Başbakan ve hükümet yetkililerinin açıklamalarından ve MGK bildirisinden sonra açıklama yapan BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, son savaşın Silvan olayı ile başlamadığını, seçim öncesinde planlandığına işaret ederek, Başbakan’a, „Sorunu bir haftada çözebileceklerini açıklayan Öcalan’a niye cevap vermedin“ diye sordu. Demirtaş, barışı savunmayı sürdüreceklerini ama boyun eğmeyeceklerini dile getirdi.
BDP Grup Başkanı Demirtaş, eşbaşkan ve bazı milletvekilleriyle birlikte İstanbul İl binasında basın toplantısı düzenledi. „Şu saatten sonra yaşanacak her ölümden hükümet ve devlet değil Başbakan’ın kendisi sorumludur“ diyerek konuşmasına başlayan Selahattin Demirtaş, yaşananları doğru değerlendirmek gerektiğini, doğru değerlendirilmediği takdirde, ulaşılacak çözüm perspektiflerinin yanılgılı olacağını ve Türkiye toplumuna zarar vereceğini söyledi. BDP olarak sıkça tekrarladıkları şeyleri bir kez daha tekrarlayacaklarını kaydeden Demirtaş, „Bizim sesimiz çatışmaların, ölümlerin olmadığı günlerde Türkiye kamuoyuna ulaşmadı. Kürt sorunu öylesine bir tartışma düzeyine geldi ki, ölümler olmadığı dönemlerde, söylediğimiz her söz suya yazılmış yazı gibi oluyor. Bu ölümler ülkenin en acil gündemidir. Hiçbir siyasi partinin bundan daha acil bir gündemi olamaz. Dolayısıyla Başbakan ‘sözün bittiği yerdeyiz’ derken, savaş gerçeğine vurgu yapıyordu. Biz de barış gerçeğine vurgu yapıyoruz, sözün bittiği yerdeyiz“ dedi.
Bugüne kadar BDP olarak çok sayıda barış etkinliği düzenlediklerini belirten Demirtaş, bunlardan en etkililerinden birinin de „Canlı Kalkan“ eylemi olduğunu dile getirerek, bu eylemleri yaptıkları zaman ise, hükümet tarafından hakaretvari bir dille karşılandıklarını ve eylemlerinin „PKK’yi korumaya dönük eylem“ olarak değerlendirildiğini söyledi. Demirtaş, „Bunları o tarihte görmeyenler, anlayamayanlar, bugün en çok BDP’yi suçlayanlardır“ dedi.

Seçim öncesinden planlandı
Son yaşanan gelişmelerin Silvan olayı ile ilgili olmadığını ve seçim öncesinde planlanmış bir süreç olduğunu dile getiren Demirtaş, Başbakan’ın seçim meydanlarında „Kürt sorunu bitmiştir“ açıklamasının da bunu kanıtladığını vurguladı. Demirtaş, „Bu tarihler PKK’nin ateşkesi 3. kez uzattığı tarihti. Başbakan seçim meydanlarında Öcalan’ı asmaktan bahsediyordu. Bunların doğru anlaşılması lazım. Silvan olayı ise, Başbakan’ın elindeki projenin, somut olarak hayata geçirilmesini için sadece gerekçe yapılmıştır“ şeklinde konuştu.

Somut çözüm projesi yok
Hükümetin neden böyle bir tercihte bulunduğunun da iyi anlaşılması gerektiğine vurgu yapan Demirtaş, Başbakan’ın uzun yıllardan beridir açılımdan bahsettiğini, ama elinde buna dair tek bir somut projenin olmadığına dikkat çekerek, „AKP’nin projesizliğinin de seçimden sonrası teşhir olacağı nedeniyle bu süreç başlatıldı“ dedi. AKP’nin en büyük kaygısının elinde bir proje olmaması olduğunu söyleyen Demirtaş, AKP’nin bunun saklanması konusunda büyük ustalığa sahip olduğunu kaydetti. Demirtaş, AKP’nin sadece Kürt sorununda değil, başörtüsü başta olmak üzere hiçbir konuda projesi olmadığına işaret ederek, „Velev ki PKK Kürt sorununun önünde engeldir diyelim. Başörtüsü sorununda da, Alevi sorununda da mı PKK engeldir. Kamuoyu bunu kendisinden sorsun. Ama AKP topu başkasına atma konusunda ustalık dönemini yaşamaktadır“ dedi.

Türk halkı bunu anlamalı

Kürt sorununun çözümü önündeki en büyük engelin AKP’nin politikasızlığı olduğunu dile getiren Demirtaş, „Sorunun çözümü önünde ne derin devlet, ne JİTEM, ne ordu, ne karanlık güçler engeldir. Tek engel Başbakan’ın somut projesinin olmayışıdır“ dedi. Demirtaş, 30 yıldır Kürt sorununa yaklaşımın bu şekilde devam ettiğini, 30 yılın ardından gelinen noktada ise AKP’nin gelmiş olduğu noktanın aynı nokta olduğunu söyledi. Halka seslenen Demirtaş, „Türk halkı özellikle bunu anlamalıdır. Evlatlarını askere gönderen aileler bunu anlamalıdır. Ortada savaş isteyen bir halk yoktur“ diye konuştu.


