
YEKO ARDIL / STRASBOURG
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlığı ve güvenliği için Kürdistanlıların Fransa’nın Strasbourg’da Avrupa Konseyi (AK) önünde başlattığı ‘Süresiz Oturma Eylemi’ 18. gününde devam ediyor.
Çadırın arkasına ve önüne asılan dev Öcalan posterleri Avrupa medeniyetine ve gittikçe körelmekte olan vicdanına adeta çağrı yapıyor. Öcalan’ın sağlığını kendi sağlığı bilen ve onun için gece gündüz kaygılarla yaşayan binlerce insan yağmur soğuk demeden Strasbourg’a akıyor. Avrupa’nın hemen hemen her yerinden burayı ziyaret eden, eyleme katılan, farklı biçimde destek veren bu insanlar önderlerini faşist AKP/MHP rejimine karşı korumak amacıyla canlarını kalkan yapmış durumda.
Her eylemcinin bir hikayesi var
7 aylık bebekten 95 yaşındaki nineye kadar her yaştan binlerce insanı ağırlayan Öcalan Çadırı her biri Kürdistan tarihinin bir parçası olan nice insanın inanılmaz çarpıcı hikayelerine de ev sahipliği yapıyor. Kime dokunsan ya eşi şehit ya da birden fazla çocuğunu ve kimisi de adeta Şehitler Albümü oluşturacak kadar can vermiş bu davaya. Bunun yanında ateşe verilmiş köyler, yıkılmış şehirler ve yitirilmiş bunca değerin lafı bile yapılmıyor.
Hepsinin ortak gamı, bitmez kederlerinin ortak paydası Önderleri, gelecek umutları ve bitmeyen sevdaları Öcalan’dır. Ondan bir haber, bir işaret, bir selam alabilmek için neleri feda etmeye hazırlar. Tekerlekli sandalyede gelenden tutun koltuk değnekleriyle gelenlere kadar, bazılarının ölümcül hasta olduklarını maalesef gittikten sonra öğreniyoruz. Oysa onca zaman yan yana kaldık, bir saniye bile hissettirmediler. Burada uykularını, yemeklerini, bazen açlıklarını ve en önemliside umutlarını, gelecek özgür günlere olan inançlarını paylaşan Kürdistanlılar dünyayı insanlığa davet ediyor. Adeta bu son şansınız, son şansımız. Yoksa çok geç olabilir dercesine ve bir saat içinde bitebilecek bir eylem gibi ve senerlerce sürebilecek kadar uzun olarak da bakıyorlar. Kürdistanlılar kararlı, „Başarıncaya kadar tekrar tekrar ama bıkmadan devam edeceğiz“ diyorlar.
‘24 saat içinde İmralı’ya gidebilir’
Eylemin 18. günü Hozan Farqin eşliğinde Çerxa Şoreşe Marşı okunmasıyla başladı. Daha sonra Kürt siyasetçi Fuat Kav bir konuşma yaptı.
Kürt halkını Önderlik eylemine verdiği destekten dolayı kutlayan Kav, „CPT isterse 24 sat içinde iki defa İmralı’ya gidebilir, bu onların inisiyatifi ve yetkisindedir ama bunu neden yapmıyorlar. Bizim de açığa çıkarmaya çalıştığımız soru ve sorunda budur“ dedi.
Avrupa’daki tüm Kürdistani kurumlara çağrıda bulunan Kav özellikle inanç kurumlarına bu konuda daha fazla duyarlılık çağrısı yaptı.
Öcalan için yapılan eylemlerin gidişatına ilişkin olarak da Kav; „İleriki zamanlarda bu eylemlerimizin tarz ve çeşitliliği ile ilgilide kamuoyuna aktaracaklarımız olacak. Bu eylemimize yeni biçimler katarak dahada zenginleştireceğiz“ dedi.
Eylem çadırına ziyaretçi akını
Dün de Almanya’nın Bonn, Dortmund, Berlin, Kadın ve Gençlik Hareketi’nden olmak üzere çadıra gelen Kürdistanlıların dışında Kürt siyasetçiler Remzi Kartal, Zübeyir Aydar, Kemal Aktaş ve Tuba Hezer de üçüncü günlerinde. Dün Ertuğrul Kürkçü de çadıra geldi.
AK ile görüşme yapıldı
Oturma eylemi çerçevesinde Kürt Kadın Hareket Avrupa Konseyi (AK) ın genel güvenlik sorumlusu ve CPT genel güvenlik sorumlusuyla birer görüşme yaptı. Görüşmede Kürtlerin sürdürdüğü eylemlerin ortak talebinin Öcalan dan bir an evvel haber almak olduğuna dikkat çekildi ve "Böyle devam ederse buraya onbinlerce Kürdistanlı gelecek ve bu süresiz oturma eylemine katılacaktır. Bir an evvel CPT İmralı ya gitmeli ya da neden gitmediğini kamuoyuna açıklamalıdır"' denildi.
Ak ve CPT genel güvenlik sorumlulaları da talebi yetkililere ilettiklerini ve yarına kadar kendilerine bir cevap verileceğini belirttiler.
Kartal: Eylemleri büyütelim
KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal eylem çadırında son siyasal gelişmeleri değerlendirdi. Kartal, "Hareketimiz bu gün bütün ortadoğu halklarına öncülük etmektedir. Bu nedenle Önder Apo nun yaşamı ve özgürlüğü Kürt halkı başta olmak üzere bölgedeki bütün halkları da bu denli ilgilendirmektedir" şeklinde konuştu.
Gençler etkinliklerde yer almalı

