Devasa bir holdingi andıran Diyanet İşleri Başkanlığı, bütçeden 10,5 milyar TL pay alıyor, sahip olduğu binlerce taşınmaz, 100 bini aşan istihdamı ve yönettiği vakıfların yanı sıra yüzlerce projeyi sürdürüyor.
Osmanlı döneminde ilk modern bira yapımının gerçekleştirildiği İstanbul Şişli’deki Bomonti Bira Fabrikası’nın dini ve sosyal tesis alanı olmak üzere Şişli Müftülüğü’ne verilmesi, tartışma yarattı. Fabrikanın yıkılıp yerine cami, mescit ve yurt yapılması planlanırken, Şişli Belediyesi ve bazı STK’lar karara karşı çıkıyor. Devir işlemine ilişkin olarak DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’ın sorularını yanıtlayan Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, Bomonti Bira Fabrikası’nın İstanbul’un önemli tarihi değerlerinden biri olduğunu belirterek, ”Bu bölgede dokuyu bozacak ve yapılaşmayı artıracak projeleri doğru bulmuyoruz” diyor.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Akif Burak Atlar da yıllardır bakımsızlıktan harap duruma düşmüş Bomonti Bira Fabrikası’nın öncelikle mimari olarak korunması gerektiğini vurguluyor.
Yüzlerce projeden sadece biri
Söz konusu proje, bütçeden aldığı milyarlarca liralık pay, sahip olduğu binlerce taşınmaz, 100 bini aşan istihdamı ve yönettiği vakıflar ile adeta devasa bir holdingi andıran Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hem yurt içinde hem de yurt dışında hayata geçirdiği yüzlerce projeden yalnızca biri.
107 bin 206 personel 107 bin 355 cami/kurs
Diyanet’in resmi internet sitesi diyanet.gov.tr’de yayınlanan verilere göre, 2018 sonu itibarıyla 107 bin 206 kişiye istihdam sağlayan kurum bünyesinde 88 bin 681 cami ve 18 bin 675 Kur’an kursu bulunuyor. Kuruma 2018 yılı için bütçeden ayrılan pay ise 5,2 milyar TL civarında. Bu rakam, pek çok bakanlığın bütçesinin üzerinde.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Genel Yönetim Bütçe Denge Tablosu’na göre, kurumun bütçesi yıl sonunda 8 milyar 356 milyon olarak gerçekleşti. Ekim 2018’de açıklanan Orta Vadeli Mali Plan’da ise Diyanet’in 2019 bütçesi 10,5 milyar TL’ye çıkarıldı.
Toplam gayrimenkulu 2 bin 17’ye yükseldi
Diyanet, ayrıca tam bir gayrimenkul zengini. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 2018’de yaptığı tahsisler ile Diyanet’in toplam taşınmaz sayısı 2 bin 17’ye yükselmiş durumda. Diyanet İşleri Başkanlığı’na dair araştırmaları ve yazıları ile tanınan ”Fetvalar Savaşı” kitabını hazırlayan araştırmacı-yazar Ömer Sağlam’a göre, Diyanet’in kurumsal büyüklüğü açıklanan bu verilerin çok üzerinde.
Gelir ve giderler tam denetlenmiyor
Hac ve Umre’den, yurt içi ve yurtdışındaki kurban kesimlerinden ve sahip olduğu vakıflar üzerinden yaptığı yatırımlardan elde ettiği gelirler de hesaba katıldığında, Diyanet’in açıklanandan katbekat büyük bir ekonomik büyüklüğü yönettiğini kaydeden Sağlam, ”Üzülerek belirtelim ki bu gelir ve giderlerin yeterince ve gereğince denetlendiği ve kontrol altında tutulduğu da söylenemez. Özellikle cami dernekleri büyük ölçüde kontrol dışıdır” diye konuşuyor.
Diyanet Vakfı’nın ekonomik faaliyetleri
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki en büyük yapılardan biri, Türkiye Diyanet Vakfı. 1975’te dönemin Diyanet İşleri Başkanı Lütfi Doğan ve yardımcıları tarafından kurulan Diyanet Vakfı’nın bugün itibarıyla Türkiye’de bin şubesi bulunuyor.
Diyanet İşleri Başkanı tarafından yönetilen Vakıf, dünyanın 145 ülkesinde de eğitim, kültür ve yardım faaliyetleri yürütüyor. 1977’de Bakanlar Kurulu tarafından alınan bir kararla Vakfa ‘vergi muafiyeti’ getirilirken, 2005’te yapılan bir düzenleme ile de Vakıf ”izin almadan yardım toplayan kuruluşlar” arasına alındı.
İnşaat, ticaret ve eğitim sektöründe
Türkiye Diyanet Vakfı’na bağlı 35 kız ve erkek öğrenci yurdu bulunuyor. Kadın, Aile ve Gençlik Merkezi (KAGEM) de vakıf bünyesinde faaliyet gösteriyor. Vakıf tarafından işletilen ülke genelinde 13 adet sosyal tesis bulunurken, özellikle vakıf bünyesindeki KOMAŞ A.Ş.’nin faaliyetleri dikkat çekiyor. Hem yurt içinde hem de yurt dışında yüzlerce anahtar teslim cami, müftülük hizmet binası, Kur’an kursu, öğrenci yurdunun yanı sıra okul, iş merkezi, misafirhane, hastane ve otel inşaatları yapıyor. Şirket, yıllar içinde inşaat dışında ticaret ve eğitim alanlarında da faaliyet göstermeye başladı. Turizm ve seyahat acenteleri ile İzmir’de Bornova Koleji ve Bayraklı Anaokulu gibi eğitim kurumları bulunuyor. Vakfın iştirakleri arasında RTÜK’ten yayın lisansı almış bir TV kanalı ve matbaa da bulunuyor.
Diyanet’in yöneticileri artık çok zenginler
DW Türkçe’ye konuşan ilahiyatçı yazar Cemil Kılıç, Diyanet’in bugün halktan çok farklı yaşayan bir zümre yarattığını dile getirerek, ”Diyanet’in üst düzey yöneticilerinin hayatlarına ve imkanlarına baktığınız zaman, artık halkla hiçbir ortak paydası kalmayacak kadar zenginleştiklerini görüyoruz. Yoksul halka hizmet için kurulan bir kurumda böyle bir zenginleşme olması, İslam’ın mantığına terstir” değerlendirmesinde bulunuyor.
Devlet içinde devlet gibi harekete ediyor
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın günümüzde büyük bir holding gibi faaliyet gösterdiğini, hatta ”devlet içinde devlet” gibi hareket ettiğini öne süren Kılıç, ”Bu kadar büyük bir ekonomik gücün Diyanet’te toplanmasına din hizmetleri açısından hiç gerek yok. Bu kaynak, eğitim ve sağlık gibi alanlara aktarılabilirdi” diyor.
İSTANBUL