
YPS öncülüğündeki halk direnişinin 26. gününe girdiği Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Türk güçlerinin önceki günkü ağır kayıplarının ardından çekilmesiyle duran çatışmalar, dün tekrar şiddetlendi.
Nusaybin’de önceki gün Türk devletinin sahadaki komuta kadamesi imha edilmişti. JÖH’te tabur komutanı olan Jandar Binbaşı Ahmet Karaman ve PÖH’ün emniyet amirleri Doğan Sakarya ve Zafer Kurt ile en az 8 JÖH/PÖH elemanı öldürülmüş, çok sayıda da yaralanmıştı. Komuta kademesinin çökmesi ardından ilçe merkezi sessizliğe bürünürken saatlerce tek silah sesi duyulmadı. Gece saatlerinde obüs ve havan atışlarının yapıldığı direniş mahallelerinde, sabah saatlerinden itibaren ise çatışmalar yoğunlaştı.
Çağçağ Caddesi ve Veysika Mezarlığı hattında çatışmalar yoğunlaşırken, yine Newroz alanından ise Fırat ve Abdulkadirpaşa Mahallesi’ni bir birine bağlayan Şirin Sokak’a yoğun top atışı yapıldı.
Ateşe veriyorlar
Yer yer şiddetli patlama seslerinin yükseldiği mahallelerde, ilerleyemeyen devlet güçleri evleri ateşe vermeye başladı. Yanan evlerden siyah dumanlar yükselirken, mahalleyi kuşatmaya alan devlet güçleri ile YPS/YPS Jin üyeleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.
Paletli tanklarla
Rojava’nın Qamişlo kentinden Nusaybin’deki direnişi aktarmak amacıyla “haber nöbeti” tutan gazeteciler, devlet güçlerinin paletli tanklarla evleri yıktığını bildirdi. Qamişlo sınırına yakın olan Kışla ve Zeynelabidin mahallelerine girmek isteyen devlet güçlerinin yıktığı evleri tek tek kaydeden gazeteciler, yaşananları kamuoyuyla paylaştı. Paylaşılan görüntülerde kepçe görevi gören bir paletli tankın evleri yıktığı görülürken, mahallenin ağır silahlarla hedef alındığı da kaydedildi.
YPS’nin açıklaması
YPS Genel Koordinasyonu tarafından dün yapılan açıklamada, şimdiye kadar paylaşılamayan 3-7 Nisan arasındaki çatışmaların detayları verildi:
* 3 Nisan günü saat 14.00’te YPS birimlerimizin, Elika Mahallesi’ne girmek isteyen 1 Ejder tipi zırhlı araç imha edildi. Bu araçtaki ölü Saray çeteleri elemanının sayısı netleştirilemedi.
* Aynı gün saat 15.00’te bu kez Çaxçax yolu üzerinde hareket eden 1 Ejder imha edildi.
* 4 Nisan günü saat 15.00’te Elika Mahallesi’ne girmek isteyen 1 Kobra imha edildi.
* Saat 15.30’da ise 1 Drone düşürüldü.
* Daha sonra 4 koldan mahalleye saldıran devlet güçlerine karşı YPS birimlerimizin aktif savunması gelişti; birinci kolda 5 ikinci kolda ise 2 özel harekatçı öldürüldü.
* 5 Nisan günü saat 12.00’de bir grup Saray çeteleri elemanı eve yerleştiği esnada el bombalarıyla vuruldu. Geri çekilme yapan düşmanın ölü ve yaralıları netleştirilemedi.
* 6 Nisan günü saat 16.30’da bir eve yerleşen Saray çetelerine yönelik bir birimimiz tarafından sabotaj eylemi yapıldı; ölü ve yaralıları netleştirilemedi.
* 7 Nisan günü saat 12.30’da Çaxçax yolu üzerinden Elika Mahallesi’ne girmek isteyen 1 tank, hem roketlerle vuruldu hem de sonrasında sabotaj eylemiyle patlatıldı. Patlama sonrası tank imha olurken eylemin videosu da çekildi. Tank güçlerimizin denetimindedir.
* 6 Nisan günü YPS birimlerimiz zırhlı 1 kepçeyi hedef alarak imha etti.
* Aynı gün öğleden sonra da 1 Ejder darbelendi. Yine bu saatlerde 1 kepçe mahalleye girmek isterken vurulunca geri çekildi.
* Koçer Mahallesi’nde yapılan atışlar sonucu Saray çetelerinin 1 elemanı öldürüldü.
* 7 Nisan günü sabah 09.30’da mahalleye girmek isteyen 1 kepçe ve 1 tank vurulup darbelenince geri çektirildi.
