Luther fetva verdi diye mi 100 bin fakir Alman köylüsü kılıçtan geçirildi? Tabii ki hayır. Luther kimsenin katl fermanını çıkarmadı, sadece din ve egemenlik arasındaki denklemde kendi bilinmeyenini bilinir kıldı. O köylüler her halükarda ölecekti ki Luther fetvasını vermeden evvel ağalar beyler çoktan köylerde kılıç sallamaya başlamıştı.
***
Hıristiyanlıktan örnek verip kendimizi sıyırmış gibi olmayalım. İslamiyette de durum aşağı yukarı aynı. İslam alimlerinin ağırlıklı çoğunluğu her daim egemen sınıfların yanında oldu. Din adamları milyonlarca insanın katline fetva verdi. Din uhrevi niteliğinden uzaklaşarak dünyevi bir inanç sistemi haline geldi.
***
Dinin daha iyi bir insan olmanın rehberi olmanın dışında toplumsal bir gerçeklik olmasının ne toplumlara ne milletlere ne de daha geniş ölçekte insanlığa bir fayda getirmeyeceğini tarihe bakarsanız net bir şekilde anlarsınız.
İktidarlaşan din yozlaşır. İktidarlaşan din insanın evreni, zamanı, yaşamı anlamlandırma iddiasından uzaklaşır. İktidarlaşan din, kör, bağnaz, biat eden bireyleri yaratır.
Ancak kabaca dini reddetmek egemenlikle mücadele değildir. Dinin egemenlikle olan ilişkisine karşı durmak, onu belirlemek ve bunun önüne geçmek temel bir sorun olarak karşımızda duruyor. Kürt hareketi açısından da bu durum bir elzem konumunda.
***
Kürt hareketi sosyalist, devrimci bir hareket olarak ortaya çıktı. Ağırlıklı Sünni İslam inancını benimsemiş bir toplumda bu kadar benimsenmiş olması incelemeye son derece değer bir konu. Sünni İslam, Aleviler, Hıristiyanlar ve Êzîdîler tarafından desteklenen sosyalizmi benimsemiş bir hareket gerçeği bugünkü düzeye gelinmesinin önemli bir anahtarı.
***
Bu süreçte din ve egemenlik denklemi içerisinde Kürt hareketinin duruşunu, dinlere, inanç sistemlerine bakışını çarpıtarak bundan kendi lehine sonuçlar çıkarmak isteyen kesimler var. Teker teker vurgulardan, kelimlerden, kavramlardan yola çıkan bu kesimler Kürt hareketini Sünni İslam paydasında bir çözümü öngörerek diğer inanç kesimlerini, toplulukları dışlamakla, onlara sırtını dönmekle itham ediyor.
Kürt hareketi bırakın bunu eyleme geçirmeyi, bunu düşünce yapısına soktuğu anda dahi onlarca yıldır süren mücadelesinin ortaya çıkardığı kimliğini, kazanan karakterini kaybeder. Kürtlerin öncü toplumsal güçleri bu gerçeğin farkında.
Kürt ya da Türk Alevileri kazanmadıkça, çağdaş demokratik bir düzende güven içinde yaşamadıkça Kürt hareketi kazanmış olmaz. Asuri-Süryani-Keldaniler, Êzîdîler, Hewremanlar ve diğer tüm inançlara üye olan kesimler için de bu önerme geçerlidir.
Din ve egemenlik
Avrupa’da dinde reform hareketinin lideri Martin Luther, kendisinin gazına gelip aristokrasiye karşı ayaklanan köylülerin kılıçtan geçirilmelerine “Tanrı tarafından dünya üzerinde kurulan düzeni bozmaya kalkmak büyük günahtır” diyerek fetva vermişti. En az 100 bin, kimi kaynaklara göre 300 bine yakın Alman köylüsü 1524-25 yılları arasındaki ayaklanma sırasında öldürüldü.