Gereken doğruyu arayıp bulmak, yalanı söküp atmaktır. Öyle anlaşılıyor ki, toplum yalanın farkına vardıkça tanrıların gücü buharlaşıp yok olacaktır. Yine de sonsuz zafer ve güç peşinde koşan ve bunu kendi karakteriyle bütünleştiren bir iktidar kliği, baskı ve dikta rejiminde ısrar edip, bütün gücüyle direnecektir. Özellikle iktidarın son tavır ve tutumuna karşı özgürlük için yeni yaşam felsefesine daha fazla sarılmak zafer getirecektir.
Toplum haklı olduğu bir mücadelenin yöntemi değişse de, o doğrudan asla kaçınılmamalı ve herkes bu bedelin karşılığının onurluca bir yaşam olduğunu asla unutmamalıdır. Aksi takdirde mevcut yeni yaşam projesinin çok gerilerinde kalınır. Çözümsüz ve alternatifsiz teknik ve düşünsel yaklaşımlar bu tarihi fırsatın kaçırılmasına neden olabilir. Mevcut durum, seçim sonrasında da "toplum rahat bir nefes aldı" rehavetine kapılmamayı gerektiriyor.
Milli güç ve irade adı altında oluşturulacak yeni bir koalisyon türü, "dış ve iç mihraklar" adı altında bazı eski söylemleri yeniden simgeleştirip insanlık değerlerini bir çırpıda yok edip, coğrafyayı bir anda kan gölüne çevirebilir. Sanıldığının aksine kırılmaya çok daha müsait bir iklim, önceki iktidar tarafından yeterince oluşturulmuş durumdadır. Bu yüzden, şimdiki durum, seçimler öncesi durumdan çok daha kırılgandır. Geçmiş iktidar her defasında kendine uygun türde yalanlar buluyor; hatta bu durumu geçici bir şok geçirmesine bağlayanlar da var.
Bu bir görüş olsa da, hepten doğruyu ifade etmiyor. Baştan beri ne kadar ilericiliği temsil eden söz ve söylem varsa, hepsini sadece kendi iktidarının çıkarları için kullanan bir zihniyetin amacı tam bir oyalama ve aldatmaya dayalıydı. Bu konuda hakkını iktidara teslim etmemiz gerekiyor. Oldukça ustaca davranarak on yıl boyunca bütün iç ve dış kamuoyunu bu konuda ikna etmeyi başardı.
Bu hile oyunlarını o günün koşullarında tek fark eden kişi Kürt Halk Önderi ve onun kurucusu olduğu Kürt Özgürlük Hareketi oldu. Bedeli ağır da olsa bu tehlikeli oyuna karşı direndiler ve demokratik ulus perspektifinde hegemonik gücün tüm provokasyonlarına rağmen bütün halkların çıkarına yeni bir yaşam projesini geliştirdiler. Kurtuluşunu DAİŞ'e endekslemiş bu zihniyet, tarihin en kirli katliamlarına soyunmuş durumda. En son yapılan katliamın dünyada eşi benzeri bulunmuyor. İnsanlıktan hiçbir şekilde nasibini alamayanların, bundan böyle insanlık medeniyetine katabilecekleri hiçbir şey yoktur.
Henüz doğmamış çocuklarımızın ana rahmindeki hücrelerini parçalara ayırarak, güya herkesi bu alçak çetelerinin vahşetiyle korkutabileceklerini ve sindirebileceklerini sanıyorlar. Oysa kendi ayakları altındaki toprağın kaydığını görenler, tüm dünyanın kendileriyle birlikte aynı toprağın heyelanına kapıldığını sanıyorlar. Bu körlük, bu kafatasçı zihniyet bir daha bu onurlu duruşun karşısında asla başarılı olamayacaktır. Bedeli ağır da olsa kazanan özgür yaşamın mimarı olacaktır.
Kırıklar 2 nolu F Tipi Cezaevi