* 7 Nisan günü öğlen saatlerinde yapılan atışlar sonrası 1 JÖH elemanı öldürüldü. SPG silahıyla atışlar yapan düşmanın bu mevzisi de vuruşlar sonrasında darbelendi. Yaşanan çatışmalarda 1 Binbaşı ve 2 Emniyet Amiri öldürüldü. Düşman, ölü ve yaralılarını almak için sis bombası kullandı.
* 6 Nisan günü Şehit Gelhat Mahallesi’ndeki çatışmalarda Rızgar Garzan (Yunus Erdem / 1993 Batman doğumlu) şehit düştü.
İşgal gücünün psikolojisi bozuldu
Türkiye’de PKK üzerine yazdığı doktora teziyle ve analizleriyle bilinen emekli binbaşı Dr. Nihat Ali Özcan, dünkü köşesine, Nusaybin’deki bir savaş kurmayının mektubunu taşıdı. Göndereni kıramadığını söyleyen Dr. Özcan, “Bu köşeyi takip edenler aşağıdaki duygusal metni okuyunca şaşırabilirler. Köşeyi bu gün hepimize yazılmış bir mektuba ayırdım. Tek kelimesine dokunmadım, yorum yapmadım. Yazanın ruh hali ve verdiği bilgiler ilgi çekici olabilir” notuyla mektubu paylaştı. Türk işgal güçlerinin içinde bulundukları ruh hali, bozuk psikoloji, gerçeklere yönelirken yutkunmaları ve hamasete boğulurken yaşadıkları paradoksu yansıttığı için biz de paylaşıyoruz:
Çoğunuzun umurunda değil
Az önce Nusaybin’de verilen 33’üncü şehidimizin otopsi işlemelerini tamamladık, kefenledik, dualarla tabutuna ve morga koyduk. Rengini, içine koyduğumuz şehidin kanı gibi şüheda kanından almış al bayrağa sardık. Yarın Allah nasip ederse uğurlama törenini yapıp memleketine uğurlayacağız. Bu operasyon nedeniyle her gün şehit haberlerini alıyorsunuz. Biliyorum, çoğunuzun umurunda değil ancak, ben gene de bilin istedim...
Teslim ol TC’nin p…
Burada, Çanakkale’de yaşanan muharebelerin bir benzeri yaşanıyor. Hatta daha da acıklısı.
Aynı evin bir odasında askerler, diğer odasında teröristler. Asker, “Teslim ol lan şerefsiz” derken, terörist de “Sen teslim ol TC’nin p...” diye cevap veriyor. Hani Gazi Mustafa Kemal, Çanakkale’nin nasıl kazanıldığını anlatırken “Mevziler arası 5 metre...” diye anlatmaya başlar ya, aynen yaşanıyor şu anda.
Daha da acıklısı; bu gün yaralananlar, yarın belki de siyasi bir manevranın gereği olarak, hayata dönüş operasyonu sonrası yargılanan jandarma subayları gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde cezalandırıla-bileceklerini biliyorlar.
Kökünü kazıyacağız kararlılıkla eksiliyoruz
24 Temmuz 2015’ten bu güne terörle mücadele ediyoruz. Hem de kararlılıkla. Sonuna kadar gideceğiz. Tek bir barikat, tek bir terörist kalmayana kadar. Kökünü kazıyacağız.
Her gün kararlılıkla eksilmeye devam ediyoruz.
4 JÖH taburu ekarte
Mesela Sur... Harekât iki taburla başlamış, bir an önce bitirilsin talimatıyla 18 tabura kadar çıkmış ve 14 taburla bitirilmiştir. Nerede 4 tabur diye sorarsanız, 67 şehit, 500’ün üzerinde yaralı... Ki bu da 4 JÖH taburunun operasyon toplamı eder. Sizi şehitliklerde ve hastanelerde bekliyorlar. Sorabiliriniz inanmıyorsanız. Gerçi ziyarete gider misiniz oralara bilmiyorum ama...
Ey Necip Türk Milletini yönetenler... Ey Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kıymetli vekilleri... Terörle mücadeleyi kararlılıkla yürütmek adına kaç tane yasa, kaç tane yönetmelik çıkardınız?.. Teröre alenen destek verdiği bilinen kaç vekili cezalandırdınız?..
Artık bir parça endişelenin
Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak...
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak...
Bence de korkmayın. Ama artık bir parça endişelenmeye başlayıp harekete geçerseniz iyi olur. Zira her geçen gün kimi ocaklar sönüyor. Size de ateş düşebilir.
Elimden ne gelir demeyin. Bir mesaj atın mesela. Tanıdık tanımadık tüm yöneticilere...”
MARDİN