Soykırım saldırılarının 118 gündür sürdüğü yasaklı Şirnex, bayrama bomba ve atış sesleri ile uyandı. Ellerinde şeker torbaları ve bayramlık kıyafetlerini giyen çocukların, fistanlarını giyip ev ziyaretlerinde bulunan kadınların, birbirlerine esprileri patlatan gençlerin, ellerinde bastonlarıyla telaşla bayram namazına yetişmeye çalışan yaşlıların olmadığı sokakları boş Şirnex, mahallelerini yıkan devlete karşı inadına direniyor. Terk etmeyen, onu görmek için karşısına çadır ve çardak kuran ve kurdukları o derme çatma çadır ve çardaklarda zor yaşama rağmen direnen bir halkı var Şirnex’in. 

Topraklarını terk etmemekte kararlı olan Şirnex halkı, bu yüzdendir ki, buldukları sulak ve yaşanılabilir yerleri mesken tutmuş durumda. Bazı aileler, Şirnex’in karşısına çadır kuran aileler kadar şanslı olmazsa da onlar da coğrafyaları ile bütünleşen dağları mesken tuttu. Direniş çadırlarını Besta bölgesi ve Herekol Dağı arasında kalan Guzîqûrgê köyüne kuran Şirnexliler, havanın ısınmasıyla birlikte, yüksek tepelerdeki Sîne köyüne geldi. 


Zorluğa göğüs geriyorlar

Şirnex’in Qileban (Uludere) ilçesine bağlı Sêgîrgê (Şenoba) beldesine yaklaşık 15 km uzaklıkta olan Sîne köyü, 90’lı yıllarda boşaltılan köylerden biri. Yolu taşlı ve engebeli olduğu için traktörle ulaşılabilen Sînê, şimdilerde Şirnex’ten göçertilen yaklaşık 10 aileye ev sahipliği yapıyor. Hayvanları ile birlikte, Sînê’ye geçici süreliğine yerleşen Şirnexliler, tepelere kurdukları çadırlarda yaşamlarını zor olsa da sürdürüyor. Herhangi bir ihtiyaç durumunda Sêgîrgê’ye gitmek isteyen Şirnexliler, patika yollardan yürüyerek 3 saatte ancak merkeze ulaşabiliyor. Sürekli askeri gözetim altında olan Sînê’deki aileler, çevrelerine yapılan top atışlarıyla sürekli taciz edilse de, tüm bu zorlu yaşama birlikte göğüs gererek, bir an önce topraklarını dönecek günü bekliyor. 


‘Topraklarımızdan çıkmayacağız’

Üçüncü göçü yaşayan 80 yaşındaki Abdulkerim Kabul, doğup büyüdüğü Avyan bölgesindeki Bacit köyünde 90’lı yıllarda göçertildiğini ve yerleştiği Şirnex’ten de 1992 yılında evi yakılarak göçe zorlandığını dile getirdi. Bugün de üçüncü kez devlet tarafından göçertildiğini ifade eden Kabul, “Bu sene yine evimi yakıp yıktılar. Ama devlet bilsin ki bizi ne kadar öldürse de, evimizi yakıp yıksa da kendi topraklarımızdan çıkmayacağız, batıya gitmeyeceğiz” dedi. 


‘Yaksalar da asimile olmayacağız’

Çocuklarının bayramda evde olmak istediğini aktaran Zeynep İke de, Şirnex özlemini şu sözlerle dile getirdi: “Şirnex açılsa da gitsek artık evimize. Evimizi yıkmışlarsa bile kendi toprağımızda kalıp evimizi inşa edeceğiz. Çocuklarım, ‘Anne ne zaman evimize döneceğiz?’ diye soruyor” dedi. İke, “Bizi ne kadar da göçertseler de, öldürseler, yaksalar da asimile edemezler, kendi topraklarımızı kimseye bırakmayız. Ölsek de topraklarımızda öleceğiz” diye konuştu.


 ŞIRNAK