Strasbourg’da süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemini yürüten Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi üyeleri  ve Galler’de eylemini sürdüren İmam Şiş, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kırılana kadar eylemlerini sürdürmede kararlı olduklarını kamuoyuna deklare ettiler.

BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG

Strasbourg’da 29 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi üyeleri “Önder Apo’ya uygulanan tecrit kırılana dek direnişimiz devam edecektir” dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile önceki gün gerçekleştilen görüşme ardından Strasbourg’daki süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemcilerinden yazılı bir açıklama geldi. Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi imzasıyla dün gerçekleştirilen açıklamada, “Rebêr Apo’nun kardeşi Mehmet Öcalan’ın İmralı’ya gidip bir görüşme gerçekleştirdiği haberi üzerine kamuoyuna yeniden açıklama yapma ihtiyacı duyduk” denildi.

Henüz tecrit kırılmış değil

Direnişlerinin tecrit tamamen kırılana kadar süreceğini duyuran açlık grevi eylemcileri şu açıklamayı yaptı: “Elbette uzun bir aradan sonra Önder Apo’dan haber almak, bizler ve halkımız açısından moral kaynağı olmuştur. Bir kez daha gördük ki direniş derinleştikçe sonuç alma olasılığı da artıyor. Ancak direnişimizin temel amacı tecridin mutlak suretle kırılması ve Önder Apo’nun özgürlüğüdür. Her ne kadar Önder Apo ile bir görüşme yapılmış olsa da henüz tecrit kırılmış değildir.

Özel savaş yöntemi

Nitekim AKP faşizmi 2016’da benzer bir görüşme gerçekleştirerek direnişin önünü almak istedi. Şimdi yine benzer bir oyunla direnişin yönünü saptırmak ve halkımızın iradesini kırmak için böyle bir özel savaş yöntemini devreye koymuştur.

Bu görüşme bizler için ancak eylem motivasyonumuzu artıran bir rol oynayabilir. Çünkü Kürt halkının bugüne kadar elde ettiği her kazanımın kaynağında hareketimizin yarattığı direniş kültürü olduğunu biliyoruz.  Bundan sonra da kazanımlar ancak direnişle olacaktır.

Direnişin etrafında kenetlenelim

Bilinmelidir ki Strasbourg’da süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemini yürüten Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi üyeleri olarak bizler, özgürlüğün kırıntılarıyla yetinmeyeceğiz. Önder Apo’ya uygulanan tecrit kırılana dek direnişimiz devam edecektir.

Halkımızı da Önder Apo etrafında oluşan bu direniş çemberi etrafında kenetlenerek, direnişi derinleştirmeye çağırıyoruz.”

İmam Şiş: Eylemimi sürdüreceğim

Galler’de de süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan İmam Şiş de, eyleme devam edeceğini açıkladı.  Şiş yaptığı açıklamada, “Gerek KCK yönetimi, gerekse de zindanlar ve Strasbourg’da Öcalan’a Özgürlük İnsiyatifi tarafından yapılan açıklamalarda; 15 dakikalık bu kısa görüşme, faşist AKP-MHP rejiminin sıkışmasından dolayı başvurduğu özel savaş taktikleri kapsamında değerlendirilmektedir ve bu sebeplerden dolayı; tüm eylemcilerin belirttiği gibi bende mutlak tecrit ortadan kalkana kadar süresiz-dönüşümsüz açlık grevini devam ettireceğimi belirtmek isterim” ifadelerine yer verdi.

Açlık grevcileri kararlı

Strasbourg’daki açlık grevi eylemcileri gazetemize yaptıkları açıklamalarla da tecrit tümden kırılana kadar direnişlerini sürdürmekte kararlı olduklarını vurguladılar.

AKP iktidarının açlık grevleriyle büyüyen direniş hattını kırma çabası içinde olduğunu vurgulayan Yüksel Koç, “Tecrit kırılana kadarda eylemimiz devam edecektir” dedi. Direndiğimiz zaman sonuç alıyoruz” diyen Koç, Leyla Güven’in ölüm sınırına geldiğine dikkat çekerek “Herkesi eylemi yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.

