Eşbaşkan Sezai Temelli Başkanlığı’ndaki HDP heyeti, Almanya’da iktidar ve muhalefet partileriyle görüştü. Temelli, Almanya’ya “Türkiye’de demokrasiye yatırım yapın” mesajı verdi.

 

FEHMİ KATAR / BERLİN

 

Halkların Demokrasi Partisi (HDP), 2016’dan beri ilk defa eşbaşkanlık düzeyinde Almanya’nın başkenti Berlin’de üst düzey diplomatik temaslarda bulundu.

Pazartesi günü başlayan üç günlük ziyaret kapsamında Parlamento’daki aşırı sağcı AfD dışındaki partilerin yetkilileriyle bir araya gelen HDP heyeti dün, Federal Parlamento Basın Konferansı Salonu’nda temaslarına ilişkin ayrıntılı açıklama yaptı. HDP heyetinin temasları, Berlin yönetiminin Ankara rejimi arasında yeni bir dönemin başladığına dair açıklamaların yapıldığı bir sürece denk gelen önemli bir diplomasi atağı.   Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın 28-29 Eylül’de Almanya iki günlük ziyarette bulunacak.

HDP heyeti

HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli’nin başkanlığındaki heyette HDP milletvekilleri Mithat Sancar ve Feleknas Uca ile Almanya HDP Temsilciliği Eşsözcüleri Leyla İmret ve Sinan Önal yer aldı. Görüşmelerde, Türkiye’deki güncel siyasal ve ekonomik gelişmeler, başta İdlib olmak üzere Suriye’deki kriz, Avrupa’yı doğrudan etkileyen mülteci sorunu, Türkiye-Almanya ve Türkiye-AB ilişkileri gibi konular ele alındı.

Basın toplantısı

İlk gün Federal Parlamento’da göçmen karşıtı aşırı sağcı AfD dışındaki partilerin üst düzey yetkilileriyle görüşen HDP heyeti, temaslarının ikinci gününde ise Federal Parlamento Basın Konferansı Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Açıklamanın moderatörlüğü yapan eski bakanlık müsteşarı Klaus Faber, Alman Anti-Semitizm Karşıtı Sivil Toplum Derneği adına delegasyonu selamladı, Türkiye’de aralarında HDP eski eşbaşkanlarının da bulunduğu rehin siyasetçilerin sayısının on binleri geçtiğini hatırlattı.

HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli yaptığı konuşmada, Pazartesi günü Almanya Parlamentosu’ndaki siyasi parti temsilcileri ile bir araya geldiklerini söyledi.

Temaslarının devam edeceğini ifade eden Temelli, Türkiye’nin ekonomik krizden öte toplumsal ve siyasal bir kriz içerisinde olduğunu ifade etti. Çıkış yolu olarak ise demokratikleşmeyi işaret etti. Çözüm sürecinin sonlandırılmasının, Türkiye’yi derin bir krize sürüklediğinin altını çizerek, “2015’ten itibaren hızla demokratikleşmeden uzaklaşıldığı” tespitinde bulunan Temelli, OHAL’in süreklileştirildiğini kaydetti.

Otoriter bir rejim var

Otoriter sistemin en büyük kurbanının Kürtler olduğunu söyleyen Temelli, “Yeni otoriter sistemle artık sadece Kürtler değil, bütün halk kesimleri baskıya uğruyor” dedi.

HDP’nin antidemokratik uygulamalardan en fazla etkilenen parti olduğunu vurgulayan Temelli, HDP eski Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın yanı sıra milletvekilleri ve yüzlerce üyelerinin, hukuksal bir gerekçe olmadan rehin tutulduğunu kaydetti. Milletvekili seçilen Leyla Güven’in de halen cezaevinde olduğunu hatırlattı.

HDP’nin tüm etkinliklerinin engellendiğini söyleyen Temelli, otoriter rejimin HDP’yi düşmanlaştırarak büyük bir toplumsal krize yol açtığını ifade etti.

İdlib, Efrîn olmasın

İdlib meselesinin tüm dünya kamuoyu tarafından tartışıldığını belirten Temelli, şu ana kadar Suriye halklarına yönelik bir çözüm geliştirilmediğini belirtti. Efrîn’de yaşananların örnek alınması gerektiğini belirten Temelli, “Orada bir insanlık dramı yaşanıyor, Êzîdîler, Arap Alevileri ve Kürtler büyük bir baskıya uğratılıyor” dedi. İdlib’de de benzer trajedenin yaşanmasından kaygılı olduklarını vurgulayan Temelli, Suriye halklarının kendi kaderini tayin etmesi konusunda uluslararası toplumu duyarlı olmaya çağırdı.