Almanya’nın başkenti Berlin’de yaşayan Rojavalı Fewzi Efrîn, „Önder Apo için geldim. 2 seneden beri ondan haber alamıyoruz. Varımız yokumuz bir önderimiz var, biz de ona sahip çıkarak özgürlüğünü sağlayarak, onurumuzu da Kürtarmış olacağız. Gençlerimiz Avrupa’nın her yerinde kendilerine sahip çıkarak bu eylem ve etkinliklerde yer almalıdır“ diyor.
‘Önderlik için geldik’

1982’den bu yana İsviçre’nin Basel kentinde yaşayan Pazarcıklı Fidan Kartalkanat, süreklı dernek ve siyasi çalışmalar içinde yer aldığını belirtiyor. Kartalkanat, „İki şehidimiz var; Ali Bilecan (Dr Welat) ve Kemal Özsönmez (Cihan Sinemilli). Önderlik için geldik. Onun sağlığı ve özgürlüğü için buradayım. Çok endişeliyiz. Her zaman da alanlarda olacağız ta ki özgürlüğüne kavuşana kadar“ şeklinde konuşuyor.
‘Kendimi CPT’nin kapılarına zincirlemeye hazırım’

Bochum’da yaşayan 4 çocuk annesi Seyran Yıldırım Midyat’ın Mizîzexê köyünden. 1976 da Almanya’ya gelen Yıldırım, „Önderliğin yaşamına yönelik o haberi yaydıklarında çok etkilendim. Arkadaşlar çağırdı ve hemen çıktık. Ben yüreğime ateş salsam, kendimi yaksam ancak biraz rahatlarım. Kendimi CPT’nin kapılarına zincirlemeye hazırım ve onları lanetliyorum“ mesajı veriyor.

18 yaşında olan Mazlum Qamışlo, 3 yıldır Almanya’da yaşıyor. Bir haftadan bu yana oturma eyleminde olan Mazlum Qamişlo şunları dile getiriyor: “Serok dendiğinde akıma dilim ve özgürlüğüm geliyor. O olmasaydı şimdiye kadar Kürtçe ve Kürtlük kalmamıştı. Tecrit ve işkence son buluncaya kadar eylem ve etkinliklerimize devam edeceğiz. Biz, Serok Apo’nun gençleriyiz ve düşmanlar asla bizi yıldıramayacaktır. Tüm Kürt gençlerini buraya gelmeye çağırıyorum. Avrupa’daki tüm gençler bu eylemlere katılmalıdır. Halkımızla hep birlikte direneceğiz ve mutlaka başaracağız.“
‘Önderimize sahip çıkmalıyız’

Paris’ten eyleme katılan Xinisli 25 yaşındaki Gökhan Peker ise duygularını şöyle anlatıyor: “Eylemin sonuna kadar da burada kalacağım. Direneceğiz ve bizden ne istenirse her türlü fedakarlığa da her Kürt genci gibi ben de hazırım. Önderimize layık olarak hareket ederek. ‘Apocuyum’ diyen herkes Serok Apo’ya sahip çıkmalıdır. Tüm Kürt gençlerine çağrım, alanlara çıkmalı ve önderimize sahip çıkmalıyız.“
‘Başkanın özgürlüğü onur borcumuz’

Mahbube Zerey ise İsviçre’nin Basel kentinden eyleme dahil olmuş. Hezex’in Zinaraxê köyünden. 27 yıldır Avrupa’da yaşıyor. 30 yıl önce eşi Abdulhalim Zerey (Haci) gerilla saflarında şehit düşmüş. „Kanımın son damlasına kadar Başkanımla ve şehitlerimleyim. Başkanın özgürlüğü bizim onur borcumuzdur“ diyor.