Rehin tutulan DTK Eşbaşkanı ve HDP Milletvekili Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi eylemi, tüm cezaevlerine yayıldıktan sonra dün itibarıyla Meclis’e de taşındı.

HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan ve DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ile 8 vekil, Öcalan’a dönük tecridin kaldırılması talebiyle başlatılan açlık grevlerine Meclis’ten katıldı. Buldan, tecridin en çok konuşulması gereken yer olduğu için Meclis çatısı altında başlattıklarını söyledi.

DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’e destek vermek amacıyla açlık grevleri başlatılan il binaları arasında yer alan Mersin’de polis saldırıp eylemcileri gözaltına alınca HDP, büyütme kararı almıştı. Karar, dün itibariyle uygulanmaya başlandı. HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan’ın da olduğu 10 milletvekili Meclis’te açlık grevi başlattı. Grup Toplantı Salonu’nda yapılan açlık grevi eylemi iki gün sürecek. Eyleme başlanması öncesinde Buldan, kısa bir açıklama yaptı. Buldan, şunları söyledi:

Bu eyleme kulak verilmeli

”Leyla Güven’in, 27 gündür Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması için girdiği eyleme destek olmak istiyoruz. Bu sorun sadece Leyla Güven’in sorunu değil, sadece HDP’nin de sorunu değil. Bu sorun Türkiye’nin sorunu. Türkiye halklarının gündeme alması gerekiyor. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit, tüm Türkiye halklarına yöneliktir. Kürt sorunu çözülmeden hiçbir kaos çözülmez. Sayın Öcalan 3 yıldır ağır tecrit koşullarındadır. Biz de Meclis çatısı altında, yani en çok konuşulması gereken yer olduğu için bu açlık grevini bu çatı altında başlatmış oluyoruz. Mutlaka bu eyleme kulak verilmeli ve sahip çıkılmalı. Tecridin kaldırılmasının Türkiye’nin yarınları, demokrasisi için önemli. Bu direniş başka mekanlarda başka yerlerde devam edecek.”

Buldan ile birlikte açlık grevine başlayan vekillerin isimleri şöyle: DTK Eşbaşkanı ve Ağrı Milletvekilli Berdan Öztürk, Mithat Sancar, Dilan Dirayet Taşdemir, Kemal Bülbül, Şevin Coşkun, Serpil Kemalbay, Habip Eksik, Züleyha Gülüm ve Erdal Aydemir.

Taşdemir: Geri adım atmayacağız

Açlık grevine giren Ağrı Milletvekili ilan Dirayet Taşdemir, hükümetin talepleri görmek yerine Mersin’de olduğu açlık grevi eylemine saldırdığını belirterek, şunları fade etti: ”Leyla Güven’nin sesinin büyümesini istemiyor. Bu sesten korkan bir AKP-MHP politikasıyla karşı karşıyayız. Biz HDP milletvekilleri olarak bu politikalara karşı geri adım atmayacağız. Onlar saldırdıkça bu eylemi, direnişi büyüteceğiz. Leyla Güven’in talebi Sayın Öcalan’ın üzerindeki tecritin kaldırılmasıdır. Bu talep karşılanmayana kadar eylemler sürecek. Bir kadın, Kürdistanlı ve vekil olarak yaşanan krizin çözümüne katkı sunmak istiyoruz. Ekonomik, sosyal ve kültürel bir kriz var. Bu sorunların çözümü için tecriti kırılması gerekiyor.”

Aydemir: Güven’in eylemi görülmeli

Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, seçilmiş bir milletvekili olan Leyla Güven’in, yargının adeta akıl tutulması halinden kaynaklı tutuklu bulunduğunu söyledi. Aydemir, ”Hem demokrasinin, barışın, düşünce özgürlüğünün içinde bulunduğu duruma dikkat çekmesi açısından hem de 3 yıldır Sayın Öcalan üzerinde uygulanan tecridin son bulması bakımından anlamlı ve önemlidir. Bizler de Leyla Güven arkadaşımızın durumuna dikkat çekmek için açlık grevi eylemini Meclis’te başlattık” şeklinde konuştu.