Barış ve demokrasi  destekleyin

“Suriye’deki tüm halkların merkezde olduğu bir çözüm önerisi geliştirilmeli” ifadelerini kullanan Temelli, Türkiye’nin yanı sıra Suriye barışı için de mücadele ettiklerini kaydetti. Türkiye’nin Suriye politikasını sonlandırması gerektiğini kaydeden Temelli, Suriye barışı ve Türkiye demokrasisini sağlamak için atılacak adımların AB ve Almanya’ya da olumlu yansımaların olacağının altını çizdi. Demokrasi ve barışı ve destekleyen görüşmeleri önemli bulduklarını ifade eden Temelli, Almanya Parlamentosu’nda yaptıkları görüşmelerde bu hususun altını çizdiklerini kaydetti.

Birlikte mücadele edelim

STÖ’ler ve uluslararası ilişkilerin Türkiye’nin demokratikleşmesi için önemli olduğunun altını çizen Temelli, Almanya’nın bu konuda rolünü oynamasının önemine vurgu yaptı. Temelli, “Daha demokratik bir Avrupa, daha demokratik Türkiye, daha demokratik bir dünya için beraber mücadele etmeliyiz” dedi. Aksi taktirde Türkiye’deki otoriter rejimin daha radikalleşeceğini belirten Temelli, Almanya ve AB’deki ırkçılığın da artacağını söyledi.

Temelli, Kopenhag Kriterleri, AB görüşmeleri, yerel yönetim anlaşmalarının yeni dönemde başlangıç olarak masada olması gerektiğini söyleyerek, “Mülteci anlaşması, vize anlaşmaları gibi pazarlıklar stratejik olarak değil temel bir demokratik mesele olarak ele alınmalıdır” dedi.

Ekonomik anlaşma

Ekonomik kriz içindeki Türkiye’nin fon aradığı, borç almaya çalıştığı ve Türkiye’ye yapılacak yardımları kredileştirmeye çalıştığını belirten Temelli, Erdoğan’ın Almanya ziyaretinin öncelikli nedenlerinden birisinin bu olduğunu kaydetti.

Erdoğan-Merkel görüşmesinde ağırlıklı olarak ekonomik sorunların tartışılmasının beklendiğini söyleyen Temelli, “Görüşmelerin sadece ekonomik anlaşmalara sığdırılmasının orta ve uzun vadede bir getirisi olmayacaktır” dedi.

Mülteci krizi

İkinci gündem maddesinin ise mülteci anlaşması olacağını kaydeden Temelli, İdlib’te yaşanacak bir savaş durumunda ortaya çıkacak bir göçün önüne geçmek için görüşeceklerini belirtti. Temelli, “Bu konuda insan hakları ve demokrasi normlarının göz önüne alınması talebinde bulunuyoruz” diye konuştu.

Resmi rakamlara göre Türkiye’de 3.5 milyon mültecinin bulunduğunu söyleyerek, yaşadıkları zorluklara da işaret eden Temelli, “Türkiye’yi mülteci kampına dönüştürerek sorunlar çözülemez. Sorunun çözümü, Suriye’nin demokratikleşmesidir” dedi.

 
 

Dostluk Grubu’yla bir arada

   

HDP heyeti, üç günlük Berlin görüşmeleri kapsamında dün sabah parlamentoda Türkiye-Almanya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu ile görüştü. CDU,CSU, FDP, SDP, Yeşiller ve Sol Parti vekillerinin hazır bulunduğu görüşmede Sezai Temelli Türkiye’deki baskı durumu, tutuklu HDP vekilleri, Erdoğan’ın  Almanya ziyareti ve Suriye’deki şavaş ile ilgili açıklamalar yaptı.

Görüşmede SPD adına yapılan konuşmada “Erdoğan Cumhuriyeti” ile nasıl baş edileceğinin defalarca tartışıldığını ancak Türkiye’deki anti-demokratik uygulamalara karşı tavır gösterdiklerinde özellikle kardeş partileri CHP’ten “içişlerine karışıyorsunuz” yönünde eleştiri aldıklarını vurguladı ve HDP’nin tavrını sordu.

