27 Aralık’tan itibaren gerginliğin sona ermediği Cizre’de yaşamını yitirenlerin sayısı 6’ya yükseldi.
Devletin paramiliter gücü Hizbulkontrayı (Hüda-Par) devreye sokarak başlattığı katliam polis eliyle sürdürülmeye devam ediyor. Kürt tarafının gerginliğin sona ermesi için gerçekleştirdiği girişim ve adımlara rağmen Hrant Dink cinayeti şüphelisi Ercan Demir’in Cizre Emniyet Müdürü atanmasıyla ilçede gerginlik yükseltildi. 6 Ocak’ta 14 yaşındaki Ümit Kurt’un hendeklerin kapatıldığı gün devlet güçleri tarafından hedef gözetilerek vurulduğu saldırı ardından dün ise 12 yaşındaki bir çocuk polisin hedefi oldu. Hiçbir eylem ve olayın yaşanmadığı ilçede polislerin attığı gaz bombası ve açtığı ateş sonucu Nihat Kazanhan adlı çocuk başına aldığı mermiyle ağır yaralandı. Çevredekiler tarafından Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kazanhan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
9 Ocak’ta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile İmralı’da görüşen DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle’nin Öcalan’ın Cizre mesajını halka iletmek için ilçeye gideceği iki gün öncesinden duyrulmuştu. DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle ve Selma Irmak ile beraberindeki heyet, dün Cizre’de kitlesel olarak karşılandı. DBP ilçe binası önünde toplanan binlerce kişiye hitap eden Dicle, “Botan-Cizre halkının yiğit bireyleri, serhildanların öncülüğünü yapan kadınlar, Serok Apo’nun generalleri olan çocuklar ve gençler, merhaba” diyerek konuşmasına başladı.

İmralı’nın mesajını getirdi

Cizre’ye gelmekte geç kaldıklarını vurgulayarak özeleştiri verdiklerini belirten Dicle, İmralı Heyeti olarak Kürt Halk Önderi Öcalan’ın değerlendirmelerini almadan ilçeye gelmek istemediklerini söyledi. Öcalan’ın yiğit Botan halkına selamlarını gönderip herkesi teker teker kucakladığını aktaran Dicle, Öcalan’ın hayatını kaybeden gençlere rahmet, ailelerine de başsağlığı dilediğini söyledi.

Mücadele ölüm kefenlerini parçaladı

Mücadelenin illk tohumları Kürdistan’da filizlenirken Cizre, Botan halkının serhıldanlara öncülük ettiğini, fedekarlığına tanık olduklarını vurgulayan Dicle, “Bu mücadelenin başından beri bulunan bir kardeşiniz olarak şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim; 40 yılık bu mücadele sadece Kuzey Kürdistan’da değil, Güney’de, Rojhilat’ta, Rojava’da yani diğer parçalarda da ölüm kefenlerini paramparça etmiştir” dedi. Dicle’nin bu sözleri, meydanda toplanan binler tarafından “PKK halktır halk burada” sloganlarıyla karşılık buldu.

Şehitlere borçluyuz

Kitlenin attığı bu sloganın verilen mücadelenin halkla nasıl bütünleştiğini göstergesi olduğunu vurgulayan Dicle, “Bu slogan PKK’nin yenilmezliği, sizinle bütünleşmesi ve sizin bu mücadeleye katılarak yüksek bedeller vermenizden kaynaklıdır. Kürt halkı, bugün Kobanê’de Şengal’de, Kürdistan’ın her toprağında dünyanın bütün dikkatini üzerine çekebildiyse, verdiğimiz bu mücadele sonucunda yiğitçe kaybettiğimiz şehitler sayesindedir. Şehitler yaşıyor, onlar ölmez, aramızda, ruhumuzda ve beynimizdeler” dedi.
“Biz de herkes gibi kendi topraklarımızda özgür haklarımızla yaşamak istiyoruz” diyen Dicle, Kürtlerin statüsüzlüğe karşı direndiğini ve mücadele ettiğini kaydederek, “Şeyh Said’lerden başlayan Seyid Rıza ile devam eden bu direniş geleneği ile sonuçta PKK hareketi, bugün dünyanın bütün özgürlük arzularını barındıran bir duruma ulaştı. Eğer biz bugün devletle, Serok Apo öncülüğünde, onun başmüzakereciliğinde görüşmeler yürütülen bir noktaya geldiysek, son 40 yılın taşıyıcısı şehitlerin payını gözden ırak tutamayız” diye belirtti.

