İsviçre Gündemi


İsviçre'yi geçen hafta Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un ziyaretini ve İsviçre Konfederasyonu Başkanı Didier Burkhalter’le son aylarda AB ile İsviçre arasında çıkan sorunları ele aldı. Gauck’un bu görüşmede İsviçre’deki halk oylamalarını ve doğrudan demokrasi sorunlarını gündeme getirmesi, İsviçre'deki sistem tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kapiatalist-Modern sistemler arasında en iyilerinden biri olarak kabul edilen İsviçre sistemi, sık sık halk oylamalarıyla ülke sorunlarına yön veriyor. Geçtiğimiz 9 Şubat'taki halk oylamasında çıkan göçün sınırlandırılması sonucu, İsviçre’nin imzaladığı uluslararası anlaşmalara aykırı olunca, kimi konuların halk oylamasına götürülmeyeceği tartışmaları da başladı.
Bu görüşü savunanlar halk oylamasına yani referanduma sunulacak konuların öncelikle ulusal ve uluslararası yasalara uygunluğuna karar verilmesini, aykırılık yoksa referanduma götürülmesi gerektiğini savunuyorlar. Bu pencereden bakıldığında doğrudan demokrasinin eğer kriterlerle uygulanmazsa, ulusal ve uluslararası anti demokratik bir mecraya da sürükleneceğini gösteriyor. Bu özelliğinden dolayı İsviçre’nin doğrudan demokrasi sık sık antı demokratik, anti hukuksal yığınlarca da soruna neden oluyor. Başörtüsü yasağı, suç işleyen yabancıların sınırdışı edilmesi, Mültecilerin toplama kamplarında tutulması, banka gizliliği gibi onlarca konuda halk oylamaları sonucu kabul edilmişti.
Doğrudan demokrasi gereği yapılan "Halk Oylamaları"nda en büyük handikap siyasî ve hukuksal açıdan hayata geçirilemeyecek bazı hakların, halk oyuna sunulması ve doğrudan demokrasinin işlevsiz kılanması. Bunu engelleyecek mekanizmaların olmaması ya da bu kurumların doğrudan demokrasiye müdahale olarak yorumlanması da İsviçre’nin en büyük çıkmazını oluşturuyor. Referandumlar sonrası Federal Parlamento uluslararası yasalara uygunluk konularında büyük oranda tavizler vererek, kararlar almak durumunda kalıyor.
700 yıl önce kanton adı verilen beyliklerce kurulan bir savunma ittifakının, bugün, kendisine tanınan uluslararası imtiyazdan da yararlanarak sürdürdüğü Fedaral sistem ve doğrudan demokrasi, sistemden, kendi milliyetçi egoları için yararlanmak isteyenlerin elinde bir soruna dönüşmeye başlıyor.
Kısaca İsviçre’nin örnek sistemi önlemler alınmazsa, uluslararası siyasal ve hukuk sistemlerle çatışmasını sürdürecek gibi gözüküyor.