Eksik: Talebi talebimizdir

Meclis’te açlık grevine başlayan Iğdır Milletvekili Habip Eksik, ”Leyla Güven’in talebi talebimizdir” diyerek, Türkiye’de barışın inşa edilmesi için İmralı’da uygulanan tecridin kaldırılması gerektiğini söyledi. Eksik, bu barışçıl eylemlere herkesin destek vermesi istedi.

Bülbül: Irkçı ablukaya karşıdır

Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ise şunları söyledi: ”Bu tecrit Sayın Öcalan üzerinde uygulanmaya başlayıp aslında bütün Türkiye’ye yayılan, hemen herkesin derdest edildiği bir toplumsal tecride dönmüş durumda. Sayın Öcalan’ın o politik misyonu, toplumsal karşılığı Kürt Halk Önderi olmasının yanında Ortadoğu’ya, Kürt sorununa, Türkiye’nin sorunlarının çözümüne politik fikiler, öneriler yapan ve sistematik olarak bu konuda politika üreten bir kişidir.  Dolayısıyla tecrit, düşünceye, halka, siyasete uygulanmış anlamına geliyor. Biz hem Sayın Öcalan üzerinde uygulanan tecridi hem de Türkiye, Kürdistan halkları ve siyaset üzerinde uygulanan tecridi eşzamanlı ve birbirinin içine geçmiş olarak algılıyoruz. Bu tecride karşı eylemimiz bütün ırkçı gerici ablukayı ortadan kaldırmayı amaçlayan meşru, demokratik, haklı bir eylemdir.

ANKARA


Vekiller kendi illerinde de eylemde

HDP milletvekilleri Amed, Van, Batman, Muş, İstanbul, Mersin ve Urfa’da da açlık grevlerini sürdürüyor.

Önceki gün Mersin, Amed ve Van’da partili milletvekilleri tarafından başlatılan 3 gün süreli açlık grevi eylemlerine dün yeni merkezler ve isimler dahil oldu. İstanbul’da partili vekillerden Hüda Kaya, Dılşad Canbaz, Ali Kenanoğlu ve Saruhan Oluç açlık grevine başladı. Milletvekillerinin açlık grevine başladığı salona ”Leyla Güven haklıdır. Mutlak tecrit kaldırılmalıdır” pankartı asıldı.

Parti Sözcüsü Saruhan Oluç, Güven’in milletvekili olduğunu ve hukuksuz bir şekilde rehin tutulduğunu hatırlatarak, ”Ancak bu açlık grevi kendisiyle ilgili olan bir açlık grevi değildir. Esas itibariyle 4 Nisan 2015’ten bu yana Sayın Öcalan’a yönelik tecride tepki olarak başlatılan bir grevdir. Bu tecridin sadece Öcalan’a karşı olmadığını, Kürt halkına, barışa yönelik olduğunu bilir. Bütün bunları bildiği için insanlık dışı uygulamaya karşı açlık grevine başlamıştır. Biz de bu açlık grevine destek veriyoruz” dedi.

 Zor bir dönemden geçildiğini vurgulayan Oluç, şunları söyledi: ”Barış ve demokrasi mücadelesi bizler için hiçbir zaman durdurulabilecek, vazgeçilecek bir mücadele değildir. Her seferinde mücadele ile koşulları değiştirmeyi başardık. Bir kez daha barışın konuşulduğu bir dönemi yaratmanın amacındayız. Bunun için de elimizden geleni yapacağız.”

Oluç, Leyla Güven’in bir an önce hukuka uygun davranılarak tahliye edilmesi gerektiği üzerinde de durdu. Oluç, ”Yine Umuyoruz ki İmralı‘da 5 Nisan 2015’ten bu yana devam eden tecride son verilir. İmralı tecridinin sona ermesi, tüm siyasi tutukluların özgürlüklerine kavuşması için verdiğimiz mücadelede kararlıyız” diye konuştu.

Devlet adım atsın

 Urfa’da da partili milletvekillerinden Ayşe Sürücü ve Ömer Öcalan, il örgütü binasında 3 günlük açlık grevine başladı. Eyleme, Milletvekili Nusrettin Maçin, il ve ilçe örgütleri yöneticileri ile Barış Anneleri de destek verdi.