Türk devlet geleneği

Hiç kimseden ne lütfü ihsan ne de bağış istemediklerini, dedelerinin, babalarımızın gömülü olduğu bu topraklarda sadece özgürce yaşamak istediklerini dile getiren Dicle, Kürt Halk Önderi’nin Turgut Özal tarafından Celal Talabani aracılığıyla kendileriyle ilk temasın kurmasıyla alınan ateş kararını ve sonrasında bu adımı attığı için Özal’ın yaşamını yitirdiği haberi gelmesi üzerine ‘Bu bir Türk devlet geleneğidir. Başarısız olanların kellesi gider, ihtimalen devlet tarafından öldürülmüştür’ şeklindeki değerlendirmelerini hatırlattı.

Komplo süreçlerini hatırlattı

Öcalan’ın tespitinin doğru çıktığını belirten Dicle, şöyle devam etti: “Türkiye’de barışın hakim olmasını istemediler. İşte Sayın Öcalan bunun için diyor ki, eğer 20-30 daha ötesinin tarih bilinci olmaz ise bugün oynanılan oyunlar ve ne yapılmak istenildiği bilinmez. Erbakan’ın başına da aynı şeyi getirdiler, yine Ecevit ‘Amerika niye Öcalan’ı bize teslim etti hala anlamış değilim’ diyordu. 99 yılında bu hegamon güçler, ülkeyi büyük savaşın içine sokmaya planı içindeydiler. Ama Sayın Öcalan bunun önüne geçti. Özellikle bu dönemde çok çok dikkatli olmak zorundayız. Son yaptığımız görüşme de Sakine’lerin ikinci yıldönümüydü. O günün anısına şöyle bir değerlendirme yaptı ; ‘Çok zor bir durumdu, benim yerimde hangi PKK yöneticisi olsaydı savaş kararı alacaktı. Ama ben arkadaşların ezik bakışları arasında bu kararı devam ettirmek zorunda olduğumu biliyordum. Çünkü kim 99’da bu ülkede savaş çıkmasını istediyse Sakineleri katledenlerin de aynı kesim olduğu ortadadır.”

Provokatörlere karşı uyanık olunmalı

Dicle, Cizre halkının politik ve bilincini iyi bilen biri olduğunu fakat Özal’dan beri süren provokasyonu, devlet içinde çözümü engellemek isteyenlerin önüne geçmek için çok uyanık ve dikkatli yaklaşmak gerektiğini de vurguladı.

Darbeye müdahale edildi

Öcalan’ın mutlaka bu süreci bir aşamaya getirmek gerektiği üzerinde önemle durduğunu ve 6-8 Kobanê serhildanı sırasında caddelere tanklar çıkarılarak gerçekleştirilmek istenen darbeye müdahale ettiklerini söylediğini hatırlattı. Dicle, “Bu darbe ile gerçekten katliamlar yaşanacaktı. Onun için biz bu sürecin kadrini, kıymetini iyi biliyoruz Kürtler olarak. Ama sadece bizim iyi bilmemiz yetmiyor. Bakın Cizre halkı bundan tedirgindir, bunları dinledik. KCK operasyonları gibi binlerce gencin cezaevleri kapıları arkasına tıkılmasını istemiyoruz. Bunun için kaygımız var” dedi.

Provokatörleri tespit edin

“Eğer bugün Cizre sokaklarında hendekler kazılmışsa, buna devletin, polisin KCK operasyonlarında takındığı tavrı neden oluyor” vurgusunda bulunan Dicle, “Bunun için önce dönüp kendi politikalarına bakmalıdırlar. Ama biz en azından bunu hatırlatmak zorundayız, bakın siz de söylüyorsunuz devlet olarak, polis, yargı içinde çok kurumda örgütlendiler diyorsunuz, o zaman bunları tespit edin, Cizre de kim ateş açtı, bu insanları kim katlettiğini ortaya çıkartın” ifadelerini kullandı.

