
Cizrelilerin oylarıyla seçilen ve en zor koşullarda tek tek bütün Cizre halkının yanında olan Halk Meclisi Eşbaşkanları Asya Yüksel ve Mehmet Tunç’un yaşadıkları direnişin özeti gibi.
Abluka başlamadan iki gün önce öğretmenlere atılan mesaj sorulduğunda Yüksel’in yanıtı net olmuştu: “O öğretmenler asimilasyon memurlarıydı, geldikleri gibi asimilasyonu alıp gittiler.”
Tüm çocuklar için direniyorum
Kendi aralarında görev paylaşımı yapıyorlardı kim hangi mahallede kalacak. Sonrasında abluka derinleşti saldırılar yoğunlaştı. Asya 2 çocuğunu evde bırakıp nereye çağırılsa oraya koşmaya başladı.
“Ülkemdeki tüm çocuklar için direnmek zorundayım. Biz direnmezsek annelerin memelerindeki süt de, karınlarındaki bebekler de gider” diyen Yüksel, kurşunlar altında sokak sokak dolaştı.
Bu kentin tüm acıları kalbimde
Diğer Eşbaşkan Mehmet Tunç da halkını bir an olsun yalnız bırakmadı. Şimdi bir evin bodrum katında 25 yaralıyı yaşatmak için kendi yaşamını ortaya koyan Tunç, JİNHA muhabiri Asya Tekin’e abluka başlarken verdiği demecinde, “Bu kentin tüm acıları sanki kalbimde patlıyor. Bu direnişte Cizre yalnız kalsa bile yıkılmayacak. Bebekler, gençler gelecek için direnecek. Sonra milyonlara kalabalığa karışacağız” demişti.
Tunç dün bağlandığı Med Nuçe’deki konuşmasında ise, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin direniş geleneğini yaşatacaklarını belirterek, “Mazlumlardan Hakilerden hiçbir farkımız yok. Nasıl ki onlar son nefesine kadar direnmişlerse biz de öyle direneceğiz” demişti.
ASYA TEKİN/JİNHA/ŞIRNAK