SERKAN DEMİREL / ÖNER POLAT / ANF/BERN

Kürt anası olmak değil midir, hukuksuzluk, adaletsizlik karşısında çığlık olmak, gördüğü en ağır baskılara rağmen zaman, mekan fark etmeksizin ilerlemiş yaşına rağmen direnmekten ve özgürlük demekten vazgeçmemek…

İşte Zelal Ana, tam da o Kürt analarından biri.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridi protesto etmek ve Leyla Güven’in eylemine destek vermek için İsviçre’de başlatılan dönüşümlü açlık grevi, 10. gününde devam ediyor. Açlık grevi eylemcileri arasındaki isimlerden birisi de 68 yaşındaki Kürt anası Zelal Özkan. Beş günden beridir bedenini Öcalan için açlık grevine yatıran Zelal ana, ilk defa açlık grevi girmiş değil. 7 yıldan beridir İsviçre’de sürgünde yaşamak zorunda kalan Zelal Ana, direnmekten hiçbir şart altında geri durmayan Kürt analarının en güzel örneklerinden sadece birisi…

90’larda başlayan sürgün hayatı

Aslen Riha Wêranşarlı olan Zelal Ana 90’lı yıllarda gördüğü devlet baskısından kaynaklı ailesi birlikte Adana’ya göç etmek zorunda kalır. Doğduğu toprakları bırakıp Adana’ya göç eder ama burada da özgürlük mücadelesine devam eder. Ama zor aygıtı dediğimiz o güç, yani Kürt’e ölümden başka bir şeyi reva görmeyen devlet, Zelal Ana’nın Adana’da da kapısını çalmaya başlar.

Zelal Ana İsviçre’ye gelme nedenini ise cümlelerle özetledi: “Sık, sık hem ben ve eşim hem de çocuklarım gözaltına alınıp bırakılıyordu. Zaman geçtikçe bunla yetinmediler, daha sonra JİTEM tarafından evimiz basılmaya başlandı. Durum böyle olunca biz de baskılara dayanamayarak İsviçre’ye gelmek zorunda kaldık. Daha sonra da hakkımızda açılan davalar onaylandı bana 13,5 yıl, eşime 14 yıl ceza verildi.”

Kızı 26 yıldır cezaevinde

Zelan Ana’nın Ruşen Özkan adlı bir kızı 26 yıldır PKK davasından Türkiye’de cezaevinde. Kızınla görüşebiliyor musun diye sorduğumuzda ise Zelal Ana’nın cevabı çık kısa oluyor: “Evet, haftada en fazla 10 dakika telefon üzerinden…”

Defalarca bedenini açlığa yatırmış

İsviçre’de veya Avrupa’daki her eylemden çok yakında tanıdığımız Zelal Ana’ya, ‘ilk açlık grevin mi’ diye sorduğumuzda ise bizleri de utandıran bir cevapla karşılaşıyoruz: “Yok oğlum, çok defa açlık grevine girdim. Urfa’da bir defasında 10, bir defasında ise 6 gün açlık grevinde kalmıştım. Viranşehir’de iki defa açlık grevine girdim bir defasında 10 gün kaldım bir defasında ise 8 gün. Adana’da 15 gün açlık grevinde kaldım. İsviçre’ye geldikten sonra da çok defa hem Strasburg’daki hem de İsviçre’deki açlık grevlerine katıldım, hepsinin sayısını hatırlamıyorum. Bunlar sadece hatırladıklarım.”

‘Direnmekten geri durmayacağız’

İlerlemiş yaşına rağmen özgürlük mücadelesi vermekten asla geri durmayan Zelal Ana’ya bugün tekrardan açlık grevinde olma nedeni ise sorduğumuzda ise şunları söylüyor: “Önderliğimiz üzerinde yıllardan beridir ağır bir tecrit var. Kendisinden hiçbir haber alamıyoruz. Önderliğimiz yaşıyor mu, yaşamıyor mu? Kendisine ne oldu, hiçbir bilgimiz yok. Biz önderliğimizden bir haber almak istiyoruz. Bu tecrit kalkıncaya kadar biz susmayacağız ve vazgeçemeyeceğiz. Buradan Avrupa’ya da sesleniyoruz; sesimiz duysunlar, taleplerimize cevap versinler. Ama biz biliyoruz Avrupa’da çıkarları için menfaatleri için Erdoğan’la işbirliği yapıyor.

Diğer taraftan Leyla Güven’in eylemine destek vermek için buradayız. Biz Kürt anaları halkımızın ve çocuklarımızın yanındayız. Yaşımız kaç olursa olsun, nerede olursak olalım mücadele etmekten ve direnmekten geri durmayacağız…”