Geçen sezon yayınlanmaya başlayan bazı diziler yeni sezonda da yayınlanmaya devam ederken, sinema filmlerinden dizi formatına uyarlanan diziler ve yurtdışından alınan dizilerin de yeni sezonda olması dikkat çekiyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 12 bin aile üzerinde yapılan araştırmada aile üyelerinin birlikte yaptıkları faaliyetlerin ilk sırasında yüzde 59.4 ile televizyon izlemek geliyor. Araştırmaya katılanlardan televizyon izlediğini bildirenlerin oranı yüzde 91.9 iken, televizyon izleme oranları gittikçe artıyor.

'Kadın mutfakta, erkek kamusal alanda'
Televizyon dizileri ve bu dizilerin toplum üzerinde yarattığı algıyı değerlendiren Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Yardımcı Doç. Dr. Itır Erhart, gündüz kuşağındaki kadın programlarının ve yerli dizilerin birçoğunun kadına ve erkeğe belli roller yüklediğini belirtti. Erhart, kadının televizyonda ev, özellikle de mutfak gibi özel alanda ve çocuklarla birlikte annelik rolüne vurgu yapılarak temsil edilmesine karşın erkeğin bunun tam tersine kamusal alanda gösterildiğine dikkat çekti.
Türkiye'nin küresel toplumsal cinsiyet endeksinin en sonlarında yer aldığını hatırlatan Erhart, bu nedenle kadının, erkeğe göre, eğitime erişim, siyasete ve iş gücüne katılım gibi alanlarda erkeğe göre çok dezavantajlı olduğunu belirtti. Televizyonlardaki dizilerin ve programların kadına ve erkeğe verilen rolleri, beklentileri yeniden ürettiğini ifade eden Erhart, "Daha da kötüsü, kadının bedeni ve cinselliği bu dizilerin pek çoğunda hala 'Namus', 'Ailenin onuru' gibi kavramlar neden gösterilerek kontrol altında tutulmaya çalışılıyor? Hala ataerkil ve kapitalist değerler, bu diziler yoluyla izleyiciye norm gibi gösteriliyor" diye konuştu. 

DİHA/İSTANBUL