İşine gelmezse ‘iç sorun’

HDP Eşbaşkan Sezai Temelli, Türkiye, ekonomik kriz yaşarken “Bu global bir sorundur, global bir çözüm bulmalıyız” denirken; konu bütün herkesi ilgilendiren demokratik hakların, insan haklarının çiğnenmesine geldiğinde “bu bir iç sorundur” denmesinin çelişki olduğunu, insan haklarının herkesi ilgilendirdiğini ve nerede olursa olsun tepki göstermek gerektiğini ifade etti. 

Erdoğan politikalarına  da tam destektir

Erdoğan’ın yapacağı ziyaret üzerine de HDP heyetine yönlendiren soruları cevaplayan HDP Milletvekili Mithat Sancar, Almanya ve Türkiye arasında ilişki olmasına karşı çıkmadıklarını ama bu görüşmelerin, prensiplere oturması gerektiğini söyledi. Erdoğan ile görüşen Alman hükümeti yetkililerinin aynı zamanda, onun bundan sonra yapacakları için sorumluluk aldığını ifade eden Sancar, bundan sonra Erdoğan’ın yapacağı her şeyden Alman Hükümeti’nin de sorumlu olacağının altını çizdi. 

 
 

İktidar ve muhalefetle görüştüler

   

HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli başkanlığındaki heyet, Berlin’deki temaslarının ilk günü Almanya Federal Parlamentosu’ndaki iktidar ve muhalefet partilerinin yetkilileriyle görüştü, önemli çağrılarda bulundu.

 

CDU:  Türkiye demokratikleşmeli

HDP heyeti Berlin’deki diplomasi trafiğine hükümet partisi CDU/CSU Temsilcisi ve Türkiye uzmanı Dr.Andreas Nick ile başladı. HDP heyetinden edinilen bilgilere göre görüşmede ağırlıklı olarak Türkiye’deki antidemokratik ortam, AKP’nin her geçen gün biraz daha otoriterleşmesi, mülteci pazarlığı ve Erdoğan’ın Almanya’ya yapacağı ziyaret ve demokratikleşme üzerine konuşuldu. 

   

Türkiye’deki antidemokratik gelişmelerle ilgili kaygılarını dile getiren Dr. Andreas Nick, “Türkiye’nin tekrar demokratik bir işleyişe dönmesi için çaba gösteriyoruz, bundan sonra da çaba göstereceğiz” dedi. Aynı zamanda Avrupa Konseyi (AK) Almanya Grubu Başkanı olan CDU-CSU’lu Temsilci, monitoring (izleme) sürecinde olan Türkiye’nin, AB kriterlerini ne kadar yerine getirip, ne kadarını da getirmediğine ilişkin çok sıkı bir takip içinde olacaklarını söyledi.

Daha önce HDP’nin eski Eşbaşkanları Demirtaş ve Yüksekdağ ile görüştüğünü hatırlatan CDU/CSU Temsilcisi, sadece hükümet değil, HDP gibi faklı çevreleri temsil eden partilerle de diyalog içinde olmayı önemsediklerini belirtti.

 

Yeşiller: HDP’nin yanındayız

HDP heyeti ardından Yeşiller Partisi Dış İlişkiler Çalışma Grubu ve Meclis Eşbaşkanları Katrin-Göring Eckardt ile Dr. Anton Hofreiter’in davetlisi olarak, Yeşiller Grubu’nun meclis oturumuna katıldı. HDP Eşbaşkanı Temelli konuşmasına seçim sürecinde verdikleri destekten ötürü Yeşiller Partisi’ne teşekkürle başladı: “Partimizin her türlü baskıya uğradığı, marjinalleştirilmeye çalışıldığı bir süreçte gösterdiğiniz dayanışmayı önemli buluyoruz.”

   

HDP’ye saldırının AKP’nin en önemli beslenme kaynaklarından biri olduğunu dile getiren Temelli, 2015’te biten çözüm süreci ile birlikte giderek büyüyen bir baskı, otoriter bir rejim ve savaş koşullarında yaşadıklarını söyledi.