Direniş tecridi kıracak

İmralı’da yapılan görüşmeden “Eylemi büyütürsek tecridi tamamen kıracağız” sonucu çıkardıklarını ifade eden Deniz Sürgüt ise “Biz ilk başladığımızda ‘tecridi kır, faşizmi parçala’ dedik. Nihai amacımız budur. Bu motivasyonla, inançla başladık, kazanacağız” mesajı verdi.

Görüşme yetmez

Açlık grevcilerinden Mustafa Sarıkaya ise şöyle konuştu: “Leyla arkadaşın ve halkımızın direnişi, faşizm duvarlarının belli bir taviz vermeye zorladı. Elbette direnişimiz bir alan açmıştır. Bu direniş bir yol göstermiştir.

Bu oyunu da geçmek zorundayız. Mehmet Öcalan’ın, Önderiliği görüp bize sağlığı hakkında bilgi vermesi yetmiyor. Direnişe devam etmek ve tecriti kırmak gerekiyor.”

Halkımız tavrını ortaya koymalı

“Önderliğin sağlığından haber almak önemli. Ancak direnişimizin amacı tecriti kırmaktır” diyen Nimet Sevim de “Toplumda yaşanan sessizliği kırarsak tecriti kırmış olacağız. Önderliğin özgürlüğü için bir kapı aralanmış olacak. Halkımız gerekli tavrı ortaya çıkarmalı. Kendi güçlerine güvenmeli, direnişi derinleştirmeli ve yaygınlaştırmalıdır.”

Bedeli ne olursa olsun

Görüşme yapıldığı haberinin büyük bir heyecan yarattığını belirten Nurgül Başaran, “Tecrit kırılana kadar eyleme devam edeceğiz. Direniş gücünü ortaya koydu. Haklı olduğumuzu bir kez daha ispatladı. Bedeli ne olursa olsun eylemimiz sürecek” mesajı verdi.

“2016’dan yana haber alamıyorduk.  Bu görüşme elbette çok önemli” diyen Çekdar Ateş, “Ancak tecridin kırılmadığı bir ortamda mücadelemizi duraksatmamız düşünülemez” ifadesini kullandı.

 

Kiliselerden iadeyi ziyaret

Strasbourg açlık grevinin 28. gününe eylemciler adına bir gurup Broglie’deki Der Temple Neuf Protestan Kilisesi’ni ziyaret etti. Görüşmede açlık grevleri eylemleri hakkında bilgi verilerek eylemcilerle dayanışma talep edildi. Eylemcilerin durumunu yerinde görmek ve sağlık durumlarını öğrenmek isteyen Protestan kiliselerinden oluşan heyet ise görüşme sonrasında Strasburg Demokratik Kürt Toplum Merkezi’ne gelerek eylemcilerle görüştü.  Jean Lue Sadorle, Julien Walther’ında katıldığı görüşmede kilise adına Rudi Popp, eylemin politik ve siyasi anlamı dışında insani kişisel özgürlüğünü ve hapishane koşullarının sağlanmasına yönelik olduğuna dikkat çekerek eylemin haklılığını savunarak eylemcileri selamladı.  Papaz Popp, Protestan kiliseleri olarak Kürt halkın çığlığını ve çektikleri acıları gördüklerini dile getirdi. Kilisleri olarak bu çığlığın yayılması ve duyulması için ellerinden geleni yapacaklarını belirterek, “Kiliselerin siyasi taraf tutmamız mümkün değil ama bu eylem bizim sahipleneceğimiz” diyerek eylemcilerin sağlık ve güvenlikleri açısından çözüm üreteceklerini sözünü verdi.

Tezleri umut veriyor

Jineoloji çalışanlarının öncülüğünde İtalya, Almanya ve Portekiz’den gelen bir grup Avrupalı kadın Strasbourg eylemini ziyaret etti. Grup adın söz alan Gea Piccardi, Kürt özgürlük mücadelesini tanıdıkça ve okudukça Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tezlerinin demokrasi için mücadele veren ezilenler için umut olduğunu gördüğünü söyledi. Avrupa Süryaniler Birliği (ESU) İsviçre delegasyonu, Köln’den Yaşanılacak Dünya ile Almanya’da çalışma yürüten Sindelfingen Halk meclisi temsilcileri de eylemcileri ziyaret etti.

