Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan BDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım gönderdiği mektupta, hükümetin açlık grevleri karşısındaki kayıtsızlığına tepki göstererek, ''Bu direnişi hafife almak ahlaki ve vicdani değildir" dedi.
Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde 14 kadın tutsakla beraber süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan BDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, açlık grevinde olan 14 kadın tutsak adına gönderdiği mektupta Başbakan Erdoğan'ın "şov yapıyorlar" sözlerine sert tepki gösterdi. Tutsakların 3 temel talep için başlattıkları süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine değinen Yıldırım, "Gelinen aşama yoldaşlarımız için artık kritik eşiğin aşıldığı ve kalıcı hasarların başladığı süreçtir. Buna rağmen AKP ve devlet cephesi hem başlatılan kutsal direnişe pervasızca saldırmakta, hem de taleplerin sağlanması yolunda olumlu hiçbir adım atmamakta" dedi. AKP ve Başbakan'ın insanların bedenleriyle ortaya koyduğu iradeyi yok saydığını vurgulayan Yıldırım, "Bizler kadın tutsaklar koğuşundan başlattığımız açlık grevi eylemimizi, ortaya koyduğumuz talepler kabul edilinceye kadar devam edeceğiz" dedi.

Barış anneleri de açlık grevinde

Gönderilen mektupta, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan Barış Anneleri İnisiyatifi aktivisti 6 kadının da açlık grevlerine destek amacıyla 2 günlük açlık grevine girdikleri belirtildi. Mektupta 6 Barış Annesi adına ise şunlar kaydedildi: "Gelinen aşama çocuklarımız için tehlikeli bir boyuttur. Gün be gün çocuklarımız gözlerimiz önünde erirken tamamen meşru olan bu greve AKP hükümeti ve Erdoğan'ın verdiği tek tepki 'şov yapıyorlar' olmuştur. Evlatlarımızın bedenlerini ortaya koyduğu böylesi bir süreçte bu direnişi hafife almak ahlaki ve vicdani değildir, ölüme davetiye çıkarmaktır. Anneler olarak bizlerin varlığı için bedenlerini ortaya koymuş olan çocuklarımızın gün be gün ölüme gitmelerine sessiz kalmayacağımızı ve destek amaçlı eylemlerimize devam edeceğimizi belirtiyoruz." n DİHA/MARDİN

‘Biz de acıdan öleceğiz’

Tutsakların açlık grevindeki taleplerine destek veren Bazîd'li kadınlar, tecridin ve anadilin yasaklanmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, çözüm için adım atılması çağrısında bulundu. Cezaevlerinde açlık grevinde bulunan tutsakların taleplerine her kesimden destek büyüyor. Agirî’nin Bazîd İlçesi'ndeki kadınlar da tutsakların taleplerinin meşru ve haklı talepler olduğuna dikkat çekerek, seyirci kalınmamasını istedi. Ölümlerden AKP yetkililerinin sorumlu olacağını vurgulayan Bazid'li kadınlar, ölümlerin yaşanmaması için zaman kaybetmeden adım atılması ve barış için diyalog çağrısında bulundu.

Bir ‘Hawar’ da siz atın

Fatma Çete (54): Çocuklarımız, yaşamı savunmak adına yaşamlarını ortaya koyuyorlar. Onurlu bir yaşam için, görkemli bir direniş sergiliyorlar. Bu kadar kör, sağır olmak vicdansızlıktır. Ölüm değil, çözüm istiyoruz. Ben anayım. Bilirim ki, kimsenin ahı kimsede kalmaz. Bütün analara sesleniyorum, bir ‘Hawar’ da siz atın, sesimiz yükselsin.  Çocuklarımız açlıktan, biz acıdan öleceğiz. Umarım cezaevlerinden tabut çıkmaz. Yüreklerimiz yeteri kadar kanadı. Edi bese...''

Seyirci kalmak insanlığa yakışmaz

Arzu Başaran (30): ''Bulgar göçmeniyim. Doğubayazıt’ da diş hekimliği yapıyorum. Şu an gelinen nokta 57.gün oldukça kritik bir durum. Hepimiz biliyoruz ki bir an önce çözülmesi gereken, ölümlerin kapıda olduğu bir süreçteyiz. AKP yetkileri, gelen her cenazeden sorumlu olacaktır. Bu coğrafya halkları elbette ki bir arada yaşamayı biliyor. Yüzyıllardır böyle yaşıyor. Anadilde eğitim, bütün dünya halklarının haklı talebidir. Meclis çalışanları bir araya gelmeyi başarabilmeli, hem açlık grevini, hem de bu coğrafyada yıllardır süren savaşı durdurmalıdır. Ben bir göçmen olarak Kürt halkıyla ve başka halklarla bir arada yaşamayı başarabiliyorum. Bu ülkenin bütün illerinde halkın başarabildiği bir şeyi, neden bu ülkenin seçilmişleri tarafından başarılmıyor? Hiçbir savaş, içinde mutluluk taşımaz. Cezaevindeki tutsakların açlık grevlerine seyirci kalmak insanlığa yakışmaz.''