“Kararı kararımızdır, tecrit insanlık suçudur” pankartı asılan odada başlattıkları eyleme ilişkin açıklama yapan Ömer Öcalan, “Leyla Güven’in talebi halkımızın ve bizim taleplerimizdir. Sayın Öcalan’ın Kürt sorununun çözümünde oynadığı rol ve misyon önemlidir. Bu noktada devletin geri adım atması gerekiyor ve Öcalan üzerinde sürdürülen mutlak tecridin son bulması gerekiyor” dedi.

Van’da destek ziyaretleri

 Van’da önceki gün Milletvekili Muazzez Orhan tarafından başlatılan eyleme dün partili vekiller Sait Dede ve Murat Sarısaç da dahil oldu. Açlık grevi eylemlerini partilerinin il örgütü binasında sürdüren milletvekillerine partililerden yoğun destek geldi. Sabah saatlerinden itibaren parti binalarının yolunu tutan kent halkı, milletvekillerini ziyaret edip, desteklerini sundu.

Polis engellemeye çalıştı

 HDP Şırnak Milletvekilleri Nuran İmir, Hasan Özgüneş ve Hüseyin Kaçmaz, üç günlük açlık grevine başladı. HDP Şırnak İl binasında yapılacak grev önce kentteki bütün DBP ile HDP’li il ve ilçe yöneticilerinin katılımıyla bir açıklama yapıldı. Açıklama için ilçelerden gelen heyetler polis noktalarında durdurularak GBT’ye tutuldu. HDP Şırnak Milletvekilli Nuran İmir, “27 gündür Leyla Güven’in açlık grevi devam ediyor. Biz HDP ve barış isteyen demokrasi güçleri olarak bu direnişi kutluyor ve selamlıyoruz. HDP 6 milyon insanın iradesidir. Değil bu 6 milyonu iki kat fazlasını da gelip alsalar bizim özgürlük ve barış mücadelemizi kıramayacaklar. Leyla Güven’in talebi milyonlarca insanın talebidir” diye konuştu.

En barışçıl eyleme bile barbarca

Leyla Güven’in eylemine bir destek de Mardin’den geldi. HDP Mardin Milletvekilleri Ebru Günay ve Tuma Çelik ile il ve ilçe yöneticileri üç günlük açlık grevine başladı. HDP Mardin il binasında yapılacak olan açıklama öncesi Mardin Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı asayiş ve TEM şube ekipleri zırhlı araçlarla parti binasının önüne konumlandırıldı. Açlık grevine giren vekillerden Tuma Çelik, şöyle konuştu: ”Dünyanın en demokratik ve en barışçıl eylemine dahi en barbar şekilde saldırıyor ver baskı geliştiriyor. Bunun çözüm olmadığını, kimseye faydasının olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Biz haklıyız, Leyla Güven haklıdır. Dolayısı ile biz bu haklılığımızı her yerde ortaya koyacağız. Tecrit bir insanlık suçudur ve en kısa zamanda da kaldırılması gerekmektedir.”


İmralı kapısının kilidi kırılacak

 HDP Eşbaşkanı Buldan: Özellikle son üç yıldır Kürtler üzerinde oynanmaya çalışılan uluslararası büyük bir oyun var. Bu, Kürtleri bir yüzyıl daha statüsüz bırakma planıdır. Sayın Öcalan bu oyunları bozacak güçte bir lider olduğu için tecrit altındadır.

 DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, bu tehlikeli gidişata son verilmesi için açlık grevinde. Amed’deki zindandan yükselen bu direniş, İmralı’nın kapısına vurulan kilidi mutlaka ama mutlaka kıracaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın!

HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan, Türkiye kamuoyunun tecritle geliştirilen büyük oyunu ve komployu görmesi gerektiğini belirterek, ”Hep birlikte direnirsek, mücadeleyi yükseltirsek bu komployu boşa çıkarabiliriz” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Pervin Buldan, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. HDP’nin grup toplantısına, ücretlerini alma ve çalışma koşullarının düzeltilmesi talebiyle eylem başlatan Mamak TOKİ işçileri ile İstanbul, Amed, Mersin, Urfa ve Ankara’dan tutuklu yakınları katıldı.

