Ceylanpınar Rojava ile Kuzey’in birleştiği yerdir. Rojava’ya yönelik ilk saldırılar orada Türkiye devleti ve AKP tarafından örgütlendirilen Cephet El Nusra ve Ðuraba Şam adlı grupların eliyle 2012 Kasım ayında Serêkaniyê'ye yönelik gerçekleştirildi. Aralık ayına kadar bu saldırılar üç sefer peş peşe devam etti. Öyle ki son saldırı da oradan Serêkaniyê’ye 5 tankla birlikte gerçekleştirildi. Türkiye zaten oradaki sınır kapısını bu çete gruplarına teslim etmişti. Ama tüm saldırılar Kürtler ve Serêkaniyê halkları ile savunma güçlerinin direnişi karşısında yenilmekten kurtulamadı.
Türkiye’nin bu planı uluslararası güçler tarafından yapılmıştı ve içinde çok aktif bir biçimde yer verilen Kürt işbirlikçi grupları ile KDP de vardı. Ve hala da Rojava’ya yönelik yapılan tüm planların içinde açık bir şekilde KDP yer alıyor. Seçimler döneminde de bu açığa çıktı. Seçimlerden sonra YNK, BDP ve HDP’yi aldıkları başarıdan dolayı kutladı. KDP ve Nêçirvan Barzani ise AKP'yi, Tayyip Erdoğan’ı yayınladığı bir mesajla kutladı.
AKP, Ceylanpınar’dan Rojava'ya yönelik saldırıları örgütlemeye devam etmek istediği ve Rojava Devrimini oradan yıkmak istediği için (özellikle Ceylanpınar’da) hiçbir yasaya, ahlak kuralına uymayan bir tarzda hileye başvurarak, belediyeyi almak istiyor. Bir nevi gasp etmek istiyor. Buna karşı Ceylanpınar halkı seçimlerin yapıldığı günden itibaren ayakta. Sokaklardaki direnişle oylarına ve aslında Rojava Devrimine sahip çıkıyor. Çünkü AKP’nin orada belediye başkanı yapmak istediği kişi açıkça çetelere destek veren, çetelerle fotoğraflar çekmiş biridir. Bu şahıs Ceylanpınar’ı, Ceylanpınar’daki Devlet Üretme Çiftliği'ni çetelerin merkezi haline getirmişti ve bu görüntü Türkiye, dünya kamuoyuna da duyurulmuştu çeşitli biçimlerde.
Ancak AKP ve ittifak halinde olduğu diğer partiler ile Kürt işbirlikçilerin üç yıldan beridir uyguladıkları Rojava Devrimine yönelik saldırıların çok önemli bir parçası olan Ceylanpınar’daki gelişmelere karşı direnen halk, bu direnişini iki parçanın birleştirilmesi noktasına getirdi. Çünkü Ceylanpınar’a sahip çıkmak, onu savunmak aynı zamanda Rojava Devrimine sahip çıkmak ve savunmak olduğunu son iki yılda fazlasıyla gördü. Şimdi de bu görevini yerine getirdi. AKP çetelerin eliyle Rojava’da geliştirmek istediği Kürt Arap çatışmasını, tehlikeli bir oyunla şimdi de Ceylanpınar’da uygulamaya koymuş durumda. Ancak bu oyunları da ona dönecek. Çünkü aynı film Rojava’da birkaç kere tekrar edilerek oynandı. Ama sevilmedi, beğenilmedi. O yüzden AKP’nin bu oyunları da boşa çıkacak. Ceylanpınar ile birlikte tüm oyunları, hileleri, hırsızlıkları ve sahtekarlıkları boşa çıktığı gibi kaybeden yine o olacak. Ancak bu sefer daha büyük kaybedecek. Çünkü AKP’nin oyunları sonucu Ceylanpınar’da yanmaya başlayan ateş tüm Kuzeyde devrim ateşi olarak yayılmaya başladı. Bu da aslında AKP’nin zaten kaybettiği Kuzeyi tümden kaybetme anlamına geliyor.
Halk arasında çok güzel bir halk deyimi olan "Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan da oldular" sözü AKP’nin hile, oy çalma ile Ceylanpınar belediye başkanlığını almak isterken Kürdistan’dan oldu.
Çünkü yanan ateş Rojava Devriminin Kuzey’e yansıyan yüzüdür. Ve artık Kürtler devrime götürene kadar da durmazlar…
Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak!
Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de seçimler Mahir Çayan ve arkadaşlarının katlediliş yıldönümü olan 30 Mart'ta gerçekleşti. Ancak bitmedi. Çünkü hala yankıları ve tartışmaları sürüyor. Kürtlere karşı AKP/CHP/MHP ittifakı biçiminde ortaya çıkan bir anlamda 78’li yılların MC hükümeti tarzında sürüyor. Bunun yanı sıra AKP Hükümetinin baştan beri yaptığı hileler, başvurduğu sahtekarlıklarla bazı ilçe ve beldeleri almaya çalışıyor. Bunların başında ise Rojava sınırı olan ve Rojava’ya yönelik saldırıların giriş kapısı yapılan Ceylanpınar’a yönelik hile ve entrikalar devam ediyor. Bir önceki seçimde de aynı hileler, oy çalmalar yapılmıştı. Aynı oyunlar hala devam ediyor. Neden Ceylanpınar diye sorulacak soruya cevap verilirse AKP’nin oraya neden çok önemsediğini anlamak mümkün.