77 gündür açlık grevinde olan tutsaklardan Kerem Irmak, direnişe geç bile kaldıklarını söyledi.

Kerem Irmak, 1992’de Muş’un Bulanık ilçesine bağlı Rüstemgedik beldesinde dünyaya geldi. 2012’de cezaevlerinde başlatılan açlık grevi eyleminin ikinci grubunda yer alan Irmak, o dönem de 58 gün açlık grevinde kaldı. Şu an açlık grevinin 77. gününde olan Irmak, tutuklu bulunduğu Kırıkkale Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’nde açlık grevine ilişkin bir mektup kaleme aldı.

Irmak, mektubun şunları kaydetti: “Tek bir taleple, yani tecridin kırılması talebi ile başladığımız bu direnişe aslında geç bile kaldık. Uygulanan tecrit, bir halka, kimliğe, kültüre yaklaşımı ifade ediyor. Abdullah Öcalan; ezilen, yok sayılan, kimliğinden koparılan, yoksullaştırılan, özgürlüğü ellerinden alınan tüm halkların, gençlerin ve kadınların önderliğidir. Yıllardır uygulanan bu işkence ve tecrit boşuna değildir. Bu aynı zamanda komplonun sürdürülmesi için yapılan bir politikadır. Amaç Kürt halkını, gençleri ve kadınları, önderliksiz bir yaşama alıştırmaktır. Önderliğin olmadığı bir yaşam köleliktir. Biz bunu asla kabul etmedik,  etmeyeceğiz. Bunun son bulması tecridin yıkılmasıyla olur. Bu noktada geç kaldık. Bunun özeleştirisini tecridi kırarak vermek için direnişe başladık.

Ne bedel isteniyorsa hazırız!

Eylemimizi talebimiz kabul edildikten sonra sonlandıracağız. Talebimiz nettir. Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, fiziki olarak özgür yaşam ve çalışır koşullara kavuşmasıdır. Bunun dışında eylemimizi hiçbir taktik, yaklaşım ve çağrı sonlandıramaz. Ne bedel isteniyorsa vermeye hazırız. Mutlaka kazanacağız. Buna olan inancımız sonsuzdur. Bu büyük zafer yürüyüşüdür.

Bunu yapabiliriz

Açlığa yatırdığımız bedenimiz enerjisini yitirebilir, maddeselliğinden kurtulabilir. Eğer bunlar sonuç vermemişse, tecrit kırılmazsa geride kalan bedenin ne anlamı kalır ki? Bedenin değeri biyolojik bir beden olmaktan öte bir anlam ifade etmez. Eğer biz özgürlüğün üzerindeki bu tecridi kırmazsak işte o zaman üzerimize daha kalın ve katmerli ölü toprağı atılacaktır. Tecridi kırmak, ancak direnişle gerçekleşebilir. Bunun için mümkün olanın en iyisini yapmaktan başka çaremiz yok. Hepimiz ve herkes hiçbir koşul öne sürmeksizin mümkün olanı yapacak, özgürlük ile buluşmak an meselesidir. Birimiz belki bir şey yapamaz ama hepimiz birçok şey yapabiliriz. Bu sessizliği özgürlük çığlıklarıyla ve direniş eylemleri ile kıralım. Tecrit, bizi yok etmeye yeminli kötülerin,hükmedicilerin ve özgürlük düşmanlarının eseri ise biz de onların bu eserini tarihin çöp sepetine atalım. Bunu yapabiliriz.”

 
 

Yiğit: Amacımıza odaklanmışız

   

Tarsus Cezaevi’nde açlık grevinde olan Halef Yiğit, sağlık sorunlarını düşünmediklerini, amaçlarına odaklandıklarını söyledi.

Tarsus Cezaevi’nde 5 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan tutuklu Halef Yiğit (25), tecridin halk desteğiyle kırılacağını belirtti. Mardin nüfusuna kayıtlı Yiğit, 2016 yılında tutuklanarak, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Yiğit, 17 Ekim 2017’de “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla açılan davadan 9 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ailenin en büyük çocuğu olan Yiğit, 20 Ocak 2018’den beri Tarsus Cezaevi’nde tutuluyor.

Geçtiğimiz hafta görüşe giden kardeşi Zeynep Yiğit, sağlık durumu ve mesajını paylaştı. Kardeşinin yanı sıra diğer açlık grevindeki tutsakların bir takım sağlık sorunları yaşadıklarını anlatan abla Yiğit, “Tüm buna rağmen çok moralli ve kararlıydılar” dedi. “Biz de ailesi olarak onların taleplerinin arkasındayız” diyen Yiğit, “Yalnız bırakmayalım. Biz onlara ne kadar sahip çıkarsak o kadar çabuk bu tecrit kırılır. Ölümler olmadan herkesin onların sesine ses vermesi gerekiyor. Onların talepleri bizim taleplerimizdir” diye konuştu.

Kardeşinin, ‘Berxwedan jiyan e’ dediğini ifade eden Yiğit, şu mesajını paylaştı: “Yavaş yavaş sağlık sorunlarımız başladı. Kalp ağrısı, uykusuzluk gibi ama biz bunları düşünmüyoruz, amacımıza odaklanmışız. Başarıya ulaşana dek sürdüreceğiz. Serkeftin ya me ye (Başarı bizimdir). Bu saatten sonra halkın desteğine ihtiyacımız var. Bize sahip çıksınlar, biz yapmamız gereken her şeyi yaptık, yapıyoruz. Tecrit bundan sonra halkın desteğiyle kırılır.”