
'Zulüm insanları güçlendirir'
Güney Amerika ülkesi Şili'nin güneyi ile Güney Arjantin'in gerçek Kızılderili sakinleri Mapuche halkından Millaray Painemal de, Mapucheli kadınlar olarak genel direniş hatlarının Mapuche halkının haklarının devamının sağlanması olduğunu belirtti. Painemal, "Buraya gelerek verilen mücadelede Kürt kadınlarıyla bir çok ortak noktamızın olduğunu gördüm ve onur duydum. Kürtlerin de direniş tarihi var.Kadınlar direnişin önemli bir parçası. Burada direniş deneyimleri var" diyerek, Kürt kadın hareketinin organize bir mücadele hattı oluşturduğunu kaydetti. Bir süre İsveç'te kaldığını ve orada İsveç Kürt Hakları Komisyonu ile tanışma fırsatı bulduğunu dile getiren Painemal, "Paris'te Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan'ın katledilmesi beni çok üzdü. Öldürenler açısından çok mantıksız bir hamleydi. Çünkü bu tür zulümler insanları ancak güçlendirir ve daha fazla mücadele için umut sağlar" dedi.
Feminist kongre yapılacak
Güney Amerika'nın Peru Cumhuriyeti'nden Carmen Blanco ise, farklı sosyal sınıf ve kültürden kadınları biraraya getiren ortak temellerin olduğunu belirterek, Peru'da kadın mücadelesinin giderek büyüdüğüne dikkat çekti. Önümüzdeki sene tüm Karayiplerden ve Güney Amerika'dan kadınların katılacağı feminist bir kongre gerçekleştireceklerini belirten Blanco, "Feminist örgütlenmeler kadınlar arasında güç kazanmak amacıyla önemli. Kürdistan'da baskılara karşı özgürlük mücadelesini geliştiren kadınlar var. Biz de dayanışma ve ortak ruh ile önemli kazanımlar elde edebiliriz" diye konuştu.
'Kürdistan'ı anlatacağız'
Bir diğer Mapucheli Sılvıa Leıva da, "Buradaki kadınların örgütlü mücadelesine benzer süreçleri bizim de yaşadığımız söylenebilir. Burada ve Arjantin'de 5 Mayıs Meydanı'ndaki anneler gibi hissediyorum" dedi. Mapuche halkının kolonileşme tarihi boyunca baskı gördüğünü ve Mapucheli kadınlara mücadele anlamında çok önemli bir rol düştüğünü kaydeden Leıva, Mapuche halkının Mapuduku dilini kullandığını, ancak orada da Kürt halkına buradaki hükümetlerin yaptığı gibi Şili hükümetinin kendilerine, "Biz Şililiyiz, burada İspanyolca konuşulur" dediğini aktararak, "Biz Güney Amerikalı Latin kadınlar, evlerimize döndüğümüzde Kürdistan'da yaşanılanları anlatacağız ve gündeme getireceğiz. Sizlerden beklentimiz de benzer şekilde yerli kadınların mücadelelerini gündemleştirmek ki, daha sağlam köprüler kurulabilsin. Ayrıca bunu kalpten söylüyorum; Kürt kadınlarının mücadelesi benim mücadelemdir. Buradayım, burada Kürdüm ve yerliyim!" diye konuştu.
Santiago ile ortak noktalar
Şili'nin başkenti ve Metropolitan bölgesi sınırlarında kalan Santiago halkından Gilda Cordova, kadınların yaşadığı en büyük sorunların başında kadına yönelik şiddetin geldiğine işaret ederek, "Bu anlamda Kürdistan kadınlarıyla bir çok ortak noktamızın olduğunu düşünüyorum" dedi. Bölgelerinde kadına yönelik şiddetin çok yaygın olduğunu kaydeden Cordova, şiddete karşı mücadele yürüttüklerini, bunun karşılığında olumlu gelişmelerin yaşandığını, ancak yetersiz olduğunu söyledi.
Ardından konuşan Mêrdîn'in Nisêbîn İlçesi Belediye Başkanı Ayşe Gökkan da, Kürt kadınları olarak çok acılar çektiklerini ve büyük bedeller ödediklerini belirterek, "Yüz binlerce Kürt katledildi. Köylerinden göçertildi. Binlerce Kürt zindanlara atıldı. Tüm bunlara rağmen, kimsenin hayal etmediği ve umut etmediği mücadele ve direnişi biz Kürt kadınları olarak gerçekleştirdik. Umutlarımızı ve hayallerimizi unutmadık. Biz çok şanslıyız ki; Önder Apo hem kadınları hem de halkımızı toprağın altından çıkardı" diye konuştu.
Toplumsal kurtuluş kadınla olur
Dünyadaki demokratik, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü yaşamın kadın kurtuluşuna bağlı olduğunu da kaydeden Gökkan, toplumsal kurtuluşun kadın kurtuluşu ile mümkün olacağını belirtti. Paris'te katledilen üç Kürt kadın siyasetçiye ve Fransa hükümetinin tutumuna değinen Gökkan, Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in tüm dünya kadınları tarafından sahiplenildiğini ve 3 Kürt kadının tüm dünya kadınlarının özgürlük mücadelesini sembolize ettiğini ifade etti. Rojava devriminin temelinde kadın mücadelesi olduğunu sözlerine ekleyen Gökkan, Kürdistan'da süren direnişin içinde kadının öncü rolü olduğuna dikkat çekti. Amed'de 1'incisi gerçeklen Ortadoğu Kadın Konferansı'nın Ortadoğulu kadınların kendi inisiyatifi ile gerçekleştirildiğini de belirterek, bu konferansın Ortadoğu ve dünya kadınları açısından oldukça önemli olduğunu söyledi.
