitireceğiz' ruhuyla başlayan bir hareketin meyveleriyiz. Hepinize gönülden başarılar diliyorum" dedi.
Akat Ata: 'Siz genç kadınlar Önderliğe yardımcı olacaksınız'
HDP Êlih Milletvekili Ayla Akat Ata ise, genç kadınların PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın başlatmış olduğu çözüm sürecine yaklaşımın Kürt özgürlük mücadelesine yaklaşım olacağını belirterek, ne kadar çok çalışılırsa özgürlüğe o kadar çok yaklaşılacağını ifade etti. Kadının özgür olmadan, toplumun da özgür olmayacağını belirten Ata, 40 yıl boyunca Öcalan'ın perspektifinin de böyle olduğunu belirtti. 40 yıl öncesi gibi olmadığını, bugünkü toplumda herkesin Kürt kadınının ve gençliğinin amacını merak ettiğini dile getiren Akat, "Önderlik 2013'te çözüm sürecini başlattı ve devlet ilk olarak Kürt kadınlarını hedef aldı. Genç diplomat ve devrimci kadınları Paris'te hedef aldı" şeklinde konuştu. Kadınların Şemzînan'da, Botan'da ve zindanlarda tüm topluma örnek olduğunu belirten Ata, Kürt halkının tutsaklara ve gerillalara bağlılığını gösterdiğini ifade etti. Ata, "Biz şimdi diyoruz ki biz Önderliğimize bağlıyız. Halkımız, gerillamız, tutsaklarımız zorluyor. Devlet çözüm sürecine çözüm olmaya mecbur kalacak. Önderliği özgür olmayan bir halk özgür değildir. Devlet hala Başkanımızı özgürleştirmiyor ancak Önderliğimiz dört duvar arasında devrimini sürdürüyor. Siz genç kadınlar Önderliğe yardımcı olacaksınız. Genç kadınlar olarak bu özel döneme katkı sağlayın" dedi.
Ardından tutsak kadınlar tarafından gönderilen mektup okundu. Mektupta, Öcalan'ın başlattığı "Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa" sürecinin kader tayin edici aşamada olduğu belirtilerek, aynı zamanda bir kadın ve gençlik devrimi olan Rojava Devrimi'nin kendini kurumsallaştırdığı bir süreçte olunduğu belirtildi.
Konferans, sinevizyon gösterimi ve tartışmalar ile basına kapalı olarak devam ediyor.
DİHA/AMED