
Kürt tarihinin önemli halkalarından biri olarak bilinen 14 Temmuz 1982 Büyük Ölüm Orucu Direnişi’nde yaşamını yitiren PKK’nin öncü kadrolarından Mehmet Hayri Durmuş, Kemal Pir, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek anıldı. Anma etkinlikleri Almanya’nın Hamburg, Rüsselsheim, Kiel, Berlin, Giessen, Fransa’nın başkenti Paris ve Avusturya’nın başkenti Viyana’da yapıldı.
HAMBURG: Kürt-Alman Kültür Derneği’nde yapılan anma etkinliğinde konuşan Hamburg Kürt Halk Meclisi Başkanı ve aynı zamanda vahşetin tanıklarından Ali Yavru, insani değerlerin ayaklar altına alındığı ve kimsenin Kürd’üm demeye dahi cesaret edemediği bir ortamda PKK’nin öncü kadrolarının bir destana imza attıklarını belirtti. Cezaevlerinde ihanetin ve direnişin aynı anda gerçekleştiğinin altını çizen Yavru, Kürtlerde direniş geleneğinin devam ettiğini de söyledi.
Mehmet Hayri Durmuş’un kızkardeşi Ayten Durmuş da, en büyük acıları annelerin çektiğini söyledi. Ölüm orucu döneminde içerdekiler kadar dışardaki ziyaretçilerinde mağdur olduğunu belirten Ayten Durmuş, çekilen onca acılara rağmen kimsenin onurundan ve insanlığından taviz vermediğini vurguladı.
Büyük Ölüm Orucu esnasında tutsak bulunan Nihat Emen de, tüm vahşet ve baskı politikalarına rağmen direnişin büyük bir başarıyla gerçekleştiğini vurguladı. Emen, yaşamlarını yitiren devrimcileri minnetle andıkları ve onların ideallerine bağlı kalacaklarını söyledi.
KİEL: Almanya’nın Kiel kentinde yapılan etkinlikte o dönemde direnenlerin kendi iradelerinden başka bir silahları olmadığı, hiçbir ikirciliğe girmeden bedenlerini ölüme yatırdıkları dile getirildi. Konuşmalarda cezaevi direnişi ile Kürt tarihinde yeni bir sayfanın açıldığına dikkat çekildi.
RÜSSELSHEİM: Bischofsheim Global Düğün Salonu’nda yapılan anmaya 200 kişi katıldı. Bir dakikalık saygı duruşunun ardından 14 Temmuz Direnişi’ne katılan Bedrettin Kavak konuştu. Kavak’ın konuşması salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Kavak „12 Eylül’ün etkisini kıran, bizim başlatmış olduğumuz 14 Temmuz Direnişi’dir. Kemal Pir ile kalan çok sayıda arkadaşımız var. Onlar, orada olanları anlatmalıdır“ dedi. Kavak’ın konuşmasının ardından bir sinevizyon gösterimi sunuldu. Anma toplantısından sonra sanatçı Eylem de bir müzik dinletisi sundu. Etkinlik verilen yemeğin ardından son buldu.
GİESSEN: Bedrettin Kavak, Almanya’nın Giessen kentinde yapılan anmaya da katıldı. Giessen Halk Meclisi tarafından Mezopotamya Kürt Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Kavak, o dönemde Amed Zindanı’ndaki vahşeti anlattı.
BERLİN: Demokratik Kürt Halk Meclisi’nin organize ettiği anma toplantısı, Almanya Mezopotamya Kültür Merkezi’nde yapıldı. Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anmanın açılış konuşmasını Berlin Demokratik Kürt Halk Meclisi Başkanı Abdullah Aydemir yaptı. Aydemir, „Mazlumlar, Kemaller, Hayriler canını ortaya koymalarına karşın, ‘halkımıza borçlu kaldık’ dediler. Onların borcunu ödemek boynumuzun borcudur“ dedi. Anma toplantısında sinevizyon gösterisi yapıldı. Hozan Bengi Agiri, Koma Jina Azad ve Erkek Dengbej grubunun müzik dinletisiyle anma sona erdi.
‘Gece gündüz işkenceyle geçiyordu’
14 Temmuz için Paris Kürdistan Kültür ve Sanat Akademisi’nde de anma etkinliği düzenlendi. 14 Temmuz 1982’de ölüm orucunda yaşamını yitiren M. Hayri Durmuş, Kemal Pir, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz anıldı. 200 Kürdistanlının katıldığı anma etkinliğinde konuşan Hayri Uludağ, tanık olduğu işkence ve direniş dönemini anlattı. Hayri Uludağ; „Diyarbakır Cezaevi’nde her çeşit işkence yönteminin uygulandığını vurgulayarak, „Gece gündüz işkence sesleri yükseliyordu. Ortaçağ’daki kölelere reva görülen bir tarz ile tutsaklar mahkemelere çıkarılıyor, mahkeme salonlarında siyasi savunma hakkı verilmiyordu. 1981’de büyük direniş sonucu alınan siyasi savunma hakları kaldırılmıştı. Özgürlük Hareketi’nin ölümsüz önderlerinden M. Hayri Durmuş’un en fazla üzerinde durduğu siyasi savunma hakkının kullanılması ve 12 Eylül faşist mahkemelerinin devrim mahkemelerine dönüştürme hedefi herşeyin başında geliyordu. Diyarbakır Cezaevi’nde nefes almak bile kurallara bağlanmıştı. İşte böylesi bir süreçte 14 Temmuz 1982 büyük ölüm orucunun tarihsel anlamı daha da büyüktü“ diye konuştu.
Paris Halk Meclisi Başkanı Müslüm Şakçı ise „Eğer 14 Temmuz direnişi olmasaydı, bu mücadele bu denli milyonların mücadelesi olamazdı. Bizimde onların yolunda, o ruhla bu davaya sahip çıkıp mücadeleyi yükseltmemiz gerekir“ dedi.
Daha sonra hazırlanan sinevizyonda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu’nun direniş dönemindeki değerlendirmeleri izlendi.
Viyana’da sinevizyon gösterimi
Avusturya’nın başkenti Viyana’da faaliyetlerinin yürüten Kürdistan Enformasyon Bürosu’nda da 14 Temmuz Direnişçileri’ni anmak amacıyla bir toplantı yapıldı. Bir dakikalık saygı duruşu ardından kısa bir sinevizyon gösterildi. Yaklaşık bir saat süren anma ‘Şehd namirin’, ‘Bijî Kurd u Kurdistan’, ‘Bijî Serok Apo’ sloganları ile son buldu.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA HABER EKİBİ