
AKP’nin özel savaş güçlerinin Kürdistan kentlerini kuşatmaya alarak devreye soktuğu soykırım saldırılarına karşı direnişe öncülük eden YPS ve YPS-Jin savaşçılarının her biri halkının özgürlüğü için kısa yaşamlarına koca bir tarih sığdırıyor. Özgür yaşama aşık; en vahşi saldırılar karşısında gülüşleri, sesleri ve özlemleriyle tutunan, son nefeslerine kadar özgürlük dışında bir şey düşünmeyenlerden biri de YPS Gever’in 18 Mart’ta şehadetini duyurduğu Evindar Kılıçarslan (Rojevîn Garzan).
1989 yılında Bitlis’in Tatvan ilçesinde doğan Rojevîn, politik kimliğini edindiği gençlik yıllarından itibaren Gever’de yaşamak istediğini arkadaşlarına sıkça dile getirirken, soykırım saldırıları başlayınca Gever’e gelerek kentin öz savunmasında görev alır. Gever’e geliş amacını ise “Benim Gever’e gelişim bu noktada kadın mücadelesini taçlandırmak içindir. Gever bir kadın kenti olacak ve herkes buraya akacak. Bizler ise bunun öncüleri olacağız. Yarın öbür gün bizler gideceğiz ancak ardımızda büyük bir kadın mücadelesi ve Önderlik paradigması kalacak” sözleriyle dile getirmişti. Serhildan kenti Gever’e aşk derecesinde bağlı olan Rojevîn, birkaç ay kaldığı direniş mahallelerinde “gece gündüz uyumayan direnişçi” olarak tanındı. Verdiği emekle halkın güven ve sevgisini kazanan Rojevîn, mücadele arkadaşlarının hafızasında “Xew mirin e” (Uyumak ölümdür) sözüyle kazındı.
Şayet bir gün ölümsüzleşirsem
Direniş mahallelerinde haber takibi yaparken karşılaştığımız bir anda yüksek bir duvardan karın içine atlayan Rojevîn, bu anını bir fotoğraf karesiyle kaydettiğimizde “Ben hayatım boyunca en sevdiğim anlarda, gözlerimle fotoğraf çeker, o anı hafızama kaydederim. Bu benim fotoğraf makinem, hatıralarım böyle ölümsüzleşir. Şayet bir gün ölümsüzleşirsem, benden ‘Rojevîn, direnişe aşık bir tanrıça, Önderliğe bir ezgiydi’ diye söz edin...” sözlerini sarf etmişti.
Bir direniş sevdasıdır Gever
Direnişin kesintisiz sürdüğü günlerden birinde söyleşi için görüşmeye gittiğimizde, Öcalan hakkında konuşmak istediğini belirtmiş ancak, heyecandan söyleyecek söz bulamamıştı. Mücadeleye katılmasının temel gerekçesinin “Kadını yoktan var eden özgürlük arayışçısı” olarak tanımladığı Öcalan’ın özgürlüğü olduğuna vurgu yapan Rojevîn, “Kürt halkı, Önderliğe sevdalıdır. Bu sevda ucu açık bir direniş biçimidir, bu direniş uçsuz bucaksızdır. Gever’e duyduğum o tarifsiz sevda, bir direniş sevdasıdır” dedikten sonra bu sözleri “Kadınca bir direniş“ esprisiyle noktalamıştı.
Gerçekliğe dokunacak kadar yakın
Şehadetinden birkaç gün önce DİHA kameralarına da konuşan Rojevîn, “Sistemin bize sunduğunu zannettiği birçok şeye ben de sahiptim. Ancak doğru olan yaşam tarzının o olmadığına ikna olduğum, bu gerçekliğe dokunacak kadar yakın olduğum zaman Kürt halk mücadelesine katılım kararı sağladım” demişti. Bu mücadeleye de kadının öncülük ettiğine dikkat çeken Rojevîn, “Düşmanı korkutan, Besêlerden Sêvêlere gelen bir kadın mücadele realitesidir. Kürt halkının ve bunun içinde de kadının rolü, misyonu ve görevi, yeniden yazılması gereken bir tarihe ortak olmaktır” vurgusunu yapmıştı. Kadını ancak kadının özgürleştirebileceğini kaydeden Rojevin, “Köleleştiren zihniyetin özgürleştirmesi imkansızdır. Sizi köleleştiren erk, sizi özgürleştiremez. Çünkü beslediğinden yararlanıyor” diye konuşmuştu.
YPS ve YPS-Jin zorunluluktur
“YPS ve YPS-Jin gereklidir, bir zorunluluktur” cümlesiyle sözlerini sürdüren Rojevîn, “Çünkü tarihin biçtiği misyonun hesabını günü gelecek herkes ödeyecek. Ben bugün bütün anneleri ve bütün kadınları mücadeleye çağırıyorum. Evde oturup erkeğin kölesi olma. Kendi iradeni, kimliğini başkalarını eline verip başkalarının soyisimleri için yaşamak, kendimize yapacağımız en büyük ihanettir. Viyan Soran’ın dediği gibi ‘Bugün söz söyleme günü değil, pratiğe geçme günüdür’. Eylemsellik günüdür, dışarı çıkıp bağırma, üzerine gelen panzere taş atma günüdür. Bu yüzden burada olmak benim için en büyük onurdur. Yaşayabileceksem eğer onurluca yaşamalıyım” sözleriyle tüm kadınları mücadeleye ortak olmaya çağırmıştı.
Sesini sonsuzluğa bırakarak veda etti
Direniş mahallelerinde seslendirdiği direniş ezgileriyle ve melodik ıslıklarıyla bilinen Rojevîn, teklifimizi geri çevirmeyerek kameralarımız önünde de ezgiler seslendirmişti. Sesinin her tınısında dokunaklı bir ezgi yaratan Rojevîn, en son seslendirdiği “Benim meskenim dağlardır” şarkısıyla sesini sonsuzluğa bıraktı.
DİHA/HAKKARİ