
Amed Ekoloji Meclisi, ileriki süreçlerde çölleşme riski ile karşı karşıya olan Kürdistan doğasının tahrip edilmesini engellemek amacıyla yurttaşların da aktif olarak katılacağı, Doğa Koruma Ekipleri’ni kurma çalışmalarını başlattı. Amed Ekoloji Meclisi üyesi Orhan Balyan, Doğa Koruma Ekipleri aracılığı ile köylülerin de daha aktif olarak birer doğa savunucusuna dönüşeceğini belirtti.
Medeniyetin ilk ortaya çıktığı Kürdistan toprakları, şirketler ve sistem ortaklığı ile adeta ekolojik yıkımın başkenti olmuş durumda. “Güvenlik” gerekçesi ile yakılan ormanlık alanlar ve “Enerji” gerekçesiyle yapılan hidroelektrik santraller ile barajlar, bölgedeki doğal yaşamı yok ederken, bölge ileriki yıllarda çölleşme tehlikesiyle de karşı karşıya. Kürdistan’ın doğasının yok olacağını fark eden ve harekete geçen Amed Ekoloji Meclisi, köylülerin de aktif katılımıyla Doğa Koruma Ekipleri kuruyor. Doğa Koruma Ekipleri, yangınlara ilk müdahaleden kaçak ağaç kesimine, barajlara karşı mücadele edilmesinden ağaç dikimine kadar geniş bir yelpazede çalışma yürütecek.
Doğa Koruma Ekipleri’nin kurulması yönündeki ilk karar, meclisin Temmuz 2015’deki toplantısında alındı. Özellikle Amed’in Hazro, Silvan, Lice, Hani ve Kulp’taki yangınlar ile barajların bölgeyi tehdit ettiğini tespit eden meclis üyeleri, Doğa Koruma Ekipleri’nin kurulması için ilk çalışmaları da yine bu bölgelerde başlattı.
İlk toplantı Farqîn’de yapıldı
Bu yönlü ilk halk toplantısını 13 Ağustos’ta, barajlar nedeni ile sular altında kalma tehlikesi ile karşı karşıya olan Geliyê Godernê Vadisi’ndeki 60’a yakın köy temsilcisinin katılımı ile Farqîn’de (Silvan) gerçekleştiren meclis, bu toplantılara köylülere yangınların söndürülmesi noktasında bilgi aktarımında da bulundu.
Kürdistan doğasını mahalle mahalle, köy köy korunmasını hedefleyen Doğa Koruma Ekipleri, köylülere petrol kuyularının yarattığı tahribat başta olmak üzere, barajların yaşama etkisi ve orman yangınlarına kadar geniş bir alanda eğitim de verilecek.
Doğa Koruma Ekipleri’nin bir sonraki durağı HES tahribatlarına karşı mücadele eden Pasûr’da (Kulp) olacak. Katılımcıların kadın erkek dengesi gözetilerek seçildiği halk toplantılarının sonuncusunda hem Doğa Koruma Ekipleri kurulmuş olacak hem de bölgede ekolojik savunma yönünde büyük bir adım atılmış olacak.
‘Binlerce kişi doğayı savunmuş olacak’
Amed Ekoloji Meclisi üyesi Orhan Balyan, Doğa Koruma Ekipleri aracılığı ile köylülerin de daha aktif olarak birer doğa savunucusuna dönüşeceğine dikkat çekerek, “Binlerce kişi günlük hayatında zaten Kürdistan doğası için çalışma yapıyordu ancak bu kez çalışmalar daha bilinçli bir düzeyde olacak. Mesela bir yerde yangın çıkacak, bu yangına itfaiye gelmeden önce köylüler müdahale etmiş olacak. Ya da bir bölgede ağaç kesimi yapılıyor bu kişiler, ağaç kesimine engel olacak. Binlerce kişi doğayı savunmuş olacak” şeklinde belirtti.
EVRİM KEPENEK / DİHA/AMED
Kervan Amed’de
Doğa talanına karşı 23 Ağustos’ta Yırca’da yola çıkan “3-5 Ağaç Kervanı” Amed’e ulaştı. Kervandan Ali Sesal, öldürülen çocuklar ile doğanın katilinin aynı kişi olduğunu söyleyerek, kapitalizme karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.
Gezi direnişi eylemlerine katılıp davul ve gitar çalarak “göstericileri motive ettikleri” gerekçesiyle yargılanan Praksis, doğa talanına karşı başlattığı “3-5 Ağaç Kervanı” isimli tur kapsamında Amed’e ulaştı. 23 Ağustos’ta Yırca’dan yola çıkan grup, Muğla, Antalya, Adana, Mersin ve Dersim’in ardından Amed’e geldi. Sümerpark’ta düzenlenen etkinlikte kısa bir konuşma yapan grubun meddahlarından Ali Sesal, öldürülen çocuklar ile doğanın katilinin aynı kişi olduğunu söyleyerek, kapitalizme karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.
Sesal’ın ardından Amed Ekoloji Meclisi’nden Yıldız Aydeniz, 3-5 Ağaç Kervanı’nın Diyarbakır’da olmasının çok anlamlı olduğunu belirterek, katılımcılara teşekkür etti. Etkinlik, grubun söylediği şarkılar ve pandomim gösterisi ile sona erdi.
3-5 Ağaç Kervanı nedir?
Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir yanında yürütülen mücadelelere dikkat çekmek üzere, turu “3-5 Ağaç Kervanı“ adıyla organize edilen etkinlikler dizisi. #ÜçBeşAğaçKervanı, Praksis Müzik Kolektifi, Merhaba Sanat Tiyatrosu ve Derme Tiyatro’nun öncülüğünde bir araya gelen sanatçılardan oluşuyor. Doğanın talanına ve buna karşı verilen toplumsal mücadeleye dikkat çekebilmek için sanat etkinlikleri yapıyor. Gezici sanat kumpanyası şeklinde ülkenin dört yanına ulaşmak için her yıl yaklaşık 30 günlük bir tura çıkıyor.