
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, seçim bölgesi İstanbul’da temaslarda bulundu.
İstanbul 1. bölge 1. sıra adayı olan Demirtaş dün İstanbul’un Şirinevler ilçesinde açılan HDP seçim standını ziyaret etti. Demirtaş’a eşi Başak Demirtaş ile HDP İstanbul milletvekili adayları Pervin Buldan ve Levent Tüzel de eşlik etti. Esnafı da ziyaret eden HDP’li adaylara yoğun ilgi gösterildi.
HDP Eşbaşkanı Demirtaş dün Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni (DİAYDER) de ziyaret etti. DİAYDER Başkanı Mehmet fiimşek, ziyaretten duyduğu mutluluğu dile getirirken, “Zalime karşı herkesi hakikattin yanında yer almaya çağırıyoruz” dedi.
Demokrasinin ölçüsü budur
HDP Eşbaşkanı Demirtaş ise burada yaptığı konuşmada, din alimlerinin toplumda büyük yanlışları düzeltme konusunda çok etkili olduklarını, çok güçlü sonuçlar alabileceklerini ifade etti. Anadolu ve Mezopotamya topraklarında birçok kavim ve halkın izlerinin bulunduğunu belirten Demirtaş, demokrasinin tarifini de yaptı: “Ülkenin her bir şehrinde, kasabasında tarihin izleri, medeniyetlerin izleri vardır. Bütün bu kültürler bugün de bu topraklarda yaşıyorlar. Sayısı az ya da çok, isterse bir kişi olsun, 77 milyon nüfus içerisinde farklı bir kimlikten ya da inançtan olsun. İşte demokrasi dediğimiz şey ‘biz o bir kişinin haklarını nasıl koruyabiliyoruz?’ Demokrasi buna göre ölçülür. Çoğunluk huzurlu mudur, değil midir? Demokrasi buna bakmaz. Bizler gibi, çok olanlar gibi düşünmeyen, başka dine inanan, başka dili, kültürü olanlar o toplumda korkuyor mu, huzur içinde midir? Ona bakmak lazım.”
Eşit hizmet yapmalı
Diyanet İşleri Başkanlığı konusunu konuşurken bu gerçeğe işaret ettiklerinin altını çizen Demirtaş şöyle devam etti: “Diyoruz ki devlet kendi halkının içindeki bütün inançlara eşit yaklaşmalı, eşit hizmet yapmalı. Diyanet İşleri Başkanlığı bu ülkede bir dinin hatta mezhebin hizmetini yürütüyor. Dinin hizmetini yapsa ona da itirazımız olmayacak. Ama çarpıtarak yapıyor. Devletin hizmetine koymaya çalışıyor dini. Oysa Allahü Teala bu dini insanlara gönderirken devletlerin dini olarak göndermemiştir. İnsanların, toplumun dini olarak göndermiştir.”
Sultana özenmiş
Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik eleştirilerine Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın yanıtlarını hatırlatan Demirtaş, “Şimdiki Diyanet İşleri Başkanlığı 3 katlı bir villayı restore etmiş, küçük saray yavrusu yapmış, orada yaşıyor. Çıksın yok desin. Kaç yüz milyar harcama yapmış. Sultana özenmiş. Kusura bakmasınlar Hz. Peygamber ne böyle yaşadı ne de böyle öldü. Onun en büyük mirası yaşamıdır. Bir Müslüman’ın nasıl yaşaması gerektiğini hayatı boyunca göstermiştir. Bir din alimi o yüzden devlet memuru olmamalı” dedi.
Sopa olarak kullandılar
“Biz Diyanet kalksın dediğimizde bunlar kalksın diyoruz” diyen Demirtaş, “Başbakan, ‘Biz dinimize el sürdürmeyiz’ diyor. Kusura bakmasınlar o senin Diyanetle birlikte oluşturduğun dindir. Biz halkı kullanmalarına artık tahammül edemiyoruz. Yıllarca İslamiyet’i sopa olarak kullanıp mazlumu ezmeye çalıştılar. Mazlumun dinini zenginin dini haline getirdiler” diye konuştu.
Erdoğan ülkeyi ateşe atıyor
Konuşmasının ardından Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kürt sorunu ifadesi ayrımcılıktır” sözlerine de yanıt veren Demirtaş, “Bu ülkede herkesin sorunu var. Kürdün sorunu katmerlidir. Herkes 2 sorun yaşıyorsa, Kürt 3 sorun, 4 sorun yaşıyor. Sorunsuz yurttaş yok bu ülkede. Herkesin derdi sorunu var. Sayın Cumhurbaşkanı desteklediği partiye oy kazandırmak için koskoca bir halkı rencide etmekten vazgeçmeli artık. Ortada bir müzakere, çözüm süreci var. Bunu böyle elinin tersiyle iterek, milliyetçi oyları kapmak için ülkeyi ateşe atmanın hiçbir anlamı yok” ifadelerini kullandı.
O yok dedi diye yok olmuyor
“Sayın Cumhurbaşkanı bu ülkede Kürt sorunu yok demiş olabilir, hatta ona kalsa Kürt yok diyecek de buna cesaret edemiyor” diyen Demirtaş, şöyle devam etti: “O yok dedi diye de yok olmuyor. Bizler sorunlarımızın diyalog içinde çözümünden yana olduk. Seçim sürecinde de sonrasında da bu tavrımızı sürdüreceğiz.”
Yetmedi Kıbrıs’ı fırçalıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasındaki tartışmaya da değinen Demirtaş, “Sağa sola bu şekilde emirler yağdırarak, karşında boyun bükmeyenin boynunu vurmaya kalkışarak, bu ülkede Cumhurbaşkanlığı makamını dolduramazsın. Burayla da yetinmiyor. Kıbrıs’a fırça atıyor. Daha tebrik etmeden, ağzından çıkanı kulağın duysun’ diyor. Bu mudur demokrasi anlayışı?” diye sordu.
Biz tırnak beyefendi et!
“Yüzde 60 oyla seçilmiş Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı. Hani milli irade? Hani sandığa saygı. Niye ona biat etmiyor?” diye soran Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü: “İlla ‘Bizim yavrumuz olacaksın’ diyor. Onlar ‘Hayır, eşit olsak olmaz mı’ diyor? ‘Hayır yavrumuz olacaksın’. Anlayış budur. Kürtlere de böyle bakıyor. ‘Biz eşit olsak olmaz mı’ diyoruz. ‘Yok yavrumuz olacaksın’. ‘Etle tırnak gibi olacağız’. Biz tırnak olacağız sürekli, beyefendi de et olacak. Kusura bakmasınlar. Bütün dünyada adalet, eşitlik, lafta kalmamalı, pratiğe geçebilmeli. Bu ülkede bunu yapacak bizim dışımızda bir anlayış yok.”
DİHA/İSTANBUL