Bugün 2000’den bu yana her yerde kutlanıyor ve bugünü dil çeşitliliğinin önemini ve anadili kullanımının desteklenmesi gerektiğini vurgulamak için bir fırsat olarak görüyor.
Yine BM örgütüne göre grupların ve bireylerin kimliklerini taşımasında dil hayati öneme sahip ancak her dil eşit muamele görmüyor. Kürtçe de bu eşit muamele görmeyen diller arasında...
Ayrıca, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne göre de herkes, anadiliyle eğitim-öğretim yapma, bu yolla anadilini öğrenme ve geliştirme, aynı zamanda anadiliyle bilim, sanat ve yaratma özgürlüğünü kullanma hakkına sahiptir.
Her insanın kendi kültürüyle var olması onu tüm alanları kapsayacak biçimde ilerletmesi ve anadilinde eğitim görmesi kadar doğal ve masumane bir hak düşünülemez. Bir toplumun herhangi bir nedenle bu haktan mahrum edilmesi, yok sayılması ve bu dil ve bu dile ait değerlerin inkar ve imha edilmesine dilbilimcilerin tabiriyle Linguicide (dilkırım) denir. Bu da kültürel soykırımın bir parçası olarak görülür.
***
Gerçekte, insan geçmişe ve kendisinden önce olan bağını ancak dili ile sağlayabilmektedir ve yine bugünü dili ile yaşamakta ve yaşatmakta, dili ile geleceği hazırlamaktadır. Bu yaklaşımla dil, dünü-bugüne-yarına bağlayan temel bir ögedir.
Bir dilin konuşuluyor olmasını yeterli saymak büyük bir ayıptır. Tartışılan konu da bu değildir. Bir dilin konuşuluyor olup olmaması değil, eğitim dili durumuna getirilmek istenmemesidir. Tüm toplumların başta gelen temel haklarından biri kendi dilleriyle düşünmek, kendi dilleriyle eğitim görebilmek, kendini o dille ifade edebilmek ve yazmaktır. Hiçbir heves, hiçbir siyaset ve alışkanlık, bir toplumun dilini ikinci dereceye düşürme hakkını kendinde bulamaz ve bu yetkisini hiç kimseye veremez.
Kültürler ve diller açısından Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu bildirgeye uyan bir uyum ve duruş göstermedi hiçbir zaman.
AB’ye uyum yasaları çerçevesinde getirilen Türkçe dışında isim serbestisi hala birçok engelle karşılaşıyor. Türkçe dışındaki isimlerde W, X, Q gibi harflerin kullanılamayacağı söyleniyor ve özünden uzaklaştırılmaya çalışılıyor, hala nüfus dairelerinde içinde bu harfler barındıran isimler verilmiyor.
Asimilasyon ötesi bir uygulama bu, parça parça yumuşatarak, içe çekerek, kendine benzeştirerek etkisiz, işlevsiz, edilgen bir hale getirme politikası...
***
Anadilinde eğitim için yeni bir eğitim politikasının oluşturulması ve bunu mümkün kılacak yasal kurumsal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Anadilinde eğitim konusu, temel hak ve özgürlükler açısından birey için demokratik bir haktır. Tüm kimlik, dil ve kültürlerin kendilerini eşit olarak görebilmelerinin ve ifade edebilmelerinin önündeki engeller kaldırılmadıkça hak yerini bulmayacaktır. İnsani, ahlaki, dini ya da hangi yönüyle referans alınırsa alınsın; anadili ve anadilinde eğitim hakkı kutsaldır, ananın ak sütü gibi ak ve helaldir.
Anadili mücadelesi kutlu olsun.
Dillere Özgürlük
Yarın "Dünya Anadili Günü" Bilindiği gibi; Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim Kültür Örgütü (UNESCO): 1999 yılında 21 Şubat’ı ‘Uluslararası Anadili Günü’ ilan etti... Asıl adı ‘Anadili Hareketi Günü’ olan 21 Şubat, Bengali Dili Hareketi için polisle çatışan Bangladeşli üniversite öğrencilerinin öldürülmesinin yıldönümüdür.