Kürtçe üzerindeki baskı ve asimilasyon politikalarına ilişkin konuşan dilbilimci Sami Tan, tehlike sinyallerinin bariz bir şekilde görüldüğünü belirterek, artık söz değil eylem zamanının geldiğini söyledi.
Sami Tan, gündelik hayatta Kürtçenin iletişim dili olarak konuşulmasının her gün daha az tercih edildiğini, bundan dolayı tehlike sinyallerinin aleni bir şekilde görülmeye başladığını belirterek, buna karşı ivedilikle pratik çalışmalara başlanılması gerektiğini ifade etti.
Tan, Türk devletinin dil politikasının ulusal kimlik politikaları tarafından şekillendirildiğini ve en çok başvurduğu dil politikasının dilsel homojenleştirmeyi hedefleyen ve asimilasyonist bir niteliğe sahip olan tek dillilik politikası olduğunu söyledi. Tan, bu dil politikasıyla devletin seçmiş olduğu dilin dışındaki dillerin kamusal hayattan çıkarılmasına ve kalan diğer dillerin yok olmasına zemin hazırladığını dile getirdi.
Asimilasyon politikaları kapsamında Kürtçe üzerinde devam eden yasakların yanı sıra Kürtçeye dönük sistemli bir itibarsızlaştırma ve işlevsizleştirme politikasının yürütüldüğüne dikkat çeken Tan, bir dilin sahiplenmesinde en belirleyici etkenin dili konuşan topluluğun dile yönelik tutumundan geçtiğini hatırlattı.
Saha araştırması yapılmalı
Kürtçe için bugüne kadar yapılan çalışmaların çoğunluğu talep ve istekleri geçmediğini dile getiren Tan, şöyle devam etti: “Devlet, bir insanlık suçu olan asimilasyoncu politikalarda ısrar ediyor. Buna karşın çok yönlü bir çalışma gerekiyor. Kürtçeyi yok etme politikasına karşı Kürtçeyi toplumsal hayatın her alanına hakim kılma politikası yürütülmeli. Dili siyasi söylemlere hapsetmemek gerekir. Acil bir şekilde pratiğe geçilmeli. Bugüne kadar dil için bilimsel bir çalışma yapılmamış. Kürtçenin tüm sorunları ve eksikliklerini ortaya çıkarmak için dilbilimcileri, eğitimciler, psikologlar, sosyologlar ve pedagoglar tarafından saha araştırması yapılmalı.”
Bir dili yok olmaktan koruyabilmenin, insanların o dili konuşabilmesi ve çocuklarına öğretebilmesi için uygun koşulların yaratılmasından geçtiğini söyleyen Tan, “Kimlik bilinci dil yordamıyla varlık kazanıyor, dille bilinçleniyoruz. Dili ne kadar başarılı kullanırsak, kimliğimizi de o kadar sağlıklı kurarız. Kürtlerin bugün en büyük sorunlarından biri dillerinin her geçen gün kamusal alanda daha az kullanılmasından dolayı tehlike sinyallerinin bariz bir şekilde görülmesidir” dedi.
AMED