
Türkiye ve Kürdistan coğrafyası AKP’nin savaş ve rant eksenli doğa katliamı politikalarıyla katledilirken, 7 Kasım’da Adana’da toplanacak “Ekoloji Konferansı”nda ele alınacak. Ekolojistler, Adana’dan dünyaya seslenerek, ekolojik tahribata son verilmesi ve Paris Konferansı’nda alınacak kararların Kyoto Protokolü gibi kağıt üstünde kalmaması çağrısında bulunacak.
Türkiye ve Kürdistan coğrafyasının AKP’nin savaş politikaları ve rant eksenli doğa politikaları ile her geçen gün talan edilmesine karşı Antalya’da 14 Kasım günü yapılacak G-20 zirvesi öncesi çevreciler 7 Kasım’da Adana’da bir araya gelecek. Amed’de yapılması planlanan ancak AKP eliyle halklara karşı yürütülen savaş ortamı nedeniyle Adana’ya alınan ekoloji konferansına, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Politikalar Merkezi ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Amed Ekoloji Meclisi’nin yanı sıra yerel çevre ve sağlık örgütlerinden konuşmacılar katılacak.
Konferans, İklim İçin Ben de Varım, Yeşil Düşünce Derneği ve Adana Çevre Platformu’nun öncülüğünde “Kömür santralleri, iklim krizi ve yeşil politikalar” başlığı altında düzenlenecek. Konferansta, çevreciler, “Enerji politikaları ve iklim değişikliği”, “Fosil yakıt teşvikleri ve kömürün ekonomisi”, “Termik santrallerin halk sağlığına etkileri” ile “Kaya Gazı“ ve “Kömür santralleri” tartışmaya açacak.
Konferans yürütücülerinden Adana Çevre Platformu üyesi Yaşar Gökoğlu, konferansın amacının Adana’da yapılması planlanan 28 adet kömürlü termik santral projesinin gündeme getirilerek, Fransız Engie firması gibi diğer firmaların da vazgeçmesine dönük duyarlılık oluşturmak olduğunu kaydetti.
Paris, Kyoto Protokolü gibi olmasın’
Konferans ile 30 Kasım 10 Aralık tarihleri arasında yapılacak olan Paris Konferansı’nda iklim üzerinde bağlayıcı kararların alınmasını amaçladıklarını kaydeden Gökoğlu, “Birleşmiş Milletler (BM) ve devletler tarafından desteklenen küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik uluslararası tek çerçeve olan Kyoto Protokolü kâğıt üzerinde kalmıştır. Yapacağımız konferans ile Paris Konferansına sunacağımız raporla taleplerimizi iletirken, ekoloji karşıtı politikalara karşı duyarlılık oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
İstanbul’da yürüyüş
Gökoğlu, konferansın hemen ardından ise, Antalya’da G-20 zirvesinin yapılacağı gün ve saatte ekolojiyi ve dünyayı koruma amaçlı İstanbul’da Tünel’den Taksim’e 150 kişilik ekoloji korosu ile doğa katliamına dur demek için yürüyüş gerçekleştireceklerini kaydetti.
Ekolojik saldırıyla insansızlaştırma
Kürdistan’da devreye konulan savaş politikalarının bir boyutu olarak yakılıp, tahrip edilen orman ve meralarla ilgili ekoloji ve hukuk örgütlerince hazırlanan raporda ise çarpıcı ayrıntılar yer aldı. Bitki örtüsü ve yabani canlı türlerine yönelik doğa katliamına yol açan yangınlarda, yine ait bağ-bahçe ve tarlalar ile depolarındaki tahıllar ve kışlık hayvan yemlerinin yok edilmesi sonucu köylülerin ekonomik yönden büyük zarara uğradığı yönünde bilgiler bulunan raporda, amacın ise “Kürdistan’ın insansızlaştırılması” olduğu kaydedildi.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Ekoloji Komisyonu, Mezopotamya Ekoloji Hareketi ve Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD), 16 Temmuz 2015 tarihinden bu yana Kürdistan’da devreye konulan topyekün savaş konsepti ile birlikte yapılan orman tahribatlarına ilişkin hazırladıkları raporu, kamuoyu ile paylaştı. Raporu, 90’lı yılların savaş stratejisinin yeniden gündemleştirdiğine tanık olduklarını ve amacın ise “Kürdistan’ın insansızlaştırılması” olduğunu kaydetti.
DTK Ekoloji Komisyanu ve MHD tarafından hazırlanan raporda Dersim, Amed, Şırnak, Siirt, Bingöl, Bitlis, Mardin kent merkezleri ve ilçelerinde yapılan incelemelere yer verildi.
Raporda, “Bölgede oluşturulan bu savaş ortamında güvenliği sağlamak gerekçe gösterilerek ormanlarımız keyfi olarak yakılmakta ve köylerin boşaltılması yönünde gün gittikçe baskılar arttırılmaktadır. Bu baskılara yönelik her türlü demokratik ve yasal süreçler başlatılacaktır” ifadelerine yer verildi.
DİHA/ADANA