
Yaşanan tüm işkencelere tanıklık eden ve eşi Azat Kocakaya, kaynı ve eltisi tutuklanan 6 haftalık hamile Çimen Kocakaya (30) şiddetli kanama geçirdi. “Sokağa çıkma yasağı“ bahane edilerek 2 gün boyunca hastaneye kaldırılmasına izin verilmeyen Çimen Kocakaya, sağlık durumunun ağırlaşması ve ölüm tehlikesi yaşaması üzerine HDP’li vekillerin girişimleriyle 2 günün ardından köye gelen ambulansla İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırılabildi.
Hastaneye kaldırıldığında düşük yaptığı anlaşılan Çimen Kocakaya, hemen ameliyata alınarak, karnındaki bebek kürtajla alındı. 6 yıl özlemini çektiği bebeğine kavuşmak için gün sayarken vahşeti yaşayan Kocakaya, tanık olduğu işkenceyi unutmaya ve travmayı atlatmaya çalışıyor. Yaşadıklarını hatırladıkça gözyaşlarına boğulan Kocakaya, “Bu çocuk benim ve eşimin umuduydu. Umudumuzu ve hayallerimizi öldürdüler. Çocuğumun katili köye gelen özel harekâtçılardır. Allah hakkımızı kimseye bırakmasın” diyebildi.
Licê için hukuki süreç
Licê’de 12 gün süren yasakta yakılan köy ve kırsal alanları inceleyen DTK ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi, tespitleri rapor haline getirerek, konuya ilişkin hukuki süreç başlatmaya hazırlanıyor.
Licê’nin köy ve mezraları başta olmak üzere kırsal alanlarında çıkan yangını yerinde tespit eden heyet, Huseynîk, Derxust ve mezraları Goma Sarûxan, Goma Sofî Elî, Cinezûr, Mehlê, Kerwas, Nenyas, Sisê’de incelemelerde bulundu. Aktivist Güner Yanlıç, tek tek köyleri ve kırsal alanları gezerek yakılan yerleri tespit ettiklerini belirtti. Yanlıç, medyada kenevir tarlalarının yakılarak gerçeğin farklı şekilde lanse edildiğini belirterek, “Yanan alanlarda gözlemler yaptık. Kesinlikle söylendiği gibi veya medyada gösterildiği gibi kenevir tarlaları yakılmamış. Özellikle yol kenarlarında bulunan meyve ağaçları başta olmak üzere bir sürü ağaç gelişi güzel bir şekilde yakılmış” dedi.
Dünya kamuoyuna sunulacak
Halkın zorla göçertilerek, köylerin insansızlaştırılmak istendiğini kaydeden Yanlıç, tahribatları raporlayıp dünya kamuoyu ile paylaşacaklarını söyledi.
Yangınların neden söndürülmediğine dair çalışmalar yürüteceklerini de söyleyen Yanlıç, konunun muhatabı olan tüm kurumlar hakkından hukuki süreci başlatacaklarını bildirdi. Yanlıç, Türkiye’de konu ile ilgili sonuç alınmazsa AİHM’e başvuracaklarını belirtti.
20’ye yakın canlı yok oldu
Fevziye Sümer ise Licê’de evler, kırsal alan ve sayısız meyve ağaçlarının yakıldığını söyleyerek, yapılan talanın iç yakıcı olduğunu söyledi. Sümer, 20’ye yakın hayvanın da yakılarak katledildiğini belirterek, hukuki sürecin ertelenmeyeceğini vurguladı.