Doğrusu haberi okuyunca şaşırdım. Şaşkınlığım geçince de İlçe Milli Eğitim Müdürünün bu sözleri etmiş olacağına kanaat getirdim. Çünkü deneyimlerimden ve yaşananlardan biliyordum ki; Anadili Türkçe olmayan, Türkçeyi ilkokul birinci sınıftan itibaren devlet zoru ve devletin öğretmeninin tokadı ile öğrenmek durumunda kalan Kürt, ya da başka etnisitelerden çocuklar sadece Türkçeyi konuşmanın güçlüğünü değil aynı zamanda “özürlü” muamelesi görmenin çocuksu travmasını bir hayat boyu üzerlerinden atamıyorlardı.
Haberin devamında üçüncü sınıftan sekizinci sınıfa kadar her sınıftan kaç öğrencinin belirlenen “hafif zeka geriliği” imlenmesi ile damgalandığının vurgusu da yazılmış.
İnsan ister istemez düşüneduruyor.
Kürt Siyasetinin bunca siyasal talepkarlığının içinde Kürt çocukları için Ana dilinde eğitim ve öğretim istemesi demek ki boşuna değilmiş!
Anadilinde eğitimle kazanılanın sadece konuşulan ve eğitimi yapılan bir dil okuması olmadığını, aynı zamanda özgürleştirici ve kişisel gelişimin önünü açan bir yanının da olduğunu bu vesileyle göz ardı etmemek gerektiği kanısındayım.
Bütün bir cumhuriyet reel politiği Kürde ve diline düşman olmak, hatta yok saymak üzerine bina edildi. Anlaşılan Bağlar İlçe Milli Eğitim Müdürü bu ayıbın hala sürmesinden yana ısrarcı. Israrcı ki; ana dilinde eğitimden hiç söz etmiyor.
Hiç söz etmiyor, çünkü sözlerinin devamında diyor ki “yıl sonuna kadar bu çocukların tümüne Türkçeyi öğreteceğiz.” Öğreteceksiniz de ne olacak. Başınıza taç mı konacak! Çocukları “geri zekalılıktan” üstün zekalılığa mı terfi ettireceksiniz. Türkçe öğrenmek zeka sahibi olmakla eşdeğer mi?
Doksan yıllık tekçi, Türkçü, inkarcı resmi tezlere dayalı devlet politikası artık iflas etti, farkında mısın ey müdür?
İstiyorsan o “hafif geri zekalı” dediğin Kürt çocuklarına Türkçeyi bir iyice öğret okusun yazsınlar Türkçe dilinde müdür. Ama o çocuklar kendi ana dilleri Kürtçede de eğitim ve öğretimlerini serbestçe görsünler. Bir de bu gerçekliği dillendir!
Çünkü ana dilinde eğitim, dünyanın her yerinde haktır. En temel hak talebidir. Olmazsa olmazdır. Yok saymak ise, en sıradan haliyle hak ihlalidir.
Dili üzerinden hak talepkarlığını yok saymak, ötelemek, anadili dışında bir başka dilin öğrenilmesini ısrarla, devlet zoruyla dayatmak, hele zeka testiyle ölçümleyerek aşağılamak nefret suçuna kadar giden bir felakettir.
ŞEYHMUS DİKEN
Dil’in zeka ile ilintisi