
YPJ şahsında dünyaya direnen kadın simgesini kazandıran Rojava Devrimi, sanat ve siyasette olduğu kadar toplumsal yenilenme alanlarında da kurumsal bir karakter kazanıyor. DAİŞ çetelerine karşı gösterilen direniş ve ortaya çıkan kahramanlıklarla dünya ilerici insanlığına umut kaynağı olan Rojava Devrimi, üç yıl gibi kısa bir sürede bir yandan öz savunma temelinde büyük askeri başarılar elde ederken yeni yaşamı örgütlemede de önemli imkanlar ortaya çıkardı.
YPJ savaşçısı Nêrgîz Baz da bir yandan cephede savaşırken, tarihe not düşmek için savaşın ve yaşamın günlüğünü yazıyor.
Devrimi savunmak için eğitimini yarıda bıraktı
Serhedli Nêrgîz Baz, üniversitede okuduğu edebiyat öğretmenliği bölümünü yarıda bırakarak mücadeleye katılmış. Devrimi savunma ihtiyacının baş gösterdiği iki yıldan bu yana Rojava’nın bir çok alanında ve Şengal’de çetelere karşı savaş yürütmüş. Bu sırada defalarca ölüm ile yaşamın keskin çizgisinde yürüyen Baz, tam dört defa yaralanmış.
Aile çevresinden 11 kişi mücadele içinde şehit düşmüş. Halen ailesinden 7 savaşçı Kürdistan’ın farklı sahalarında savaş cephelerinde yerini alıyor.
Hem çatıştı hem yazdı
Türk bir baba ve Kürt bir annenin 7 çocuğundan biri olan Nêrgîz Baz, savaş içinde Kürtçesini geliştirerek kimi çalışmalarını ana dili ile yazdığını söylüyor.
Baz, Şengal ve Rojava’nın birçok yerinde çetelere karşı hem savaştığını, hem de günlüğüne şiir ve yazılarını nakşettiğini ifade ediyor.
Yaşamın ve mücadelenin ortaya çıkardığı duygu atmosferinin yazım ve günlük çalışmalarının kaynağını oluşturduğunu dile getiren Baz, şimdiye kadar onlarca şiir çalışması yaptığını ve ilk şiirini, 2012 yılında Heftanîn'de Türk ordusunun havan saldırısı sonucunda üç arkadaşı ile birlikte yaşamını yitiren “Zinar”a ithafen yazdığını dile getiriyor.
Yanında şehit düşen yoldaşını, savaşın bütün ayrıntılarını ve güncel yaşamı şiire döktüğünü ifade eden Baz, içinde fırtınalar kopsa da hala birçok şeyi dile getirmekte zorlandığını belirtiyor.
Kadın renginde yazmak istiyor
Kürt Halk Önderliği Abdullah Öcalan’ın ‘Kadın devrimi gül devrimidir’ sözünü hatırlatan YPJ savaşçısı, “Ben bunun kitabını yazmak istiyorum. Kitabımda Önderliğin kadın özgürlük çizgisini işlemek istiyorum. Ve binlerce kişinin okumasını istiyorum” diyor.
Baz, yazılarında toplumsal ölçüleri sorgulayan makalelelere de yer verdiğini belirtiyor.
'Bireyle değil sistemle savaşıyoruz'
Baz, Rojava'da kadının mücadelede ve yeni yaşamın inşasında büyük ilerleme sağlamasının düşmanı ruhsal olarak çöküntüye soktuğunu kaydediyor ve ekliyor: "Çünkü YPJ direnişi, egemen güçlerin toplumu kadın ile vurma planlarını alt etti."
YPJ direnişinin temelinde sahip olduğu ideoloji ve felsefenin yattığını belirten Nêrgîz Baz, büyük bir inanç, çelikten bir irade ve fedai bir ruhla düşman üzerine gittiklerini kaydediyor ve şöyle diyor: “Orada savaştığın bireyler topluluğu değildir; bin yılların kiri ve insanlığın başına bela olmuş olan bir sistemdir. Bu bilinçle savaşıyoruz."
Çeteler kellesini istemiş!
Ağır silahlar taburunda yer alan Baz, doçka, tank, havan gibi tüm ağır silahları kullanabildiğini söylüyor. Bir keresinde Til Temir'de doçka silahı ile çetelere karşı savaşırken, çeteler "o kadının kellesini getirin" dediğini aktarıyor. Çetelerin kendilerinden korktukları zaman böyle sözler sarfettiğini aktaran Baz, "Bu sözleri duyunca kendime güvenim ve kazanma hırsım artıyor" diyor.
Saldırılara karşı vicdan çağrısı
Türkiye'deki gelişmeleri kaygıyla izlediğini belirten YPJ savaşçısı, Erdoğan'ın emrindeki polis gücü ile katliamcı tecavüzcü DAİŞ çetelerinin aynı zihniyete sahip olduğunu ifade ediyor. Bütün kesimlere sorumluluk çağrısı yapan Baz, "Herkes her şeyden önce kendi geleceği ayağa kalkmalı ve düşmana geri adım attırmalıdır. Sadece şunu söylüyorum; 7 yaşındaki çocukların katledildiği bir yerde saldırılara karşı sessiz kalmak vicdansızlıktır” diyor.