Akif Yılmaz, 14 Temmuz 1982'de Diyarbakır Cezaevi'nde başlayan ölüm orucunda, M. Hayri Durmuş, Kemal Pir ve Ali Çiçek ile birlikte yaşamını yitirdi. Kardeşi Bahri Yılmaz, bugün de açlık grevinde olan tutsakların, direnişlerini sürdürecekleri açıklamalarına atıfta bulunarak, "Devlet, Diyarbakır Cezaevi direnişinden ders çıkarmalı. Bedenini ölüme yatırmış insanların taleplerini yerine getirmeli" dedi. Ölüm orucu direnişçilerinin unutulmadığını belirten Yılmaz, "Akif, 1982 yılında yaşamını yitirdi ama Ardahan'da o yıl doğan herkes çocuğunun ismini Akif Yılmaz koydu. O öldü, ama ardından birçok Akif Yılmazlar bıraktı" diye konuştu. Cezaevlerinden artık tabutlar çıkmasını istemediklerini söyleyen Yılmaz, "Şuan ruhumuzda aynı korku ve endişe var. Dileğimiz hiçbir ailenin böyle bir acıyı yaşamamasıdır" dedi. 

Sözün bittiği yer

Diyarbakır Cezaevi'nde yaşanan direnişe tanıklık eden o dönemde 17 yaşında olan Salih Sezgin ise, "Açlık grevleri, yaşananlara artık söylenecek bir şeyin kalmadığı zaman devreye girer. Tutsaklar bugün de artık son sözleri olarak bedenlerini ölüme yatırıyorlar. Açlık grevi süreçlerini çok yaşayan biri olarak belki en çok onları anlayanlardan biriyim" dedi. Açlık grevine katılanlar için en önemli desteğin halkın gösterdiği sahiplenme olduğuna vurgu yapan Sezgin, "Toplumda cezaevlerine karşı duyarlılık olsaydı, bugün o kadar insan açlık grevlerinde ölmezdi" diye konuştu.
Yüzlerce tutsağın savaşın son bulması için açlık grevinde olduğunu belirten Sezgin, "12 Eylül darbesi sonrası 'keşke' çok denildi. 10 yıllar sonra yine 'keşke' denmemesi için bir an önce adım atılmalıdır" dedi. 


MÜTHA ÇETİN/SEVDİYE ERGÜRBÜZ / DİHA/İSTANBUL




Apê Musa'nın çocukları açlık grevinde

Katledilen Gazeteci-Yazar Musa Anter'in çocukları Dicle Anter ve Rahşan Anter, açlık grevindeki tutsaklara destek vermek için bir günlük açlık grevi yapacak.
Amed'de 1992 tarihinde katledilen Kürt bilge Musa Anter'in oğlu Dicle Anter ile kızı Rahşan Anter, 42 gündür açlık grevinde olan tutsaklara kamuoyunun dikkatini çekmek için bir günlük destek açlık grevi yapacak. Dicle Anter Batman'da, Rahşan Anter ise İzmir'de bugün 12:00'de başlayacakları açlık grevini, yarın saat 12:00'de sonlandıracak.

Kritik eşikte ama tepki yok

Dicle Anter, bianet'e yaptığı açıklamada, açlık grevlerinin kritik eşiğe geldiğini ama halen büyük bir tepki oluşmadığını söyledi. Dicle Anter, "Herkese sesleniyoruz" diyor, kamuoyunu, yetkilileri, basını açlık grevlerine duyarlı olmaya çağırıyor ve ekliyor: "Özellikle kamuoyuna sesleniyoruz, Hükümet'e, İçişleri ve Adalet bakanlarına, bu işi çözebilecek kim varsa, tepkilerini göstermelerini bekliyoruz. Açlık grevinde olanların sesinin duyulmasını amaçlıyoruz."

Babam da aynısı yapardı
İzmir'in Özdere İlçesi'nde yaşayan Apê Musa'nın kızı Rahşan Anter ise "Her şeyden önce bir anneyim. Açlık grevlerine giren bu tutsaklar konusunda kamuoyundaki duyarsızlık beni çok rahatsız etti.  Babam yaşamış olsaydı, o ihtiyar haliyle açlık grevine giren tutsaklar için çok şey yapardı" dedi.

Herkes duyarlı olsun
Dicle ve Rahşan Anter, yazılı basın açıklamalarında da şunları ifade etti: "Ülkemizde son 30 senedir yaşanan kirli savaşın ve insanlık dışı uygulamaların halen devam etmesini şiddetle kınıyoruz. Bugün ölüm orucunda bulunan siyasi tutukluların basın ve kamuoyunda yer almaması, anti demokratik bir durumla karşı karşıya olduğumuzun göstergesidir. Kürt sorunu ülkenin en önemli sorunudur. Başbakan'ın 'Düşünmezseniz Kürt sorunu yoktur' açıklamasına cevabımız şudur. İnsanız ve biz düşünüyoruz. Siz düşünmüyorsanız sorun sizdedir. Türkiye'nin verdiği yanlış kararların acısını ve sonuçlarını bu ülkedeki halklar çekiyor. Bu yanlış denklemin düzeltilmesine, ölüm orucuna başlayan insanların taleplerine kayıtsız kalınmamasıyla başlanmalıdır. Ardından ülkemiz barışın oluşturulması için yeni koşullar ve çözüm imkanları yaratılmalıdır. Hukukun tamamıyla siyasi bir araç olarak kullanıldığına tanık oluyoruz. Çağdaş ülke olma yolundaki uygulamalara maalesef çağdışı uygulamalarla engel olunuyor. Temennimiz ülkemizde ölümlerin bir daha yaşanmamasıdır. İnsan yaşamı değerlidir ve insanların düşüncesine, varlıklarına, dillerine, inançlarına saygı gösterilmelidir. 'Ben insanım' diyen her bireyin sesini yükseltmesini ve 'ülkemde ne oluyor' sorusunu sormasını bekliyoruz. Musa Anter'in çocukları olarak, Apê Musa'nın torunlarının ölmemesi için kamuoyunu duyarlı olmaya çağırıyoruz."

HABER MERKEZİ