Türk devletinin abluka ve saldırılarına karşı 51 gündür direnen Sur’daki halk, Kürtlerin 17. yüzyılda Osmanlı ve İran ordularına karşı destansı direnişinin ortaya koyduğu Dimdim Kalesi’ni hatırlatıyor. 

Tarihte Kürt halkı öz güçlerini bir araya getirerek, kendi kendini yönetmek istediği zaman, himayesinde bulunduğu devlet veya imparatorluk tarafından büyük saldırılara maruz kaldı. Bu tarihi direnişlerin sergilendiği yerlerden biri de 17. yüzyıldaki Dimdim Kalesi’nde oldu. Dimdim Kalesi, 17. yüzyılda Kürt halkı, Osmanlı ve İran ordularına karşı kendilerini koruma amaçlı savaşın tarihidir. Kale’de yaşayan halkın sağladığı güvenlik ve adaletli yönetimin despotların saldırılarına maruz kalır. 


51 gündür direniyor

Her yıl bir önceki saldırıyı aratırcasına ya Osmanlı ya da İran ordusu tarafından Dimdim Kalesi’ne sefer düzenlenir. Son olarak Dimdim Kalesi’ne yapılan seferde, adete kalenin dışarı ile bağlantısı kesilir. Hatta öyle bir abluka kurulur ki Dimdim Kalesi’ne, akan sular dahi kesilir. Bir imparatorluğun ablukasına karşı, Dimdim Kalesi’nde halk haftalarca direniş sergiler. Bu direniş, Kürtlerin tarihindeki unutulmaz direnişlerinden birisini olur. 

17 yüzyıldan günümüze anlatıla gelen bu direnişin bir benzeri bugünde Amed Sur’da yaşanıyor. Dört tarafı surlarla çevrili olan Sur’da da Türk devleti 10 bini aşkın asker, polis, özel timler, tank ve toplarla saldırıyor. Saldırı ve ablukalara karşı ise Sivil Savunma Birlikleri-Yekineyên Parastina Sivîl (YPS) ve YPS Jin güçleri tam 51 gündür direniyor. Ablukaya alınan ilçede, giriş çıkışlar tamamıyla yasaklanırken, içeriye devlet güçleri tarafından hiçbir eşyanın girmesine de izin verilmiyor. Osmanlı’nın Dimdim Kalesi’nde direnen Kürtlere uyguladığı ablukanın aynısını bugün Türkiye Devleti tarafından Sur halkına karşı uygulanıyor. Her iki ablukada da ortak nokta, her şeye rağmen halkın direnişini büyütmesi oluyor. 


 DİHA/AMED