İktidarın hem içeride hem de dışarıda sürdürdüğü savaşın en büyük mağdurunun Kürt halkı olduğunu ifade eden Temelli, “Türkiye’de sürdürülen savaş, kısa bir süre önce Efrîn’e taşındı. Orada da bir şiddet sarmalı yaratıldı. İktidarın bu politikasını pazarlıklarla İdlip’te de yaygınlaştırmaya çalıştığını görüyoruz” dedi. Eşbaşkan Temelli, konuşması ardından vekillerin sorularını yanıtladı.

Almanya Parlamentosu Meclis Başkanvekili Yeşiller Milletvekili Claudia Roth da HDP’nin Türkiye’deki demokratik muhalefetin önemli bir temsilcisi olduğunu, Meclis’e girmiş olmasının sevindirici olduğunu söyledi.

Yeşiller Partisi eski Eşbaşkanı Cem Özdemir, HDP’yi desteklediklerini belirterek, “Özellikle de HDP’nin bu kadar saldırıya uğradığı bir dönemde desteklemek gerekiyor” dedi.

 

FDP: Kürtlerin özerkliğini  destekliyoruz

HDP heyeti, FDP Meclis Grubu Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Dışişleri Sorumlusu Alexander Graf Lambsdorff ile FDP’ye bağlı Friedrich Naumann Vakfı Başkanı’nın yer aldığı heyetle de bir görüşme gerçekleştirdi. FDP Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Lambsdorff, HDP’nin Türkiye’de verdiği mücadeleyi oldukça önemsediklerini, bütün baskılara rağmen barajı aşıp Meclis’e girmiş olmasına önemli bulduklarını belirti.

   

Lambsdorff, “Erdoğan giderek otoriterleşiyor, hatta parti olarak Erdoğan’ın mesela Suriye savaşı ile ilgili Esad çizgisine geldiğini, giderek Rusya çizgisine kaydığını” söyledi. Lamsdorff, Türkiye’nin Arjantin ile karşılaştırılamayacak kadar derin bir ekonomik krize girdiğine de dikkat çekti. 

 

Sol Parti’den sıcak karşılama

HDP heyeti, Sol Parti Meclis Grubu Eşbaşkanları Sahra Wagenknecht ve Dietmar Bartsch’un davetlisi olarak partinin meclis grup toplantısına katıldı. Heyeti kapı önünde karşılayan Sol Parti Grubu Eşbaşkanları daha sonra heyet ile birlikte toplantı salonuna geçti. HDP heyeti, Sol Parti grubu salonuna girerken uzun süre alkışlandı. Grup toplantısını yöneten Dietmar Bartsch heyet üyelerini teker teker tanıtıp, Eşbaşkan Temelli’ye söz verdi.

Temelli, HDP’ye sürekli destek veren, dayanışan, son seçim döneminde de aktif destek vermiş olan Sol Parti’ye teşekkür etti. Türkiye’deki güncel durumu, Türkiye’nin demokratikleşmesi için gerekli koşullar, Kürt sorunu, Suriye’deki durumu vb. gündemleri içeren bir konuşma yaptı. 

   

Erdoğan ile ilişkiler normalleştiriliyor!

Sezai Temelli’den sonra konuşan Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen, HDP’nin Erdoğan’ın ziyaretinden önce burada olmasını önemli bulduğunu belirtip, Sezai Temelli’nin otoriterleşen Türkiye ile ilgili dile getirdiği tespitlere katıldıklarını belirtti. Erdoğan’ın Berlin programıyla ilgili açıklama yapan Dağdelen, Erdoğan’ı protestolarla karşılayacaklarını ifade etti. Merkel Hükümeti’nin, Erdoğan ile ilişkilerini normalleştirmek istediğini söyleyen Dağdelen, bu ziyareti de bunun için kullanmak istediğini dile getirdi.

 
 

Program bugün tamamlanıyor

     

Üç günlük temasları kapsamında ilk gün Federal Parlamento’daki parti temsilcileriyle görüşen HDP heyeti, akşam saatlerinde Heinrich-Böll Vakfı’ndan Türkiye uzmanlarıyla görüştü. Heyet dün ise ilk olarak Türkiye-Almanya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu ile görüştü. Ardından basın toplantısı düzenlenen heyet saat 14.00’te Sol Parti (Die Linke) Eşbaşkanları Katja Kipping ve Bernd Riexinger ile görüştü.  Saat 17.00’de ise Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ve Meclis Grubu Başkanı Andrea Nahles ile görüştü.  Heyet görüşmelerini bugün tamamlayacak.