
Kürdistan’daki öz yönetim direnişlerine yönelik devlet saldırılarının toplumsal muhalefet destekle aşılabileceğini belirten avukatlar, ‘’Bu ayaklanmanın bölgesel kalmaması, tüm ülkeye yayılması gerekiyor’’ dedi.
AKP ve sarayın devreye koyduğu savaş konsepti sonucu başta Sur, Cizre, Silopi ve Dargeçit olmak üzere devam eden sokağa çıkma yasakları sonucu çok sayıda kişi yaşamını kaybetti. Keskin nişancılara karşı beyaz bayraklar ile hastaneye ulaşmaya çalışan, cenazelerini bile defnedemeyen, sağlık, eğitim ve pek çok yaşamsal hakkından mahrum kalan halkın direnişi ise büyüyor. Hukukçular, devletin halkla savaş ilan ettiği bu süreci JINHA’ya değerlendirdi.
‘Yasakların kalkmalı’
Daha önce Silvan abluka altındayken yaşananları gözlemlemek için oraya gittiğini söyleyen Avukat Emel Diril, “Bunu yasal bir zeminle değerlendiremezsiniz çünkü insanlar katlediliyor ve bir işgal durumu söz konusu. Bunu hukukçu bakış açısı ile değerlendiremiyorum. Tankla, topla, tüfekle oradalar. Çocukları ve kadınları katlediyorlar. Önce onlar zarar görüyor. Bir an önce yasakların kalkması gerekiyor. İnsanlar evlerinden göç etmek durumundalar ve korkunç bir süreç yaşanıyor” dedi.
‘Hukuk yetersiz kalıyor’
Yasaların da yetersiz kaldığını dile getiren Diril “Tutulan raporlar yetersiz. Bizler yasaklar kalkınca oralara gidiyoruz ve zaten taş taş üstünde kalmamış oluyor. Kadın cinayetlerinde de, işkencede de iç hukukla bir yere varamıyoruz. Ancak 10 sene geçecek AİHM’e gidilecek ve Türkiye’ye ceza çıkacak. Hukukun yetersiz kaldığını düşünüyorum. Avukatlar da halkı yalnız bırakmadan halkla birlikte mücadele etmeli” diye belirtti.
‘Ayaklanma desteklenmeli’
Kürdistan’da yaşanan katliamla, savaş koşullarının sınırlarının açıldığını vurgulayan Avukat Candan Gözcü ise, hukukçuların şiddeti teşhir etmesi gerektiğini belirtti. ‘’Hukukun kalıplarına sıkışıp kalmamak gerek’’ diyen Gözcü, daha farklı mücadele yöntemlerinin denenmesi gerektiğini söyledi.
Bu sürecin toplumsal muhalefetle aşılacağını söyleyen Gözcü, “Biz bu konuda bir halk ayaklanmasını desteklemekten yanayız. Kürdistan’da katliamın yanı sıra bir ayaklanma da var. İnsanları korkutup sindirmek yerine dışarıya çıkaracak söylemler geliştirilmesi gerek. Hukuk bizi sınırlıyor ve sonuç elde edemiyoruz. İnsanlara ‘haklısınız ve her türlü yöntemle bu haklılığınızı koruyabilirsiniz’ dememiz gerekiyor. Bu ayaklanmanın bölgesel kalmaması tüm ülkeye yayılması gerekiyor. Bu noktada tüm Türkiye’ye yayılan bir ayaklanma ile sonuç elde edebileceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.
ÖZLEM ÇİÇEK/JINHA/İSTANBUL