
Ancak dil üzerindeki yasaklamalar sadece Kürdistan coğrafyasında yaşanmıyor. Kürtlerden sonra anayurtları işgal altında olan en büyük halk olan Amazighlerin (Berberiler) dili üzerinde de yasaklamalar devam ediyor. Kuzey Afrika'nın yerli halkı olmalarına rağmen dil ve kültürel asimilasyon politikalarına maruz kalıyorlar.
Boykot inkarı deldi
Cezayir'in kuzeyinde Kabili bölgesinde yaşayan Amazighler, bir yıl boyunca okulları boykot ederek bu yasağı kaldırtmayı başarmış. Kabiller, 1994-1995 eğitim yıllı boyunca bir bütün olarak okulları boykot etti. Bir yıl boyunca ilkokuldan liseye kadar, hiçbir aile çocuğunu okula göndermedi. İsmini de, 'Okul Çantası Grevi' koydular. Cezayir bu boykottan sonra Amazigh dili üzerindeki katı inkarı kaldırmak zorunda kaldı.
Dünyada 25 milyon insanın anadil olarak Berbericeyi konuştuğu tahmin ediliyor. 94-95 yılında okul boykotuna katılmış dilbilimci ve Fransa'nın Aix-En-Provence Edebiyat Üniversitesi'nde eğitim görevlisi olan Dr. Salem Djemai (35) ile dilbilimci ve aynı zamanda IREMAM Üniversitesi'nde doktora tezini hazırlayan Ramdane Touati (31) ile Marsilya kentinde okul boykotunu konuştuk.
Nasıl başladı, nasıl sürdü?
Djemai, okul boykotunun Amazigh dilinin eğitim sistemine dahil edilebilmesi ve öğretilmesi için başladığını söylüyor. Touati ise şunu ekliyor: "Anadilimizi yasaklayıp, sadece Arapça dilinde yapılan mecburi eğitime karşı çıktık" diyor. Salem Djemai, "Boykot Kabili bölgesinde başladı ama Kabillerin yaşadığı bütün coğrafyaya yayıldı. Ayrım olmaksızın, eğitimin bütün seviyeleri boykota katıldı" şeklinde konuşuyor.
Ramdane Touati, boykotun Kabillerin çoğunluklu olmadığı bazı Arap yerleşim yerlerinde de yaşandığını ekliyor: "Kabilli öğrenciler dersleri sabote ediyor; bütün öğrencilerin ders almasını engeliyordu."
Araplaştırmaya karşı koruma
Boykot başladığında henüz 14 yaşında olan Touati; "Dilimiz için eylem yaptığımızı anlamıştım, ama kimliğim ve Amazigh davasına ilgim bu yıl içinde gelişti. Direnirken kimliğimiz ve tarihimiz konusunda yoğunlaşma fırsatı buldum. Aynı anda bu yıl sayesinde o güne kadar etkilendiğim Cezayir devletinin Araplaştırma politikalarını anladım ve kendimi korumaya aldım" sözleriyle anlatıyor yaşadıklarını.
Boykota 17 yaşında lisenin 2. sınıfında katılan Salem Djemai, bir yıl boyunca heyecanımızdan bir şey kaybetmeyerek eylemlere katıldığını belirtiyor.
Günlük yaşama yansıması
Boykotun günlük yaşama yansımalarını sorduğumuzda Djemai şunları söylüyor: "Kültürel Berberi Hareketi, boykota çağrı yaptıktan sonra liseye gitmeyi bıraktık. Öğretmenler maaşlarını kaybetmemek için okula gidiyordu; ama öğrenci yoktu, olsa bile ders vermiyorlardı. Öğretmenler çocuklarını okula getiren aileleri de boykota katılmaya ikna ediyordu."
Kapılara kilit vuruldu
Touati yaşadığı bölgede okulların kapılarına kilit vurduklarını, okulları tamamıyla kapatıklarını söylüyor.
