• O gençliğinde, kitaplardan okuduğu Che gibiydi. Bakan olması O’na bir ayrıcalık  tanıyordu, ama O bunun yerine daha çok çalışmayı seçti. Devrimin vahşi saldırılar altında olduğu günlerde kararını verdi ve Che gibi askeri kıyafetlerini kuşandı.
ANDOK RONAHÎ 5 yıl oldu, pek çok ülke karıştı, pek çok ülke kalkıştı ama hiç birisi başaramadı. Halklar devrimlerini birilerinin, karşı oldukları sınıfların eline bıraktılar. Farklı olan bir yer vardı. Bundandır dünyanın dört bir yanından herkes akın akın bu devrime geldi. Dost düşman herkes anlamaya çalıştı, çalışıyor. Ortadoğu’da beklenmedik bir yerden bir çıkış oluyor. Bu yer: Rojava! Rojava’nın, Rojava devriminin sırrı nedir diye soranlara bir kelimeyle cevap verilir; Herekol! Evet! Rojava’nın, devrimin sırrıdır Herekol. Hem sırdır hem sırra erendir. Bir devrimin kimliğinin en kısa yanıtıdır Herekol. Herekol kimdir? Kendisinin tanımlamasıyla koçerdir. Yani doğal toplumdan bu güne özgür yaşam mirasını bugünlere taşıyanların geleneğinden gelir. Berroj ya da Qereçox’ludur. Küçüklüğü köyde geçmiş, yıllar önce köyünün etrafında şırıl şırıl akan çeşmelerin kurumasını üzüntüyle anlatır o günleri büyük bir özlemle anardı. Yıllar geçmiş olmasına rağmen bugün gibi hatırlardı. Okulunda başarılı bir öğrenciydi. Daha sonra Şam’a okumaya gitti. Neden mi? Sırrı arıyordu. Üniversite okurken Kürt Halk Önderiyle tanıştı. O ve daha pek çok arkadaşı o zamanlar bir elin parmak sayısı kadar dostu olan bir hareketin Önderliğini Rojava’da ilk tanıyanlardandı. Yaşamın anlamını çözmede, sırra ermede Öcalan’ı eşsiz bir ışık olarak gördü. Ve… Yürümeye başladı. Bu yürüyüşünün sebebini şöyle açıkladı. Baş bizane Heger ku ez Çiya bi çiya Çem bi çem Dol bi dol Zinar bi zinar digerim Hemî ji ber bengî û evîna te ye Yürüdü. Yürüdü. Her adımda her geçen gün yeni bir anlam damlasına erişti. Bunu gittiği her yerde paylaştı. Daha Kürt özgürlük hareketinin yeni yeni adım attığı Derik’te, Amûdê’de, erdiği sırları paylaştı. Gün geçti dalga dalga ışığa yürüyenler çoğaldı. Önde Herekol vardı. Yıllar geçti sır olgunlaştı öfke büyüdü. Ve geçmişte dedelerinin zozanlara gittiği topraklara eli silahıyla o toprakları özgürleştirmeye gitti. Botan’ın öyle bilinen bugünkü Botan olmadığı, her bir anın büyük emekle yaratıldığı zamanlarda, en önde emek verenlerden oldu. 1990 da Kürdistan Özgürlük gerillası tarihinin en büyük çatışmalarından birinde Komata’da yaralı olarak ele geçti. Yaralı haliyle günlerce işkence gördü. Ser verdi sır vermedi. Elleri prangalı ve yaralı olmasına rağmen mahkemede onurlu duruşuyla düşmanında bile hayranlık uyandırdı. Sonra zindan hayatı başladı. Yıllarca zindanda da sırrı aramaya devam etti. Her geçen gün tel tel saçları beyazladı. Zindanı anlam dolu yaşadı. Gördüğü, ekmeğini bölüştüğü her insanda, ayrı bir mutluluk yarattı. Yıllar sonra zindandan çıkar çıkmaz koşar gibi, uçar gibi geldi. O kutsal dağlara. Rojava devriminin alt yapısını dağda atış çalışmalarında başından sonuna kadar yer aldı. Nerede ihtiyaç varsa Herekol koştu. Biliyordu ki anlam emekle yaratılırdı. Sırra emekle varılırdı. Öyle yaptı. Gün geldi devrim filizlerinin yeşermeye başladığı ilk günlerde devrimi inşa etmek için Rojava’ya yürüdü. Amûdê’yi örgütlemekten sorumluydu. Amûdê çetin bir yerdi. Yılmadı, başardı. Sonra devrimin ancak kitlelerin zihniyetinin değişmesiyle olacağını bildiğinden akademi çalışmalarına girdi. Sırrına erdiği hakikati paylaştı. İki yıla yakın binlerce kişiyi eğitti. Sonra özerk yönetimin eğitim konseyi yönetimi oldu. O gençliğinde, kitaplardan okuduğu Che gibiydi. Bakan olması O’na bir ayrıcalık tanıyordu ama O bunun yerine daha çok çalışmayı seçti. Devrimin vahşi saldırılar altında olduğu günlerde kararını verdi ve Che gibi askeri kıyafetlerini kuşandı. YPG’li oldu. Yüzlerce şervan eğitti. Yüzlerce komuta eğitti. YPG’nin akademilerinin temelini emeği ve alın teriyle attı. Ş.Rubar, Ş.Rüstem, Ş.Lorens Akademileri onun büyük emek ve çabasıyla kuruldu. Herekol bir hatipti. Her konuşması büyük etki yaratırdı. neden mi? Söylediği her şeye canı gönülden inanırdı. Herekol çocuk saflığında bir devrimciydi. Duygusaldı. Duyguları, sevgisi, öfkesi o kadar büyüktü ki… Herekol kadardı yüreği. Herekol sade bir devrimciydi. Ne şan peşinde koşardı, ne şöhret! Tek derdi halkının özgürce yaşayabileceği bir ülke yaratabilmekti. Ve şöyle diyordu; Heger ku ez Merdî û mirovperweriya xwe Bê hesab û bi safîtî Pêşkêş dikim ji te re Bawer bike Hemî ji ber ken û giriyê te ye Baş bizane Heger tu gûl bî Ez bi kelemên te Êş û azarên te Ji mêj ve razî bûme. Onun için hep arayıştaydı. Sadece aramıyordu Herekol. Bir havari gibi bulduklarını büyük bir cömertlikle çevresiyle paylaşırdı. O bir öğretmendi. Ama tanıdığı en genç yoldaşından bile öğrenebilen bir öğretmendi. Herekol, Hisên (Hüseyin) Çawiş Herekol yaşayan bir tarihtir. Herekol Rojava devriminde temelinde, her yerinde yaşıyor. O yıllar önce yazdığı dizelerinde söylediği gibi: Ez ê vegerim Li qîrîna şevan Li dengê cotkaran Li dergûşa evîndaran Bi Yezdan, bi Zerdeşt Bi Îsa, bi Mihemed Min sond xwaribû Ku ez ê rojekê vegerim Evet Herekol yoldaş şimdi her yerde. Devrimin özünde. Bundandır Herekol’ün sır olması Sırra ermesi…