Diasporadaki Kürdistanlıların Şengal saldırılarına ilişkin eylemleri devam ediyor. Avusturya’nın başkenti Viyana ile Almanya’nın Hannover ve Darmstadt kentinde yapılan eylemlerde, uluslararası toplumun duyarsızlığı da protesto edildi.

Avusturya’nın başkenti Viyana’da, Birleşmiş Milletler binası önünde toplanan yüzlerce Kürdistanlı, Şengal’e yönelik saldırıları ve uluslararası toplumun duyarsızlığını protesto etti. Eylemciler, Şengal’de yaşanan insanlık dramını anlatan fotoğraflar ile acil yardım çağrısı yapan pankart ve dövizler taşıdı. Eylemde konuşan Avrupa Demokratik Toplum Kongesi (KCD-E) temsilcisi, diasporada yaşayan Kürdistanlılara Şengal’i seferberlik ruhuyla sahiplenme çağrısı yaptı.

‘Avusturya bir an önce yasaklamalı’

Eylemde, Avusturya Yeşiller Partisi’nden Şenol Akkılıç da bir konuşma yaptı. Avusturya Hükümeti’ne çağrıda bulunan Akkılıç, IŞİD’e karşı aktif diplomasi yapılmasını talep etti. Avrupa ülkelerinin ve Avusturya’nın IŞİD’in örgütlenmesine izin verdiğini kaydeden Akkılıç, “IŞİD Avusturya’da bir an önce yasaklanmalıdır. Bu çeteler günün birinde Avusturya halkına da zarar verecektir” dedi.
Almanya’nın Hannover kentinde, Opernplatz’da bir araya gelen Kürdistanlılar, Şengal’e yönelik saldırıları Hannover’deki Parlamento binasına yaptıkları yürüyüşle protesto etti. Büyük bir öfkenin hakim olduğu eylemde, akrabaları Şengal dağlarında mahsur kalan iki Şengalli kadının bayılması, öfkeyi daha da artırdı.

‘Kocamı öldürdü, çocuklar kayıp’

Eylem sırasında görüşüne başvurduğumuz Şengalli Sebre Xelef Seydo, şunları anlattı: “Kocam ve 5 çocuğum Şengal’deydi. Zalim IŞİD çeteleri, kocamı öldürdü, 5 çocuğumdan haber yok. Yaşları 7 ile 11 arası. Lütfen benim çocuklarımı bulsunlar. Babalarını öldürdüler, lütfen onlara bir şey olmasın.”

‘Babam ve kardeşlerim esir’

Gazetemize konuşan bir başka Şengalli Meyan Elmas ise şunları söyledi: “Babam ve kardeşlerim şu an IŞİD çetelerinin elinde. Yaşıyorlar mı, bilmiyorum. Kimseden haber yok. Rica ediyorum, Avrupa, Almanya niye bize yardım etmiyor? Gözler önünde katlediyorlar. Lütfen bize yardım edin.”
Sebre Xelef Saydo ve Meyan Elmas, gazetemize yaptıkları açıklama ardından fenalaşarak hastaneye kaldırıldı.
Hannover’de, Êzîdîlerin öncülüğünde her gün Steintor Meydanı’nda eylem yapılmaya devam edilecek.

‘73. ferman kabul edilmeyecek’

Almanya’nın Darmstadt kentinde de Kürdistanlılar Luisenplatz’da bir araya gelerek Şengal’e yönelik saldırıları protesto etti. Bir saatlik oturma eylemi yapılan mitingte, “Türkiye finanse ediyor, IŞİD katlediyor” sloganı atıldı. Yapılan basın açıklamasında ise, “Êzîdî Kürtleri, 73. katliam fermanını kabul etmeyecek” ifadelerine yer verildi.

‘Bize söz vermişlerdi’

Almanya’nın başkenti Berlin’de yaşayan Kasım ailesi de, Avrupa’da sürgünde yaşayan Şengalilerden. Kemal İbrahim Kasım, Şengal’in Xenasori Köyü’nden. Kasım, Musul işgali ardından kaygıya kapıldıklarını ancak IŞİD’in Şengal’e yönelebileceğini tahmin etmediklerini anlatarak şunları söylüyor: “Çünkü orada bizi koruyan bir güç vardı. O güç bize, ‘Siz de Kürdistan’ın parçasısınız. Sizi koruyacağız’ diye söz vermişti.”
IŞİD saldırıları sonrasında Şengal’deki akrabalarının ölüm tehdidiyle yüz yüze kaldığını aktaran Kasım, şarj sorunu nedeniyle iki gündür iletişim kuramadıklarını, sadece dağa sığındıklarını öğrenebildiğini anlatıyor.

Uluslararası topluma yardım çağrısı

Kasım, şu çağrıları yapıyor: “Dağda çocuk, kadın ve yaşlılarımız açlık ve susuzluktan kırılıyor. IŞİD çeteleri, halkımız ve inancımıza barbarca katliam yapıyor. Kendine insan diyen herkesi, tüm Kürt parti ve kurumlarını, Birleşmiş Milletler’i ve insan hakları örgütlerini, ABD, Almanya ve İngiltere başta olmak üzere bütün dünya ülkelerini Êzîdî halkımızın yanında görmek istiyoruz. Kim bize yardım eli uzatırsa, ona teşekkür ederiz.”

Felaket çok büyük

Ziyaretimiz sırasında, Kasım ailesinin Şengal’deki yakınlarıyla telefon bağlantısı kurmayı da başardık. Şengal’den Naif Reşo, Şengal Dağları’ndan büyük bir kaygı ve öfkeyle şunları aktardı: “Medyada çıkan fotoğraflara ve haberlere itibar etmeyin. Bunların yüzde doksanı yalandır. Halen YPG ve HPG güçlerinden başka yardıma gelen yoktur. 6 çocuğumuz gözlerimizin önünde susuzluktan öldü. Yaşanan felaket çok büyük. İnsani kurumlardan acil yardım bekliyoruz.”

‘Artık birlik zamanı’

Mardin’in büyük Êzîdî köylerinden Yenice’den Almanya’ya sürgüne gelen 700 kişiye yönelik çalışmalar yapan Yenice Köyü Meclisi Başkanı ve Êzîdî Federasyonu üyesi Aziz Alkış ise, katliamlara karşı birliğin elzem olduğuna vurgu yaparak şu çağrıda bulunuyor: “Senelerden beri demokrasi ve halkların kardeşliği için mücadele veriyoruz. Kimseye kin ve düşmanlık gütmüyoruz. Artık suçlu aramak yerine, Kürtlerin birliğinin zamanıdır.”

 Y. ÖZGÜR POLİTİKA/HABER EKİBİ