Bandırma 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevi eylemlerinin 76. gününde olan tutsaklar, Leyle Güven’e gönderdikleri mektupta, “Ses, söz, eylem oldun. Direniş oldun bahar tadında. Tecridin parçalandığı, güneşin yüreklerimizi ısıtıp aydınlattığı gün çekeceğimiz özgür halayının başında sen olacaksın” dedi.

Bandırma 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 5 Ocak’tan itibaren süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminde olan tutsaklar, eyleminin 134. gününde olan Leyla Güven için bir mektup kaleme aldı. 4 Mart’ta Siraç Keskin ismi ile tutsaklar adına kaleme alınan mektupta, cezaevinde 67 tutsağın süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olduğu aktarıldı. Tecrit kalkıncaya kadar eylemlerini sürdüreceklerini vurgulayan tutsakların, ‘Sevgili Leyla Yoldaş’ diye başlayan mektubu şöyle:

Utanca son verme çıkışıdır

Penceremize konan kuşlardan direnişle bezenmiş özgürlüğe nakşedilmiş selamlarını aldık. İadeyi ziyaret hakkımız doğdu ve size misafir olmaya karar verdik. Yoldaşlarınız için titreyen yüreğinizin sıcaklığını, cesaret aşılayan gülüşünüzü, direngen duruşunuzu güneşle hemhal oluşunuzu gördükçe gücümüze güç katıyor, zafer şarkılarımızı daha bir gür sesle söylüyoruz. Güneşimizin dile getirdiği bir sözü paylaşarak devam etmek istiyoruz. Güneşimiz, ‘savaşan özgürleşir, özgürleşen güzelleşir, güzelleşen sevilir’ diyor. Bunu bir düstur olarak önümüze koyuyorduk. Bu düstura göre yaşayanlar kendilerini halkın sevgilisi haline getirmeyi her daim başardı. Ve zamanın ötesine geçerek yol gösterici olmasını bildiler. Bunu anlamayanlar sıradan vasat bir yürüyüş sahibi oldular. 21 yıllık tecrit parçasının utancı haline geldiler. Her birimizin bireysel tarihi, maalesef bu utancın bir parçasını bağrında taşıyor. Sizin çıkışınız tam da bu utanç duvarlarını yıkma ve tecritle yaşamaya alıştırılma haline bir son verme çıkışıydı. Güneşin düsturunu anlayıp yaşamsallaştırma yürüyüşüydü. Siz bu görkemli çıkışınızla kendinizi, direnerek özgürleştirdiniz, özgürleştikçe güzelleştiniz, güzelleştirdikçe sevilir hale getirdiniz. Halkın sevgilisi haline gelmeyi başardınız. Kendinizle birlikte bu düsturu günümüz itibarıyla on binlerin yüreğine nakşederek, yaşamsallaştırılmasına vesile oldunuz. O yüzden size minnettar olduğumuzu bilmenizi istiyoruz.

Vicdanlarımızı bileyip ayaklandırdın 

Özgürlük anı dediğimiz anlar vardır. O anlar büyük karar anlarıdır. Zamanın ruhunu ve gerekliliğini yüreğinde hissedip, bunun bilincine varıp, eyleme geçenler yaşama, zamana ve insanlara yön verirler. Sen de bunu hissederek harekete geçtin. İçimizdeki ilahi güç olan ama körelmiş vicdanlarımızı bileyip ayaklandırdın.

Yosun tutmuş yüreklerdeki yosunu söküp aldın. Gaflet uykusuna yatmış bizleri uyandırdın.

 Ses oldun

 Söz oldun

 Eylem oldun

 Değerli bir evlat,

 Şefkat dolu bir anne,

 Eril zihniyete savaş açan bir kadın,

 Ve gerçek yoldaşlığın adı oldun.

 Tarih oldun zamanın ötesinden

 Geçmişi, geleceği anla buluşturdun kendinle

 Direniş oldun bahar tadında

 Bizde baharlar direnişle anılır

 Direndikçe yüreklerimizde baharın

Rengarenk çiçekleri açıyor

Çiçek bahçesine dönüyor yüreklerimiz.

Baharlar halaysız olmaz

En güzel halay ise

Zafere ulaşmış bir direnişin

Ardından çekilen halaydır.

Tecridin parçalandığı, güneşin yüreklerimizi ısıtıp aydınlattığı gün çekeceğimiz özgür halayının başında sen olacaksın. Ve bizler direniş figürlerimizle sana katılacağız.

5 Ocak itibarıyla bizde burada Engin Okuducu, Abdullah Kaya, Zinar Doğan, Şehmus Can ve arkadaşlarımızla birlikte geliştirdiğin direniş halayına katıldık. Böyle bir halayda yer almak kendin olmaktan çıkıp toplumsallaşmak, dünyanın en güzel duygusu bizler için. Bu duygularla Newroz Bayramı’nı şimdiden kutluyoruz.”