Sur’da katledilen evlatlarının cenazelerini almaları engellenen aileler açlık grevlerini ölüm orucuna dönüştürecekleri uyarısında bulundu. 

Amed’in Sur ilçesinde Mesut Seviktek ve İsa Oran’ın cenazeleri 23, Ramazan Öğüt’ün 16, Rozerin Çukur’un ise 7 gündür rehin tutuluyor. Ailelerin, cenazelerinin verilmesi talebiyle İHD Amed Şubesi’nde başlattığı açlık grevi 12 günü geride bıraktı. Önceki gün cenazelerinin alınabilmesi için 2 saat süreyle bir sokokta sokağa çıkma yasağı kaldırıldı, ancak aileler cenazelerini alamadan geri döndü. “Devlet bizi kandırdı” diyen aileler çocuklarının cenazelerinin verilmemesi halinde eylemlerini ölüm orucuna dönüştüreceklerini söyledi. 


Gidince oyun olduğunu anladık

Cenazeleri alamadan geri dönen heyet ve katledilenlerin aileleri basın açıklaması yaptı. Heyette yer alan Rozerin Çukur’un yakını Abdurrahman Karakoç, “Gazi Caddesi üzerinde emniyet yetkilisiyle görüştük bize, ‘Orada iki cenaze var. Silahlarını bize getirin. Sonra da cenazeleri birer birer getirin’ dedi. Oraya gitmemizle ambulanslar, zırhlı araçlar, kepçeler gitti. Bunun üzerine ‘can güvenliğimiz yokken gidemeyiz’ diyerek oradan ayrıldık” dedi. Amca Necmettin Çukur ise “Orada tam teçhizatlı asker, polisler bekliyordu. Silah ve bomba sesleri geliyordu. Bunu görünce bunun oyun olduğunu anladık. Yine oraya ambulanslar geldi. Cenazeler, yaralılar çıkardılar, kimindi bilmiyorum” diye konuştu. Basında çıkan haberlere göre bölgeden çatışmalarda ölen 2 özel harekatçının cenazeleri alındı. 


Ahlaksız AKP



İsa Oran’ın açlık grevindeki babası Mehmet Oran ise devletin ve AKP’nin kendi çocuklarını katlettiği gibi aileleri de katletmek istediğini söyledi. Oran, “Valilik bize ahlaksızca tekliflerde bulunuyor. ‘Gidin ya hendekleri kaldırın, ya da can güvenliğini sağlayamayız. İstiyorsanız gidin cenazelerinizi alın’ diyor. Bu ahlaksızlıktır. AKP kirli emellerine ulaşamayacak. Biz ölümü göze almışız. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Çocuklarımızın cenazelerini almak için de direnmeye devam edeceğiz” diye konuştu. 


Çocuklarımızın direnişini sürdüreceğiz


Mesut Seviktek’in açlık grevindeki ablası Güler Seviktek ise şöyle konuştu: “Çocuklarımızın cenazelerini alacağız diye biraz da olsun umutlandık. Ama kirli hesapları olan devlet yine çocuklarımızdan korkarak izin vermedi. Şehitlerimiz yüreğimizde, cenazelerimizi almadık diye boyun eğecek değiliz. AKP ve devletin önünde diz çöken namerttir. Biz çocuklarımızın direnişini devir alarak sürdüreceğiz. Yenilmiş değil, daha güçlü bir şekilde karşı duracağız. Cenazelerimizi onların körelmiş vicdanlarına teslim etmeyeceğiz. Boyun eğmeyeceğiz, zalimlere.”


 AMED




Cizre’de 50. şehit


Cizre’de devlet güçlerinin saldırıları ve buna karşı halk direnişi ikinci ayında sürerken, 2 kişi daha Türk devlet güçlerince katledildi. 

Günlerdir Cudi Mahallesi’ne sızma girişiminde bulunan ancak başarılı olamayan devlet güçleri önceki gece ve dün de Cudi ile Nur mahallelerine saldırılarını sürdürdü. İlçe merkezinde bulunan ve daha önce top mermilerinin isabet etmesi sonucu 3 ve 4’üncü katları yıkılan MemuZin Oteli’nde açılan ateş sonucu çıkan yangında otel binası tamamen yanarak küle döndü. 