Öcalan’a niye cevap vermediniz?
KCK Önderi Abdullah Öcalan’ın geçtiğimiz ay yaptığı, „Biz bu sorunu bir haftada hallederiz“ açıklamasına dikkat çeken Demirtaş, bu açıklamaya karşı Başbakan’ın tek bir kelime dahi kullanmadığını, aksine böylesine ciddi bir çağrıyı, pratikte ciddiye almadığını gösterdiğini söyledi. Başbakan Erdoğan’a seslenen Demirtaş, „Sayın Başbakan bu öneriye hiçbir şey söylemediniz. Acaba İmralı’ya giden heyet aracılığı ile cevap verdiniz mi? Eğer cevap verdiyseniz, ‘Bir haftada hallederiz’ diyen bir örgütün liderine ne dediniz? Bunu bilmek istiyoruz. Bunun için de İmralı’daki müzakerelerin bundan sonra açık yürütülmesini istiyoruz. Kim ne söylüyorsa kamuoyunun bilmeye hakkı vardır. Türkiye kamuoyu müzakerelere karşı değildir. Bu nedenle kiminle müzakere yürüttüyseniz, kandırmaya ve oyalamaya değil, iknaya yönelik bir müzakere yürütülmesini talep ediyoruz. Ne konuşuyorsunuz, nerde tıkanıklık var, ateşkeslere karşı neden operasyonlar yapıldı, bunları bilmek istiyoruz. Eğer bunları açıklayamıyorsanız, ortada bir suç var diyebilir miyiz?“ diye sordu.

Kim savaş yanlısı anlaşılmalı
Tüm bunların ardından, hiçbir gelişme yaşanmamış gibi, BDP’nin hatalı gösterildiği ve sürecin sorumluluğunun yüklendiğini ifade Demirtaş, hükümete, „BDP’nin 3 bine yakın yönetici ve üyesini, belediye başkanını zindanda tutan sizsiniz. Seçim barajı ile bizi parlamento dışında tutan sizsiniz. Parlamentoyu tercih eden ise biziz. Diyalog dışında başka seçeneğin olmadığını söyleyen biziz. Operasyon yapan sizsiniz ama sonuçta şiddetle arasında mesafe koyması gereken bizmişiz. Faşizm ile aranıza en az bizim kadar mesafe koyun. Bu kadar vicdansızlığı ilkesizliği kabul etmeyeceğiz. Kim savaş yanlısı iyi anlaşılmalı. ‘Tek yol barış’ diyebiliyorsak, bu konudaki samimiyetimizin görülmesi lazım“ çağrısında bulundu.

Tek yol çift taraflı ateşkes
Çatışmaların ve can kayıplarının son bulması için tek çözüm yolunun çift taraflı ateşkes olduğunu ifade eden Demirtaş, „Başbakan ‘PKK eylem yapmasın operasyonları durduracağız’ demelidir. O zaman siyasetin bu sorunu ne kadar rahatlıkla çözeceğini göstereceğiz. Ama siz her gün ‘terör var, özerliği tartıştırmam’ derseniz, şiddet yanlısı siz olursunuz“ dedi.

CHP’ye çağrı
CHP’ye de seslenen Demirtaş, CHP’nin „Akil Adamlar Komisyonu“ önerisinin arkasında durmasını isteyerek, „Eğer bunun arkasında duracaksa, hemen bu komisyonu oluşturalım“ dedi.

Makul olanı yapalım
Günel Kürdistan’a yönelik saldırıyı da işaret eden Demirtaş, „Kandil’e her gün savaş uçakları ile gitmek yerine, makul olanı yapalım. Kürtler ne köle gibi, ne ikinci sınıf vatandaş gibi, ne de ‘terörist’ gibi adlandırılmayı kabul eder. Kürtler barış ve özgürlük istiyor“ şeklinde konuştu.

Bu dile teslim olmayacağız
BDP ve DTK’ya yönelik gözaltı ve tutuklama ile gözaltına alınacakların listesi iddialarına ilişkin de konuşan Demirtaş, şunları belirtti: „Bu kışkırtma diline teslim olmayacağız
Başbakan’ın elindeki çözüm önerilerini açıklamak yerine bizi tehdit etmesi durumu daha iyiye götürmeyecektir. Durumu daha kötüye götürecektir. Bütün süreçlerde yol almaya hazırız diyoruz. Biz savaşa mahkum değiliz. Tek çözüm olarak savaş görmüyoruz.
Devlet bizi tutuklayabilir, idam edebilir, infaz edebilir; bütün bunları yapmaya gücü vardır. Ama bütün bunları yapacak haklılığı, meşruiyeti yoktur. Tehditlerle bu iş çözülseydi bugüne kadar 50 kere çözülürdü. Tehditlere biz cevap vermeyeceğiz ama tehditlere de boyun eğecek halimiz yok, diz çökecek halimiz yok.
Kim ne derse desin kardeşlik gelecek. Vicdanı olan herkesi BDP’nin değil barışın yanında durmaya çağırıyoruz. Medyayı barışın yanında durmaya çağırıyoruz. Bugünler kritik günlerdir.Toplum çılgınlaşmadan toplumun sağduyusunu koruduğu yerde barışın yanında olmalıyız.“