Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın başlattığı demokratik çözüm süreci ardından KCK'nin çağrısıyla 8 Mayıs'ta başlayan ama tamamlanmayan Güney Kürdistan'a çekilmenin üzerinden bir yıl geçti. Türk Hükümeti'nin sadece ateşkesle yetinmesi yüzünden yürüyüş kesildi, ikinci aşamaya da geçilemedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 2013 Amed Newrozu'nda milyonların şahitliğinde okunan mektubuyla başlayan diyalog süreci, KCK'nin 25 Nisan 2013'te ilan ettiği ateşkes ve 8 Mayıs 2013'te başlattığı geri çekilmeyle devam etti. 8 Mayıs'ta başlayan yürüyüşte binlerce HPG'li, Karadeniz, Serhat, Amed ve birçok bölgede hazırlıklarını tamamlayarak yollara koyuldu. Kimi bir ay, kimi iki ay, kimi de üç ay süren yürüyüşlerin ardından Güney Kürdistan'a geçebildi. Geri çekilme kararı üzerinden bir yıl geçti, ancak diyalog süreci aşılamadı.

İlk çekilen grup Van'dan

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, 25 Nisan 2013 tarihinde Kandil'de düzenlediği basın açıklaması ile geri çekilme kararını kamuoyuna duyurmuş; HPG'lilerin 8 Mayıs'tan itibaren geri çekilmeye başlayacağını, saldırıların olması durumunda geri çekilmeyi durduracakları uyarısında bulunmuştu.
KCK'nin çağrı doğrultusunda 8 Mayıs tarihten itibaren geri çekilmeye başlayan HPG'lilerin ilk grubu Van'dan yola çıkan 15 kişilik grup oldu. Medya Savunma Alanları'na 7 günlük yürüyüş ardından ulaşırken, ulusal ve uluslararası onlarca basın mensubu da bu tarihi ana tanıklık etti.

80 günde sınırı geçtiler
Bir ay içinde yüzü aşkın HPG'li geri çekilmeyi tamamlarken, günlerce süren yolculuktan sonra Medya Savunma Alanları'nda coşku ile karşılandı. En zorlu geri çekilmeyi de Karadeniz'deki HPG'liler yaşadı. Karadeniz'deki HPG'liler, geçiş noktalarındaki operasyon ve pusulama faaliyetleri nedeniyle ancak 80 günde sınırı geçebildi.

Geri çekilme durdu

Geri çekilmeler devam ederken, başta Dersim, Hakkari, Bingöl, Van ve bir çok yerde yapılan karakollar ise, hükümetin sürece yaklaşımını tartışma konusu yaptı. Yüzlerce karakolun inşası ve Kürt sorununun çözümüne yönelik herhangi bir adımın atılmaması, KCK'nin geri çekilmeleri durdurmasına neden oldu. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 9 Eylül 2013'te yaptığı açıklama ile 8 Mayıs'ta başlatılan geri çekilmenin durdurulduğunu açıkladı. Açıklamada, "Çatışmasızlık içinde geçen dokuz ayda, Türkiye'nin demokratikleşmesi konusunda hiçbir adım atılmamıştır. Demokratik siyasetin önünün açılması açısından tüm KCK tutuklularının serbest bırakılıp, terörle mücadele yasasının ortadan kaldırılması bile gerçekleşmemiştir. Bütün sorumsuz yaklaşımlarına rağmen, yeniden AKP Hükümeti'ni ve Türk devletini demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü yönünde adım atmaya çağırıyoruz. Türk devletine ve AKP Hükümeti'ne, Önder Apo'nun 2013 Newrozu'nda sunduğu çözüm projesi ve tarihi fırsatı doğru değerlendirmeleri gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz" denilerek, hükümete süreç konusunda üzerine düşenler noktasında adım atması çağrısı yapıldı.

Çözüm deklarasyonu

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı geri çekilmeyi durdurduğunu açıklamasının üzerinden bir ay sonra yani 9 Ekim 2013'te Kürt sorununun demokratik çözüm süreci ve başlatılan sürecin devamı için "Demokratik çözüm deklarasyonu" yayınlandı. Deklarasyonda, Kürt kimliği ve kültürünün anayasal güvenceye alınması, demokratik özerkliğin tanınması ve anadilde eğitimin kabul edilmesi gibi talepler öne çıktı. AKP tarafından açıklanan paketin başta Kürtler olmak üzere demokrasi güçlerinde hayal kırıklığı yarattığı belirtilerek, Kürt sorununun "oyalama" paketlerle çözülemeyeceği vurgulandı. Deklarasyonda, 3 temel talep, "Kürtlerin varlığının, kimliğinin, Kürt kültürünün anayasal ve yasal güvenceye alınması, Kürt kimliğiyle düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün tanınması, Kürtlerin bir toplum olarak kabul edilmesinin gereği özyönetiminin, yani demokratik özerkliğinin kabulü, Kültürel soykırımla yok edilmek istenen bir halk olmasından dolayı her düzeyde anadilde eğitiminin kabul edilmesidir" olarak sıralandı.

AKP muhatap olmaktan çıktı
Süreç bir yılını geride bırakmaya hazırlanırken Abdullah Öcalan, BDP ve HDP heyeti ile yaptığı toplantıda 21 Mart 2014'de Amed Newrozu'nda okunmak üzere yeni bir mektup kaleme aldı. KCK de 3-10 Mart 2014 tarihleri arasında yaptığı toplantının sonuçlarına dair yazılı açıklama yaptı. AKP'nin gelinen aşamada siyasal zeminini ve işlevini kaybettiğini belirten KCK, "Bu açıdan da AKP Hükümeti Önder Apo'nun başlattığı ve hareketimizin de başarıya ulaşması için büyük çaba harcadığı demokratikleşme hamlesinin muhatabı olmaktan çıkmıştır" dedi.

KCK ve Öcalan uyardı
Hem Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından hem de KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, 30 Mart yerel seçimlerinden sonraki günlerin önemli olduğuna vurgu yapıldı. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Murat Karayılan yerel seçimlerden sonraki hafta AKP Hükümeti'nin süreç konusunda bir adım atması gerektiğini belirterek, "Seçim sonrasında adım attılar, attılar; atmadılar süreç bitmiştir" açıklamasında bulunmuştu. Öcalan'da HDP'li heyet ile yaptığı son görüşmede, hükümetin üzerinde düşeni yapması gerektiğini vurgulamış ve çözüm sürecinin karakter değiştirdiğini belirterek, "Her an derinlikli çözüm imkanları da, çatışma olasılıkları da devrededir. Özellikle Hükümetin atacağı adımlar çatışma olasılığını ortadan kaldıracağı gibi çözümü de yeni formatta derinleştirerek geliştirebilir" açıklamasında bulunmuştu.



YASİN KOBULAN/DİHA/AMED