Daha önce tank atışları ile yüzlerce evin yıkıldığı Yafes Mahallesi’nde ise polisler yıkılmayan evlerin kapılarını fünyelerle patlatarak evleri işgal etti. Evinden devlet güçlerinin zoruyla çıkartılan bir kişi, evlerini kontrol etmek için gittikleri mahallede evlerin tümünün kapılarının patlatılmış olduğunu gördüklerini söyledi. Polisin evlerde tüm elektronik eşyalara da ateş açarak kullanılmaz hale getirdiğini belirten Cizreli, “Yafes’in bütün evlerine aynı şeyi yapmışlar” dedi.


2 kişi daha katledildi

Saldırılar devam ederken ilçede 2 kişi daha katledildi. Barikatların bulunmadığı Şah Mahallesi’nde önceki gün zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu yaralanan Veysi Elçi kaldırıldığı Cizre Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Elçi ile aynı gün katledilen Garib Mübariz’in cenazeleri otopsi işlemleri için Şırnak Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

Nur Mahallesi’nde ise evinin önünde bulunan Abdulselam Yılmaz adlı kişi, evin yakınına düşen top mermisinden saçılan şarapnel parçalarının isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi.  Yılmaz’ın cenazesi, ambulans mahalleye giremediği için hastaneye kaldırılamadı. Elçi ve Yılmaz’la birlikte ilçede son abluka boyunca yaşamını yitirenlerin sayısı 50’ye ulaştı. Hasan Geçgel, Temel Yılmaz ve Lokman Uçar adındaki 3 kişi ise gözaltına alındı.


Katletti, kaçırdı, korsan defnetti


Silopi’de işgal ettiği mahallelerde katlettiği sivillerin cenazelerini morgtan kaçıran devlet güçleri, 8 cenazeyi ailelerine haber vermeden defnetti. 

Silopi’deki abluka sırasında katledilen ve Şırnak Devlet Hastanesi’nden kaçırılarak Habur Sınır Kapısı‘ndaki soğuk hava deposuna götürülen 8 kişinin cenazeleri ailelerinden habersiz defnedildi. 29 Aralık’ta katledilen Seyfettin Sidar, 18 Aralık’ta katledilen İbrahim Bilgiç, 3 Ocak’ta katledilen Yusuf Yağcı, 29 Aralık’ta işkenceyle katledilen 4 çocuk babası İsmail Yevşan, cenazesi 1 Ocak’ta bulunan 18 yaşındaki Necati Öden, 20 Aralık’ta katledilen 9 çocuk annesi Ayşe Buruntekin, 21 Aralık’ta katledilen 16 yaşındaki Aydın Mete ve 2 Ocak’ta katledilen kuzeni 11 yaşındaki Mehmet Mete’nin cenazeleri, Yenişehir Mahallesi’ndeki Şehitler Mezarlığı’nda korsan bir şekilde defnedildi. 


Er geç hesap verecek



Seyfettin Sidar’ın ağabeyi Yusuf Sidar, devletin cenazelere olan tutumunun Kürt halkına olan tahammülsüzlüğün ve düşmanlığın göstergesi olduğunu ifade etti. Devlet yetkililerinin kardeşinin cenazesini defnettikten sonra kendilerine haber verdiğini söyleyen Sidar, “Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir zulüm ve işkence görülmemiştir. Cenazelere yaklaşımlarından nasıl bir zihniyetin ürünü olduklarını gösteriyor. Kürt halkı bu yapılanları unutmayacaktır. Bize bunu reva görenler er geç hesabını ödeyecekler” diye konuştu. 

Herkes kör, sağır, dilsiz 

Ayşe Buruntekin’in eşi Abdullah Buruntekin de cenazelerden son anda haberleri olduğu için mezarlığa dahi gidemediklerini belirterek, “Cenazelerimize yapılan bu işkence biz Kürt halkına adeta reva görülmüş. Herkes bu zulüm ve katliamlara kör, sağır ve dilsiz” şeklinde tepki gösterdi.