
Konferansta konuşan Kültür Bakanı Kawa Mahmud, Kürt dil çalışmasının ulusal birlik konusunda çok önemli olduğuna vurgu yaptı. Dilin Kürt halkı için bir güvenlik meselesi olduğunun altını çizen Mahmud, konferansın dil birliğinin sağlanması ve tüm parçalardaki Kürtlerin ulusal bilincinin oluşmasına katkı sağlayacağını söyledi. Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ise, dil konferansının Irak, İran, Türkiye, Suriye ve dünyanın dört bir yanına yayılan Kürtler için çok önemli olduğunu belirterek, Kürtçe’nin sorunlarının tartışılarak, bir standartlaşmaya gidilmesi konusunda çalışmaların önemine vurgu yaptı.
Asimilasyon tartışıldı
Konferans kapsamında „Kürdistan parçalarında Kürt dilinin yaşadığı sorunlar, çözüm yolları ve gelişim olanakları“ konulu panel yapıldı. Moderatörlüğünü Rojan Hazım’ın yaptığı panelin ilk oturumunda Prof. Dr. Ehmed Ferhadi „Ulusların dil deneyimleri ve Kürtçe“ ile TZPKurdi aktivisti Mehmet Şahin de „Kuzey’de Kürtçe’nin geçmişi“ başlıklı sunum yaptı.
İlk sunumu yapan Ferhadî, Kürtlerin yaşadıkları 4 parçada ve dünyanın her yerinde asimilasyona maruz kaldığını söyledi. Mehmet Şahin ise, günümüzde asimilasyon politikalarının ince yöntemlerle sürdürüldüğünü söyledi. „Asimilasyon tehlikesi bu şekilde devam ediyor“ diyen Şahin, bunun boşa çıkarılması iççin herkesin anadilini kullanması ve geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Parçalarda durum
Ardından moderatorlüğünü Prof. Dr. Yusuf Şerif’in yaptığı ikinci oturumda dilbilimci Baban Seqizî, „Doğu Kürdistan’da Kürt dilinin durumu“ adlı bir sunum yaptı. Asimilasyona maruz kalan toplulukların belli bir süre sonra kendi kimliğini kaybettiğini dile getiren Seqizî, Kürtlerin dil ve kültürel tarihlerinin Zerdeşti kültürle olan bağlantısına dikkat çekti. Seqizi, „Kürtlerin dil ve kültürel zenginliği şu an Ortadoğu’da hakim olan Fars, Arap ve Türk dil ve kültürü başta olmak üzere birçok kültür ve dilden daha zengindir. Ari topluluktan günümüze kadar kendi dilini ve kültürünü korumuş bir halktır“ dedi.
Suriye’den gelen Dil Bilimci Mustafa Reşid ise, Güneybatı Kürdistan’daki durumu anlattı. Kürtlerin bütün baskı ve asimilasyon politikalarına karşı dengbêjlik, şiir, türkü ve diğer kültürel aktiviteleriyle kendi dil ve kültürel varlığını koruyarak günümüze kadar taşıyabildiğini ifade eden Reşid, „Şimdi de Suriye’deki Kürtlerin yaşadığı iki bölgede Kürtçe okullar açıldı ve buralarda artık çocuklarımız kendi anadillerinde eğitim görüyorlar. Hama gibi şehirlerde ise Kürtlerin büyük bir kısmı asimilasyona karşı direnemedi“ dedi.
DİHA/HEWLÊR