'Demokratikleşmede etkiliyiz'
BDP Êlîh Milletvekili Ayla Akat Ata ise, Latin Amerikalı kadınlara Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan çözüm sürecini anlattı. Kürt kadınları olarak en alt zeminden örgütlenerek kendilerini var ettiklerini kaydeden Ata, "Örgütlü yapılarla parlamentoya girerek, kendimizi siyasal zemine taşıdık" dedi.
Türkiye'deki siyasal sistem içerisinde demokratikleşmede kalıcı bir etkilerinin olduğunu söyleyen Ata, 2013 yılının başı itibariyle Kürt siyasetçilerin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın yanına gönderilerek, bir diyalog sürecinin başladığını ifade etti. Ata, "Biz Kürt kadınları Sayın Öcalan'ın kadına biçtiği rolün ne kadar ağır bir sorumluluk olduğunu biliyoruz. Sürecin toplumsallaşabilmesi ve toplumun aynı şekilde sürece dahil olabilmesi için müzakere ve diyalog yollarının sürekli açık tutmak için mücadele ediyoruz. Bu tarihi bir süreç" diye belirtti.
'Çözüm için mücadelede kararlıyız'
Ata devamla, "Kürt kadınları hem sorunların tarafı olarak böyle bir sürecin içinde, hem de bu sorunun demokratik çözüm noktasında mücadele etmede kararlı. Türkiye'de ilk defa Kadın İçin Barış Girişimi tüm sesleri, renkleri, kadın sesleri ve renklerini içinde barındırarak çalışmalarına başladı, konferansını gerçekleştirdi" dedi.
Kürt kadınlarının örgütlenme biçimlerini anlatan Ata, "2004 yılında ilk defa hem siyasi parti çatısı altındaki kadın kollarının hem de sosyal alanda yani sendika, dernek ve vakıflarda örgütlü olan kadınların biraraya gelerek platformumuzu oluşturduk" diye kaydetti.
Örgütlenme önemli
Daha sonra konuşan Bolivyalı Millaray Painemal, 1990'lı yıllardan başlayarak Şili'deki kadın örgütlenme mücadelesini ve kadınların örgütlü mücadelesi karşısında devletin sergilediği tutumu anlattı. Kadın örgütlülüğünün erkek egemen yasalar karşısında ancak birliktelik ruhu ile kazanım sağlayabileceğini kaydeden Painemal, kadın özgürlük mücadelesindeki örgütlülüğün önemine dikkat çekti. Kadına karşı taciz, tecavüz ve şiddete değinen Painemal, "Biz yerli, dağlardaki ve şehirlerdeki kadınların bu duruma karşı örgütlü davranarak bu şiddete dur diyebiliriz" dedi. Painemal'in ardından söz alan, EPİDEM Koordinatörü Neslihan Başak Kürt kadın özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınların mücadelesini anlattı. Başak, Kürt kadının öncü misyonuna dikkat çekerek, Kürt kadınının Kürt siyasal hareketi içinde önemli bir yeri olduğunu kaydetti. Konuşmaların ardından kadın buluşması sonlandırıldı.
DİHA/AMED
Çadır eylemleri sürüyor
Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) ve BDP Kadın Meclisi öncülüğünde HPG’lilerin başlattığı Demokratik Çözüm Yürüyüşü sürecini izlemek amacıyla kurulan Demokratik Çözüm Çadır eylemleri devam ediyor.
Şirnex’in Gundikê Melê beldesinde kurulan çadırı Silopî BDP ilçe örgütü devralırken, Amed ve Şirnex’ten giden KESK’li kadınlar ziyaret etti. KESK burada yaptığı açıklamada, böyle bir süreçte bu çadırın kurulmasını anlamlı olduğu belirtilerek, “Bu sürecin heba edilmemesi ve Türkiye’de barışın eşit, kalıcı olması için tarihi bir fırsat içindeyiz. Emekçilerin ekmeğinin küçülmesine, sağlık ve eğitim hakkından kesilip savaş politikalarına aktarılmasına neden olan çözümsüzlükte ısrara ve asimilasyon politikalarına bir an evvel son verilmelidir. Emekçiler olarak bu uğurda üzerimize düşeni yerine getirmeye devam edeceğiz” denildi.
Basklı kadınlardan ziyaret
Dêrsîm’deki çözüm çadırı da, İspanya’nın Bask bölgesinden giden feminist bir grup tarafından ziyaret edildi. Basklı kadınlar iki gün boyunca eylem yerinde anneler ile birlikte nöbet tutacak. Her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği çözüm çadırında düzenlenen halk kürsüsünde yurttaşlar görüşlerini dile getiriyor.
Wan’da ise, Payîzava ilçesi Nordız Mervana Bölgesi’ndeki çadıra yoğun ziyaretler devam ediyor. 10 gün önce açılan ve BDP il ve ilçe yöneticilerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşları tarafından 2’şer günlük dönüşümlü nöbetin tutulduğu çadıra, aralarında Halkların Demokratik Kongresi, Halkın Demokratik Partisi Wan İl Örgütü’nün yanı sıra çevre köylerden çok sayıda yurttaş tarafından ziyaretler devam ediyor.
DİHA/HABER MERKEZİ