
Hevsel Bahçeleri'ndeki ağaç kıyımı ile gündeme gelen Dicle Vadisi'ndeki rant planlarına bir yenisi daha eklendi. Eser Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi tarafından yapılması için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu izni ile üç adet HES'in yapımı gündemde. HES projesi ile vadi üzerindeki planlarla bölge ekolojisi yok edilecek. Projeyle bölge, canlı hiçbir varlığın yaşamasına izin verilmeyerek doğa ranta kurban ediliyor. Dicle Nehri üzerinde 'Dicle 1, Dicle 2, Dicle 3' isimleri verilen proje ile belli aralıklarla kurulacak regülatörlerle suyun doğal akışı değiştirilecek. Bu şekilde bölge 'yeniden dizayn' edilecek.
Amaç doğa katliamı
Sözkonusu projeyi değerlendiren Ferit Tutşi, devletin çeşitli kurumlar aracığı ile bölgede yapmak istedikleri projelerin asıl amacının doğa katliamlarına davetiye çıkardığına işaret etti. Tutşi, Dicle havzasından başlayıp On Gözlü Köprü' yü de içine alan, 3 tane regülatör ve 3 HES'in yapımının söz konusu olduğunu söyleyerek, vadideki canlı türlerinin de sular altında kalacağını ve küçük bir enerji getirisinin olacağını, asıl amacın ise Kürdistan'ın doğasını katletmek olduğunu kaydetti.
Arsa spekülasyonu yaratılacak
Nehir üzerinde suyun şişirileceğini ve bu alanlarda arsa satın alınıp 'arsa spekülasyonu' yaratılacağı öngörüsünde bulunan Tutşi, "Bu arsalara yapılar yapmak niyetlerinde olduklarını anlıyoruz. Aslında halka ait olan nehir yataklarını bir nevi özelleştirmeye ve kafeler açmayı düşünüyorlar. Bunun için de bu yasayı kullanarak böyle bir çalışma içerisine girdiklerini düşünüyoruz" dedi.
Köprü su altında kalacak
Lisansları alınan regülatörlerden birinin projedeki yerinin On Gözlü Köprü'ye 400 metre mesafede bulunduğunu belirten Tutşi, "50 yıl gibi bir aralıkta herhangi bir taşkında ya da dış kapaklarının açılması durumunda On Gözlü Köprü'nün su altında kalma ihtimali yüksek. Bu işlemin bu regülatörlerin inşa edilmesi için gerekli olan tek şey kamuoyu kararı çıkartmak olacak" diye konuştu.
HES'lerle müdahale ediliyor
DSİ ve Belediye'nin olumsuz görüş bildirmesine rağmen barajların yapılması için gün sayıldığını kaydeden Tutşi, "Barajların yapılmasında Kürdistan doğasına faydası olmayan, paralar alarak halkın bütün iradesini hiçe sayan, halkın doğasına gözünü diken bir anlayış görüyoruz" ifadesine yer verdi. Vadinin şehir odaklı bir projenin kurbanı edilmeye çalışıldığını söyleyen Tutşi, bölgenin tümüne, yapılması planlanan HES'ler ile müdahale edileceğini belirtti.
Türler yok olacak
Ayrıca vadide yaşayan balık ve kuş türlerinin varlığına işaret eden Tutşi, "Bunların hepsini bir anda kaybetmiş olacağız ve inanılmaz derecede 12 kilometrelik 8 kilometrelik hatlarla regülatörlerde toplanan su borular yardımıyla alandan HES santrallerine taşınacak" dedi. Belirlenen hat üzerinde insanların yaşadıkları topraklardan da vazgeçmelerinin isteneceğini sözlerine ekleyen Tutşi, "Bunlara hiçbir hak tanınmadan bunların istendiği sorulmadan bunları yapabileceklerini düşünüyorlar. Biz STK'lar olarak halkın birer ferdi olarak bunların karşısında duracağız" diye konuştu.
Ankara'nın gözü topraklarda
Bu durumun halka anlatılması gerektiğini önemle vurgulayan Tutşi, "Halkın toprakları üzerinde Ankara'nın gözü olduğunu bilmesi gerekiyor. Kendi doğası üzerinde gözü olduğu bilmesi gerekir. Buradaki bitki türleri, ağaç türleri, hayvan türlerinin çok ciddi tehlike altında olduğunu belirtmek lazım" diye belirtti. Buradaki tarihi değerlerin On Gözlü Köprü'den başlayan ve Dicle Vadi'sinde devam eden tarihsel ve kültürel mirasın sular altında kalacağının bilinmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Tutşi, bütün bunlar yapılırken yurttaşlardan hiçbir şekilde görüş alınmadığını On gözlü Köprü'nün özel sektöre satılması gibi bir durumun varlığına işaret etti. Tutşi son olarak, "Bu nehri özel bir sektöre satıyorlar. 60 kilometrelik nehir alanını bir firmaya satıyorlar" dedi.
DİHA/AMED