
Cezaevindeki 8 bin tutsak, 1 Aralık tarihinden itibaren cezaevi koşulları, siyasi soykırım ve KCK Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi protesto için dönüşümlü açlık grevinde. Grev 2. haftayı geride bırakırken tüm PKK ve PAJK’lı tutsaklar adına Deniz Kaya yazılı açıklama yaptı. Cezaevlerinde yeni sansür-sürgün ve sindirme politikalarının hayata geçirildiğini belirten Kaya, 12 Eylül dönemini aşan baskı ve hak ihlallerinin yaşandığını kaydetti. Baskıların arttığına dikkat çeken Kaya, „Arkadaşlarımızın bulunduğu tüm cezaevlerinde, gün geçmiyor ki, bir işkence haberi gelmesin gün geçmiyor ki, zoraki sevkler yaşanmasın, gün geçmiyor ki, saldırı olmasın“ dedi.
Kürtçe yasak
Cezaevlerinde Kürtçenin serbest olduğu yönünde devlet yetkililerinin açıklamalarına atıfta bulunan Kaya, bunun kocaman bir yalan olduğunu belirtti: „Türkiye Başbakanı ve AKP Hükümeti, utanmadan, cezaevlerinde Kürtçeyi serbest yaptıklarını ve tutsakların kendi anadilleriyle konuştuklarını söylüyor. Buradan tüm kamuoyuna ilan ediyoruz; bu kocaman bir yalandır, aldatmacadır, kandırmadır! Cezaevlerinde dün olduğu gibi, bugün de anadilimizi kullanmamız engellenmektedir.“
Muhalif yayına izin yok
Kürtçe yasağından yayınların da nasibini aldığına işaret eden Kaya, şöyle devam etti: „Kürtçe olan hiçbir yayın ya verilmemekte ya da çeviri-tercüman parası adı altında bizlerden zorla para alınmak istenmekte, bunu kabul etmediğimiz durumlarda ise anlaşılmayan-sakıncalı yayın denilerek bizlere verilmemektedir. Hiçbir muhalif-demokrat gazete, dergi, kitap verilmemektedir. Ailelerimizin posta ile yolladığı eşyalar ya kaybolmakta ya da kullanılmaz hale getirilip verilmektedir.“
Ağır hastalar tedavi edilmiyor
Haftalık 10 saat ortak alan uygulamasının resmiyette var olmasına rağmen, hiçbir cezaevinde uygulanmadığını vurgulayan Kaya, „Arkadaşlarımıza tecrit içinde tecrit yaşatılmaktadır. Ortak alanlar ya hiç uygulanmamakta ya da göstermelik bir biçimde uygulanmaktadır. Ağır hasta ve ölüm sınırında olan arkadaşlarımız bilinçli bir biçimde tedavi edilmiyor, hastane sevkleri yapılmıyor, verilmesi gereken ilaçlar verilmiyor, verildiği zaman ise idareler, hastanede ücretsiz verilen ilaçları para karşılığı satıyor“ dedi.
İtirafçılık ve ajanlık
Cezaevi idarelerinin, ailelerce yatırılan paraları, ‘döner sermaye’ adı altında bilinmeyen işlerde kullandığını ve bundan rant elde ettiklerini de ekleyen Deniz Kaya, ajanlık ve itirafçılık dayatmasına işaret etti: „Yeni tutuklanan arkadaşlarımız zorla itirafçıların arasına sokulmak istenmekte, ajanlık dayatılmaktadır. Ailelerimize insanlık dışı aramalar dayatılmakta, çırılçıplak soyulması istenmekte, kabul etmeyenlerin ziyaret hakları engellenmektedir.“
Tavrımız sertleşir
AKP Hükümeti ve Adalet Bakanlığı’na „Bu baskı, işkence, anti demokratik uygulama ve demokratik sindirme politikalarına son verin“ çağrısında bulunan Deniz Kaya, „Aksi takdirde tavrımızı daha da sertleştirmekten kaçınmayacağız. Tavrımızın daha da sertleşmesi durumunda olabileceklerden-yaşanabileceklerden bizler değil, AKP hükümeti ve bakanlık sorumlu olacaktır“ dedi.
Cezaevleri incelensin
Demokratik kamuoyuna da cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı duyarlılık çağrısı yapan Kürt tutsakların temsilcisi Deniz Kaya, „Özellikle Osmaniye Cezaevi’nde kalan arkadaşlarımızın can güvenliği bulunmamaktadır. Osmaniye cezaevinde kalan arkadaşlarımız, gün aşırı işkence görmektedir, bu cezaevinde her an bir ölüm haberi gelebilir. İnsan hakları savunucularını ve özellikle Meclis’te grubu bulunan partileri, başta Osmaniye Cezaevi olmak üzere, tüm cezaevlerinde inceleme yapmaya“ çağırdı.
Açlık grevi devam edecek
Açlık grevine neden olan maddi koşulların devam ettiğini belirten Deniz Kaya, ailelerine ve Kürt halkına şu mesajı verdi: „Türk sömürgeciliğinin bu vahşet ve soykırım politikaları devam ettiği sürece, açlık grevi eylemimiz devam edecek ve bu kararımızdan geri adım atmayacağız. Kararımız kesindir, hiçbir baskı ve sindirme politikası, bizleri bu kararımızdan vazgeçiremez. Başta ailelerimiz olmak üzere, tüm halkımızı, demokrat çevreleri duyarlı olmaya ve serhıldan hareketine güç vermeye çağırıyoruz.“
ANF/HABER MERKEZİ