Ailelerden destek ziyareti

   

Hafta sonu gerçeklesen ziyaretlerde Kerem Solhan ile Yüksel Koç’un aile bireyleri ziyarette bulunarak, eylemcilere desteklerini ilettiler. Duygusal anlarında yaşandığı ziyaretlerde aileler başta Leyla Güven olmak üzere cezaevlerinde, Hewler ve Galler’de devam eden eylemlere selam göndererek, eylemcilerin haklı taleplerini sahiplendiklerini dile getirdiler.  Aileler ayrıca, CPT’nin bir an önce görevini yerine getirmesi çağrısında bulundular.

Gurur duyuyoruz

Eylemcilerden Kerem Solhan’ın ailesi, Kerem’in verdiği kararı desteklediklerini vurguladı. Fransa’nın Draguignan şehrinden gelen aile, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, Kürt halkının eylem etrafında kenetlenerek, eylemselliklerle sürece cevap olmasını istedi.  Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi Eşbaşkanı (KCDK-E) ve aynı zamanda açlık grevi eylemcisi Yüksel Koç’un ailesi de ziyarette bulundu. Tüm aile bireylerinin gerçekleştirdiği ziyarete ayrıca Alman Sol Parti Die Linke Bremen örgütünden Oliver–Jann Kornau’da katıldı.

Babasının verdiği eylem kararından gurur duyduğunu belirten Yüksel Koç’un 19 yaşında ki kızı Dilan Koç, bu mücadelenin kendileri içinde verilen bir mücadele olduğunu belirterek, aile olarak eylemin destekçileri ve parçası olduklarını dile getirdi. Dilan Koç; “Bu eylemin başarıya ulaşması için gençlik olarak çalışmalar yürütüyoruz. Mücadelenin öncüsü biz gençleriz” diyerek gençliğin surece öncülük etmesini istedi. Yüksel Koç’un eşi ise, eşinin kararını desteklediğini ve belirterek Leyla Güven şahsında tüm eylemcilere selamlarını ileterek, kadın öncülüğünde başlayan eylemlerle Önderlik üzerindeki tecridin kırılacağına inandığını belirtti.

Alman kamuoyuna yansımadı

Alman Sol Parti (Die Linke) Bremen Meclis Üyesi olan Mazlum Koç ise eylemdeki bütün herkese selam göndererek eylemin destekçisi değil, parçası olduğunu söyledi. Koç, Kürt halkı üzerinde ki savaşın soykırıma evirildiği bu süreçte babasının da içinde bulunduğu eylemin önemine vurgu yaptı.

Kürt Özgürlük Mücadelesinin ideolojisinin sadece Kürtlere değil özgürlük ve barış içinde yaşamak isteyen herkese referans olduğunu belirten Mazlum Koç, bu mücadeleyi başarıya ulaştırmanın diğer bir yolu da Avrupa’nın tüm halklarına anlatmak olduğunu vurguladı.

Mazlum Koç, Kürt halkının kazanımlarının hedef alındığı bir süreçten geçildiğini söyleyerek, “Bu süreç Avrupa ülkelerinin de içinde olduğu bir tasfiye sürecidir” dedi.

‘Tecrid kabul edilemez’

Bremen eyaletinden Strasbourg’a gelerek tecride karşı açlık grevine destek veren Die Linke üyesi O. Jann Kornau, Öcalan’ın özgürlüğünün barış için şart olduğunu söylerken, partisinin Kürt mücadelesini daha fazla sahiplenebilmesi gerektiğini dile getirdi. Kürtlerin mücadelesinin umut verdiğinin altını çizen Kornau, “Halkın büyük bir kesiminin desteğini alan bir barış sürecine imza atmış bir liderin ağır tecride dayalı tutukluluğu kabul edilemez” dedi.