GÜL GÜZEL/STUTTGART


Katledildiği babasının memleketine belediye başkanı olarak dönen Leyla İmret’in peşini bırakmayan Türk devlet zulmünü konu alan “Dil Leyla” isimli belgesel filmin Avrupa turnesi sürüyor. Filmin galası için Stuttgart kentine gelen yönetmen Aslı Özarslan ile görüştük.

Yönetmenliğini Ludwigsburg Film Akademisi basın ve medya öğrencisi Aslı Özarslan’ın yaptığı “Dil Leyla”nın yapımcı İgor Dovgal. 

71 dakika uzunluğundaki film, Newroz ve 2015 Haziran seçimleri ardından halkın coşkulu kutlamaları ile başlıyor. Ardından kent merkezine giren tankların halkın üzerine sürülmesi ile 1993 Cizre’sine tanıklık ediyoruz. Leyla İmret’in babası Zana evinde katledilirken, büyük sinema perdesi silah sesleriyle yankılanıyor. Annesi Leyla’yı Almanya Bremen şehrinde yaşayan halasının yanına gönderiyor. 21 yıl boyunca doğduğu topraklara gidemeyen Leyla, 26 yaşında geri döndüğü Cizre’de seçimlerde yüzde 83 oranında oy alarak, belediye  başkanı oluyor. Kentte yaşanan devlet saldırılarından Leyla da nasibini alıyor, görevden alınıyor, gözaltına alınıyor. Tüm gelişmeler akıcı, çok söze gerek duyulmadan seyircilerin yüreklerine dokunuyor. 


Bir haberle başladı

Filmin hikayesini anlatan yönetmen Aslı Özarslan, “Nasıl ve neden Leyla İmret hakkında bir film yapmaya karar verdiğini” şöyle anlatıyor: “Leyla hakkında bir gazete haberini okuduğumda, çok ilgimi çekti. Benim yaşımda ve Almanya’da büyüyen genç bir kadın, nasıl olur da Cizre gibi bir yere gider diye düşündüm. Cizre’ye gidiyor; 15 bin ağaç diktirip, çocuklar için oyun parkları yaptırıyor. Neden bunları yapıyor, diye merak ettim. Bu bende şu duyguyu uyandırdı: Cizre’de çocukluğunu yaşayamayan Leyla sanki çocukluğunu da yaşamak istiyordu. 20 yıl boyunca oralara gidememişti. Bu durum beni çok etkiledi.  Leyla oraya uyum sağlayabilecek mi, yapmak istediği işlerini yapabilecek mi, oradaki insanlar onu nasıl görüyor, gibi sorular gittikçe kafamda çoğalmaya başlayınca Leyla’nın ilginç yaşamına dair filmi yapmaya karar verdim.”


Yasakta oradaydı

Yönetmen Özarslan, filmi çekmek için 2015 yılında üç kere Cizre’ye gitmiş. “2015 sonlarında Cizre’de başlatılan ikinci sokağa çıkma yasağı ve ‘bodrumlardaki vahşet’ten sonra bir daha Cizre’ye gidemedim ve filmi bitirmek için farklı kaynaklardan yararlanmak zorunda kaldım” diyen Özaraslan, “Farklı düşünce ile başladığım filmimin de o yüzden yönü ve içeriği değişime uğradı“ diye ekliyor. 

Filmin asıl konusu haline gelen 1993 Cizre için gerekli olan çekimleri Brüksel’deki Kürt televizyon arşivlerinden; Leyla İmret’in babasının katledilmesine dair çekimleri de Bremen’de yaşayan halasından elde etmiş. 

Özarslan, “Bu şekilde sadece Almanya’da büyüyüp 21 yıl sonra döndüğü doğum yeri olan Cizre’deki yaşam ile uyumunu çekmeyi düşündüğüm film, farklı bir şekilde Cizre tarihini de içeren, Kürt halkına Türk devlet güçlerinin uyguladığı şiddet ve katliamları da kapsadı” diyor. 


Umut veriyor, çok şey öğrendim

Filmin kendi hayatını da değiştirdiğini belirten yönetmen şöyle devam ediyor: “Bilmediğim birçok şeyi filmi çekerken öğrendim. Tamamen karakter filmi çekmek isterken, farklı bir içeriğe dönüştü. Bütün acı gerçeklere, zorluklara rağmen yine de umut veren, tamamen karamsar biten bir içerik değil. Leyla da bu umudu hala yaşıyor. Filmin sonunda, gökyüzüne çıkan bir yıldız ışığı da bunu simgeliyor.”


Belediye başkanları davetli

Filmin Yapımcısı İgor Dovgal ise, “Filmin gösterileceği her şehirde, o şehrin belediye başkanını Stuttgart’ta olduğu gibi davet edeceğiz. Çünkü filmin temel fikri Belediye Başkanı Leyla İmret. Leyla’nın nasıl ve hangi şartlar altında belediye başkanlığını yaptığını görüp, empati kurmalarını istiyoruz” diyor.


Aslı Özarslan kimdir?

1986 Berlin doğumlu. Ankara ve Dersim kökenli bir ailenin kızı. Ludwigsburg Film Akademisi’nde gördüğü gazetecilik eğitimimin diploma çalışmasını “Dil Leyla” belgesel filmini 2015-17 yıllarında çekerek yaptı.