1970’lerin ortasından itibaren örgütlenen PKK hareketi, yaklaşık 40 yıllık mücadeleyle sadece Kürtleri örgütlemedi, aynı zamanda Türkiyeli sosyalistlerin, çevrecilerin, kadın hareketlerinin, Alevilerin ve diğer inanç gruplarının da önünü açtı. Bu dönüşümün geldiği noktayı gösteren en güzel resim ise 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarıdır. HDP %13’ü geçerek, hem faşist zamanlardan kalma seçim barajını yıktı, hem de kafalarda oluşan barajı ortadan kaldırdı. Kafalarda oluşan barajın en büyük nedeni, legal siyaset yapan Kürt partilerinin iki dönem bağımsız adaylarla seçime girmelerinden dolayı, totalde elde edilen oyun düşük olmasından kaynaklanıyordu. Birçok kentte aday gösterilmemesi, aday gösterilen bazı yerlerde kazanma ihtimalinin olmaması ve 550 aday yerine 70-80 adayla yarışa girmenin sonucunda bu harekete sempati duyan insanlar, karşıtlık üzerinden diğer partiye oy veriyordu. En son 2002 seçimlerine DEHAP olarak girilmiş ve % 6.23 oy alınmıştı. Kürt hareketi sürekli güçlenmesine rağmen, sonraki seçimlerdeki bağımsızların toplam oyunun DEHAP’ın aldığı orana ulaşmamasının sebepleri yukarıda saydığım nedenlerdi. Onun için HDP’nin parti olarak seçime girme kararı birçok kesimde tedirginlik yaratmış, AKP de gelişmeleri böyle okuduğu için HDP’nin baraj altı kalacağına inanmıştı.


Emanet oylar ne kadar?

Alınan % 13.12 oyun daha önceki bağımsızların toplamından çok fazla olması nedeniyle, bir ‘emanet oy’  tartışmasıdır almış başını gidiyor. Gören zanneder 6 milyon 58 bin oyun yarısı, “HDP barajı geçsin” diye verilmiş. Elbette Erdoğan-AKP karşıtlığı üzerinden “HDP barajı geçsin” diye verilen oylar var. Bu sanıldığının aksine yarım puandan fazla değil. Kabaca 250-300 bin seçmen bu saikle HDP’ye oy vermiştir. Kürdistan’da AKP deyim yerindeyse ‘sıfırlanmıştır’. Buradaki oyların tamamı AKP’den alınan Kürt oylarıdır. HDP’nin en büyük patlamayı yaptığı yerlerden biri olan İstanbul’da CHP oylarını korumuş, AKP her ilçede 10-15 puan arası oy kaybetmiştir. Bu kaybın 2-3 puanı Türk seçmenden MHP’ye kaymış. Geri kalan oyların tamamı dindar Kürtlerdir ve tercihlerini HDP’den yana kullanmışlardır. Bazı ilçelerde CHP’nin kaybettiği 1-2 puanlık oy ise HDP’ye gitmiştir. Bunlar da muhtemelen İstanbul’da yaşayan Alevi Kürt seçmenleridir. İzmir’de, Mersin’de, Adana’da, Antep’te de durum aşağı yukarı böyledir.


Kobanê Devrimi’nin sonuçlar üzerine etkisi

Bunlara emanet oy denilebilir mi? Kobanê Direnişi ile birlikte hem dindar Kürtlerde hem de Alevilerde büyük kırılmalar yaşandı. IŞİD tehlikesinin büyüklüğü ve uyguladığı dehşet karşısında Aleviler, Kürtlerin gösterdiği muazzam direnişe kayıtsız kalmadılar. Kürt Özgürlük Hareketi’nin kendisini koruyacak yegâne güç olduğunu gördüler. Önümüzdeki seçimlerde Alevilerin HDP’ye desteğinin artacağını öngörmek için kâhin olmaya gerek yok. AKP dindar Kürtlerden Sünnilik üzerinden oy devşiriyordu. AKP’ye oy veren Sünni Kürtler, Kobanê’de yaşayan Kürtlerin ezici çoğunluğu Sünni olmasına rağmen, AKP ve Erdoğan’ın IŞİD’den yana tavır koyması nedeniyle büyük hayal kırıklığına uğradılar. Dinsel kimliklerinin yerine aidiyet olarak Kürtlüğü öne çıkardılar. Şimdi bu iki kesimden gelen oylara nasıl emanet oy diyebiliriz? Bunlar HDP’nin doğal oylarıdır. Asıl emanet oy, yıllarca barajı geçemez veya seçilemez diyerek AKP karşıtlığından CHP’ye veya CHP karşıtlığından AKP’ye oy veren Alevi-Sünni Kürtlerin oyları emanetti. Şimdi bu oylar gerçek mecrasına akmış oldu. Öte yandan HDP’nin programından dolayı çevreciler, feministler, sosyalistler, Ermeniler, aydınlar, LGBTİ bireyleri oy verdiler. Emaneten değil isteyerek, bilerek yaptılar bunu. Emanet demek, bu insanların tercihlerine saygısızlık olur. Elbette HDP barajı geçsin, Erdoğan diktatör olmasın, AKP iktidarı kaybetsin diye stratejik oy vermiş insanlar da var. Bu oyların veriliş amacı istenilen sonucu da sağladı. Bu oyları kalıcı hale getirmek de bir meziyet olacak HDP için. Aslında emanet diye bir oy siyasette yoktur. Her seçimde, insanlar farklı farklı nedenlerle oy kullanırlar ve tercihlerini değiştirebilirler. Böyle baktığımızda, bütün oyların öte yandan emanet olduğunu da söyleyebiliriz. 


Emanet oy söylemi ile ne hedefleniyor?

Bütün bu kriterlere rağmen HDP’yi ‘emanet oylar’ üzerinden yeniden tanzim etmeye çalışan bir yaklaşımın sürekli öne çıkarıldığını görüyoruz. Bununla HDP’yi merkez bir partiye çevirerek; ehlileştirmek, sıradanlaştırmak istiyorlar. Büyük mücadelelerle oluşturulan doğrulardan uzaklaştırmak daha da ötesi Kürt Özgürlük Hareketi ile HDP arasında çelişki yaratmak derdindeler. HDP’nin Kürt sorunun çözümüne dair önceliğini bırakmasını istiyorlar. HDP’yi, sadece AKP karşıtlığı üzerinden siyaset yapan bir harekete çevirerek, bütün siyasi birikiminin içini boşaltmaya çalışıyorlar. HDP’ye Erdoğan karşıtlığı yüzünden oy veren yarım puanlık seçmen istediğini elde etti. Onlar memnun, biz memnun. Onlar bize, biz onlara teşekkür etmeliyiz. Öte yandan HDP’nin programına uygun siyaset yapmasını bekleyen ve HDP’ye geleceğini emanet eden 5,5 milyondan fazla insan var. O yüzden kimse HDP’yi emanet oy safsatası üzerinden dizayn etmeye kalkışmasın.

Bir diğer önemli sonuç da, yıllarca Kürtlerin temsilcileri AKP’dir yalanı ile kafamızı ütüleyenlerin aldığı büyük ders olmuştur. AKP Kürdistan’da bitmek üzeredir ve tarih olması da yakındır.