 “AKP-MHP Saray iktidarının ülkeyi getirdiği nokta tam anlamıyla bir uçurumdur, çöküştür” diyen Buldan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecridin bu süreçten ayrı ele alınmayacağını, tecridin faşizm sürecinin merkezinde durduğunu söyledi. Buldan, şöyle devam etti: “Mesele sadece bir kişiye tecrit değildir. İmralı’nın kapısına vurulan kilit; tüm ülkeye, demokrasiye, adalete, bir arada yaşama iradesine vurulmuştur. Tüm ülke aslında kilitlenmiştir. İmralı’da insanlığa aykırı bir biçimde daracık bir hücreye kapatılan elbette sadece Sayın Öcalan değildir. Aslında o hücreye kapatılan; ülkenin ta kendisidir! Halkların umudu ve geleceği o hücreye hapsedilmiştir. AKP, tecritle kendi döneminin 15 Şubat komplosunu devreye koymuştur. Bunu tek başına değil, uluslararası güçlerin de desteğiyle sürdürmektedir.

Kürtler üzerinde uluslararası oyun

 Özellikle son üç yıldır Kürtler üzerinde oynanmaya çalışılan uluslararası büyük bir oyun var. Bu öyle bir oyun ki; Kürtlerin şehirleri, doğaları ve bedenleri ile kazandıklarını boğmayı amaçlıyor. Bu oyun Kerkük ve Efrîn ile kendini gösterdi. Sur, Cizre, Şırnak, Gever yıkılarak oynanmak istenen talancı oyun sürdürüldü. Seçilmişler rehin alınarak, gaspçı/sömürgeci kayyumlar atanarak bu oyuna bir kez daha sahip çıkıldı. Aynı oyun, Kuzey Suriye’de Kürtlerin kazanımına karşı sürdürülüyor. Bu oyun; Kürtleri bir yüzyıl daha statüsüz bırakma planıdır.

Öcalan oyunları bozacak güçtedir

Sayın Öcalan bu oyunları bozacak güçte bir lider olduğu için kendisine karşı insanlık dışı tecrit uygulanmaktadır. Sayın Öcalan, önemli bir şahsiyet, bir mücadele insanı, önemli bir düşünür ve hem Ortadoğu’nun hem Türkiye’nin kaderini değiştirecek tarihi bir liderdir. Türkiye halklarının bir arada yaşamının teminatıdır Sayın Öcalan. AKP-MHP rejimi tecritle halkları karşı karşıya getirmeye yönelik çok tehlikeli bir politikanın içerisindedir. Bundan biran önce hükümeti vazgeçmeye çağırıyoruz.”


İmralı kapısına vurulan kilit kırılacak

 DTK Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in tehlikeli gidişata son verilmesi için açlık grevine başladığını vurgulayan Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Amed zindanından yükselen bu direniş, İmralı’nın kapısına vurulan kilidi mutlaka ama mutlaka kıracaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın! Önceki komplolar nasıl boşa çıkarıldıysa tecritle İmralı’da zamana yayılmış idam komplosunu boşa çıkarmak hepimizin önünde tarihsel bir sorumluluk olarak durmaktadır. Türkiye kamuoyu da tecritle geliştirilen büyük oyunu ve komployu mutlaka ama mutlaka görmelidir. Kendisine dayatılan bu faşizme karşı mutlaka karşı çıkmalıdır. Hep birlikte direnirsek, mücadeleyi yükseltirsek bu komployu boşa çıkarabiliriz. Tecrit kilidi kırılmadan, hukuka, demokrasiye vurulan kilidin asla kırılamayacağını hepimizin bilmesi gerekmektedir. Buradan tüm halkımızı ve demokratik kamuoyunu Leyla arkadaşımızın direnişini her yerde sahiplenmeye, aynı talepler etrafında kenetlenerek direnmeye çağırıyoruz.”