Touati, grev sayesinde Amazigh dilinin Cezayir okul sistemine entegre edildiğini açıklıyor: "Cezayir tarihinde ilk kez Berberi dili öğretimi yapıldı. Bir de Amazighlik Yüksek Komiserliği adında resmi bir kurum kuruldu. Sadece Kabili bölgesindeki kazanım Kuzey Afrika'da yaşayan bütün Amazighlere kazanım olarak geri döndü."
Touati, "İlk kez dilimizi okulda öğrenecektik. Haftada iki saat verilen Amazigh dili dersi, bütün diğer derslerden daha çekici geliyordu; bu dersi seviyorduk" diyor. Ancak Touati, her ne kadar katı inkar kırıldıysa da haftada iki saatlik dil eğitimini yeterli bulmuyor: "Anadilimiz bize kendi topraklarımız üzerinde yabancı ve folklorik bir dil olarak öğretiliyor. Zorunlu bir ders dahi değil. Eğitim dili de değil, sadece öğretilen bir dil statüsünde."
Dil yasağı insanlık suçudur
Djemai ise Cezayir devletini eleştiriyor: "Siyasi irade, Amazigh diline kendi anayurdunda hak ettiği yeri vermiyor".
İki dilbilimci de anadil eğitiminin bir halk için varlık meselesi olduğunu belirtiyor. Djemai, "Bir halk için anadil eğitimi olmazsa olmaz bir haktır. Anadilin yasaklanması insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur" diyor.
Touati ise, Djemai'nin söylediklerini "Anadil eğitimi bir halk için haysiyet meselesidir. Anadilinde eğitim alamayan bir insan üretemez; dilsiz bir insandır. Anadilinde felsefe, tarih, şiir dinlemekten daha güzel ne olabilir?" şeklinde tamamlıyor.
Kürtlere mesaj: Diliniz için bir yılınızı feda edin
Touati ve Djemai Kürtlere de bir mesajı var: "Anadiliniz için bir yılınızı feda etmekten korkmayın."
Amazigh halkı Kuzey Afrika'nın yerli halkıdır. Amazighler 9 farklı ülke sınırları içinde yaşıyor. Amazigh halkının en politize olmuş kesimini Cezayir sınırları içinde kalan Kabiller oluşturuyor. Cezayir devlet yapısı ve asimilasyon politikaları, TC politikalarına benziyor. Berberiler Cezayir'in bağımsızlığı için en çok bedel ödemesine rağmen, ilk yıllarda bir darbe sonucu, Arap miliyetçileri yönetime el koydu ve Cezayir devletini Arap ulus devleti olarak kurdular. Amazigh dili yasaklandı, varlıkları yasalar tarafından inkar edildi. Devlet bütün kurumlarıyla asimilasyon politikaları uyguladı. Kabiller bu politikalara karşı iki kez isyan etti. 80'li yıllardaki isyan sonucunda varlıkları, 2001 yılındaki isyandan sonra da dilleri ulusal dil olarak tanındı.
Ulusal miras ilan edildi
Fakat anayasada garanti altına alınan ulusal dilin öğretilmesi için hiçbir organik kanun bulunmuyor. 1994-1995 eğitim yıllı boyunca, eksiksiz bütün Kabilliler, bir eğitim yıllı boyunca anadilde eğitim talebiyle çocuklarını okullara göndermedi. Bu eylemin adını ise "Okul Çantası Grevi" koydular. Cezayir devleti bu grevden sonra Amazigh dilini, ilkokulun son sınıfından sonra yabancı dil olarak öğrenilmesine yasal altyapı hazırlamaksızın izin verdi.
2001 yılında bir Kabilli gencin jandarma tarafından katledilmesi, genel isyana sebep oldu ve çıkan çatışmalarda 120 kişi yaşamını yitirdi. İsyan sonucunda Cezayir devleti bölgede 3 yıl boyunca tamamen işlevsiz hale geldi. Devlet, 2002'de Amazigh dilini anayasada ulusal dil ve ulusal miras olarak ilan etti.
AYDIN BARAN/MARSILYA