Öcalan’dan gençlere cağrı

Dicle, eğer çözüm sürecinin başarıya ulaşması isteniliyorsa, başta hükümet ve devlet yetkilileri olmak üzere herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini de vurguladı. Her şeyin Kürtlerden beklenmemesi gerektiğini belirten Dicle, Öcalan’ın Kürt gençlerinden daha önce yüzü kapalı eylem yapılmayacağı ve kepenk kapattırma eylemleri yapılmayacağı yönünde alınan kararları pratiğe koymasını istediğini aktardı.

Kürtler arası çatışmaya izin verilemez

“Ümit ediyoruz ki başkan Apo’nun etrafında kilitlenen, onun mesajına, onun yüreğine sahip çıkanlar olarak, örgütlülüğümüzü koruyarak, onun bu mesajına sahip çıkmak gerekiyor” diyen Dicle, konuşmasını şöyle tamamladı: “Biz hepimiz uyanık olmalıyız. Biz demokratik yollarla her şeyi halledebiliriz, evet barış zordur ama ben halkımızın politik ve bilinç duyarlılığına inanıyorum ki Kürtler arası bir çatışmaya halk olarak asla ve asla izin vermemeliyiz. Başkan Apo diyor ki ‘milim dahil barış umudu varsa ben bu masadan kalkmayacağım. Bu görüşmeleri sürdüreceğim’ diyor. Ben inanıyorum ki Kürt halkı Başkan Apo’nun çevresinde, yanında, yüreğinde ve beynindedir ve her zaman onunladır. Selam olsun sizlere.”

  DİHA/ŞIRNAK




Son 20 günde 6. ölüm 


Cizre son 20 günde 6 kişiyi devlet terörü nedeniyle toprağa verdi.
Şengal’i Özgürleştirme hamlesinde yaşamını yitiren HPG’li Sedar Sansak için 27 Aralık’ta düzenlenen cenaze töreni ardından devlet, Hüda Par üzerinden ilçede katliama girişti. Hizbulkontra-devlet ortak saldırısında 19 yaşındaki YDG-H üyesi Yasin Özer ile 15 yaşındaki Barış Dalmış ile Hüda Par üyesi Abdullah Deniz yaşamını yitirdi. Olaylarda özel harekat timlerinin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan 32 yaşındaki Zeki Alar ise, tedavi altına alındığı Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 4 Ocak’ta hayatını kaybetti.
Cizre’de polis saldırısı, gözaltı ve tutuklama furyasına karşı açılan hendekler 3 kişinin katledilmesi ardından başlayan görüşmeler sonucu yılbaşından itibaren kapatılmaya başlanırken, 8 Ocak’ta 14 yaşındaki boyacı çırağı Ümit Kurt sokak ortasında polislerce infaz edildi. Şırnak Barosu, Kurt’un tam kalbinden hedef alınarak vurulduğunu açıkladı.


Görgü tanıkları anlattı


Saldırıya şahit olan görgü tanıkları, polislerin bölgedeki boş kovanları topladığını belirtti. Yafes Mahallesi’nde çevreyoluna yakın bir caddenin etrafında oturduklarını belirten görgü tanıklarından Ebubekir Sakçı, şunları anlattı: “Çocuklar oyun oynuyorlardı. Çocukların yakınına gittiler. Polisler çocuklara, ‘siz taş attığınız sürece biz size kurşun atacağız’ dediler. Çocuklar orada otururken polisler rastgele gaz bombası attı. Gaz atılırken, arada gerçek silah sesleri geldi ve o çocuğun vurulduğunu gördük. Çevredekiler tarafından hastaneye getirildi ve yaşamını yitirdi. Başından kurşunla vurulmuştu.”
Görgü tanıklarından Yahya Ertene de eylem yokken polislerin çocuklara saldırdığını söyledi.


Emniyet Müdürü'ne yurtdışı yasağı


Cizre'nin yeni emniyet müdürü, Hrant Dink cinayeti şüphelisi Ercan Demir hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcısı'nın "tutuklansın" talebini reddeden mahkeme "yurtdışı yasağı" getirdi. Demir, Cizre’de 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların ardından 2015 yılı başında İlçe Emniyet Müdürü Ozan Başurgan'ın yerine atanmıştı.