Her kesim destek vermeli

Necla Polat (20): Üniversite 1. sınıf öğrencisiyim. Açlık grevleri, vicdanların kabul etmediği haksızlık ve zulmün tahammül edilmediği bir demokratik tepkidir. Açlık grevlerine sessiz kalmamak adına, tutsak arkadaşlarımıza destek amacıyla ben de greve girdim. Çünkü onların bu onurlu direnişi karşısında vicdanımı susturmak kolay değildi. Ben insani ve vicdani olarak bu açlık grevlerine her kesimin destek vermesi ve herkesin üstüne düşen insani görevlerini yerine getirmesini isterim.                             

ÖZLEM ARICI /JINHA/AGIRÎ




Bir dakika bile çok geç


Açlık grevindeki tutsakların taleplerine destek veren Ceren Kadın Derneği, ölümlerin yaşanmaması için acil adım atılması çağrısında bulunarak, “Artık yarın değil, bir dakika bile çok geç'' dedi.
Ceren Kadın Derneği, Türk cezaevlerinde 58 gündür devam eden açlık grevlerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Kürt dili ve kültürünün yok edilmek istendiğine işaret edilen açıklamada, buna karşı mücadelenin de meşru olduğu belirtildi. Açıklamada, ''Kendi topraklarımızda, kendi dilimizi konuşmak, kendi kültürümüzü yaşamak, kendi kararlarımızı almak bizlere yasaklandığında elbette bu ahlaksızca politikaları kabul etmeyecek ve mücadele edecektik” denildi.

AKP'nin kayıtsızlığına tepki

Kadın tutsakların zindan direnişindeki rolünü hatırlatan Ceren Kadın Derneği, açlık grevinde olan tutsakların ölüm sınırına yaklaştıklarına da dikkat çekti. Açıklamada, AKP hükümetinin açlık grevlerine yönelik çözümsüzlük politikası da kınanarak şöyle denildi: ''Başbakanın bu yaklaşım ve pratiği kendini padişah sanmanın bir sonucudur. Fermanın ve fetvaların sorgulanmayacağını zannetmektedir. Ancak Türkiye halkları ve kadınları bu katliamcı ve tekçi fermanları tanımayarak Kürt siyasi tutsakların 12 Eylülden beri sürdürdüğü onurlu direnişi ve taleplerini sahiplenerek bizlerle birlikte her alanda sesimize ses katmaya ve dayanışmaya devam etmektedir.”
Siyasi tutsakların taleplerinin kendi talepleri olduğu belirtilen açıklamada son olarak şu çağrı yapıldı: “Cezaevlerindeki ölümleri durdurmak için artık yarın değil, bir dakika bile çok geçtir! Erkek egemen zihniyeti ve onun temsilcisi hükümeti mahkûm eden mücadele ve dayanışmamızı bulunduğumuz her zeminde güçlendirerek yükseltmeye çağırıyoruz.”

Kadınlardan Af Örgütü’ne çağrı

İsviçre’de yaşayan Kürt kadınları cezaevlerinde devam eden açlık grevleri ile ilgili harekete geçmesi için Uluslararası Af Örgütü yetkilileriyle görüştü.
Türk cezaevlerinde açlık grevini sürdüren tutsakların talepleri konusunda adım atılması için Avrupa'da bulunan Kürt kadınları da girişimlerini sürdürüyor. 58. gününe giren açlık grevlerine dikkat çekmek ve konuyla ilgili harekete geçmesi için Kürt kadınları İsviçre'nin Bern kentinde bulunan Uluslararası Af Örgütü’nün temsilciliği ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede tutsakların taleplerinin en temel insani ve hukuki talepler olduğunu ifade eden Kürt kadınları, bir anne olarak kendilerinin de bu talepleri desteklediklerini söylediler. Görüşmede Türk hükümetinin taleplere yanıt vermek yerine, cezaevlerine müdahale etme hazırlığı yaptığını ifade eden kadınlar, Uluslararası Af Örgütü’nün konuyla ilgili acilen harekete geçmesini istedi.

Biel'de kadınlar eylemde

Kürt kadınları İsviçre'nin Biel kentinde de eylemde. Biel'de dün 3 günlük açlık grevi eylemi başlattı. Bahnhofplazt’da sürdürülecek açlık grevi ardından, açlık grevlerine dikkat çekmek ve destek vermek amacıyla Cuma günü de kent merkezinde yürüyüş ve miting gerçekleştirilecek.