"Direnme Hakkı" temasıyla düzenlenen panele Afganistan Dayanışma Partisi'nden Anosh Hamta, Barış ve Demokrasi Partisi Milletvekili Nazmi Gür, Filistin Halk Partisi’inden Sadie Kadri konuşmacı olarak katıldı. Panelde Afganistan ve Filistin'deki işgallarin yol açtığı yıkım ile Türkiye Kürdistan'ında Kürt halkına yönelik baskı ve katliamlar tartışıldı.

Panelde konuşan Afganistan Dayanışma Partisi'nden Anosh Hamta, Afganistan halkını özgürlüğüne kavuşturma bahanesiyle bundan 10 yıl önce gerçekleştirilen işgalin Afganistan halkına katliam, baskı ve işkence getirdiğini ve 30 bin kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Kadınları özgürleştikleri yolunda yapılan propagandaların gerçekleri yansıtmadığını, Afganistan'da her 30 dakikada bir kadının öldürüldüğünü ifade etti. Halkın yoksulluk içinde yaşadığını belirten Hamta, halkın yüzde 50'sinin içelebilecek sudan yoksun olduğunu belirtti.


Avrupa ve ABD'de katliama ortak
BDP Milletvekili Nazmi Gür, 18. yüzyıldan başlayarak Kürdistan'da yaşanan gelişmeleri özetledikten sonra konuşmasını 1970’lerden sonra Türkiye Kürdistan'ında yaşanan gelişmeler üzerinde durdu.
Nazmi Gür, 30 yıldır PKK ile Türk devleti arasında süren savaşta 40 bini aşkın kişinin yaşamını yitirdiğini, Türk devletinin uluslararası anlaşmalara uymayarak kimyasal silah kullandığına dikkat çekti. Son olarak da çocuk yaşlardaki 35 Kürt gencinin F 16'larla bombalanarak katledildiklerini dile getiren Gür, tüm bunlar olurken Türk devletinin son iki yıl içinde aralarında belediye başkanları ve parti yöneticilerinin de bulunduğu 5 bin Kürt'ü tutukladığını hatırlattı. Gür "Ama ne bombalamalar ne de tutuklamalar Kürtlerin direnişlerini kıramadı ve bizleri asla teslim alamayacaklar" vurgusunda bulundu.
Kürt sorununda 3 önemli prensiperi olduğunu söyleyen Gür, bunları şu şekilde sıraladı: "Birinci olarak halkların birliği, Kürt ve Türk halklarının barış içinde kardeşce bir arada yaşamaları. İkinci olarak, direnişi asla durdumama. Kürt halkının dili, kültürü ve tarihinden taviz vermeme. Son olarak da Kürdistan ve Kürt halkının özgürlüğe kavuşması." Gür, Kürdistan'da süren tutuklamalar ve katliamlar karşısında Batılı ülkelerin sesiz kalmasını eleştirdi ve ABD'yi elde ettiği bilgileri Türk devletine ileterek yapılan katliamlara ortak olmakla suçladı.

Filistin, Kürtlerin mücadelesini destekliyor
Filistin Halk Partisi adına konuşan Sadie Kadri, İsrail'in tüm dünyanın gözü önünde Filistin halkını topraklarından sürmeye ve yerlerine Yahudileri yerleştirmeye devam ettiğini, her gün 4-5 Filistinlinin katledildiğini söyledi. Kendi devletlerini kurmak ve İsrail'le barış içinde yaşamak istediklerini söyleyen Kadri, İsrail'in saldırılarına sesiz kalan Avrupa Birliği'ni şu sözlerle eleştirdi. Kadri Kürt halkının mücadelesini desteklediklerini ve desteklemeye de devam edeceklerini de vurguladı.

Nazmi Gür, Uppsala Kürt Kültür Derneği'ni de ziyaret ederek Kürtlerle sohbet etti. Kürdistan'da son yaşanan gelişmeler ve Van depremi sırasında yaşananları aktardı.

MURAT KUSEYRİ - STOCKHOLM




Adil Kurt Darmstadt'taydı


Almanya'nın Darmstadt kentinde yapılan hak toplantısında Türkiye ve Kürdistan'da son siyasal gelişmeler ele alındı.
Darmstadt Kurdistan İnformasyon Merkezi'nde yapılan toplantıya konuşmacı olarak BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt ile YEK-KOM Başkan Yardımcısı Bahattin Doğan katıldı. 
Kürt halkının içinde bulunduğu son dönemin en sıkıntılı dönemi yaşadığını ancak en çok da direndiği ve ayakta dimdik durduğu dönem olduğunu belirten Adil Kurt konuşmasına şu sözleri ekledi: "Emin olun biz yolun sonuna yaklaştık. Özgürlük kapısını araladık. Başaracak mıyız, başaramayacak mıyız? Gün o gündür. Bu süreç dimdik mücadele etmeyi gerektiriyor. Çünkü biz yoktan var olmayı başarmış bir halkız. Biz bu sıkıntılara, tofana biraz daha dayanabilirsek, emin olun bize bahar olan, Fetullah Gülen'e kış olacaktır."
Daha sonra Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrit üzerine de konusan Kurt şu ifadeleri kullandı "Sayın Öcalan'ın özgürlükçü çizgisi uluslararası güçleri Ortadoğu'da zorladığı için İmralı'da bir tecrit uygulaması vardır. Bu tecridin içerisinde AB ve ABD vardır, hatta çıkarları çelişse bile Rusya ve Çin de vardır. Herkes Kürtlerin alternatif yaşam perspektifini boğma gayretindedir çünkü onları Ortadoğu'da zorlayan tek dinamik Kürtlerdir. Bu nedenle uluslarası komplonun ortakları İmralı tecritininde ortakları durumundadır. Kürt halkı bunu bilince çıkarmıştır ve bu tecriti de onurlu direnişiyle kırmasını bilecektir."

Roboski'de yaşanan katliamın izlenimlerini paylaşan Kurt, Qileban'da paramparça bedenlerle karşılastıklarını anlattı. BDP Milletvekili Adil Kurt'un konusmasinin ardından sözü alan YEK-KOM yöneticisi Bahattin Dogan ise Avrupa'da ve Kürdistan'daki durum hakkında konuştu ve başlatılan derneklere üye kampanyasına ve gelecek eylemlere katılma çağrısında bulundu.


ŞERVAN UCAL - DARMSTADT