Açıklamada, Kuzey Afrika ve Ortadoğu halklarının, kadınlarının görkemli direnişi ile gerçekleştirmiş olduğu devrimlerin başlangıç yeri olan Tunus'un karşı devrimci güçlerin haince saldırılarına maruz kaldığı ifade edildi. Şükrü Belayid'e siyasi suikast ile başlayan bu sürecin, sol muhalefet milletvekili Muhammed Brahmi'nin katledilmesi ile devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, Tunus halkına başsağlığı dileklerinde bulunuldu.

DÖKH, Tunus halkının karşı devrimci güçlere karşı yürütmekte olduğu demokratik devrim sürecinin yanında olduğunun da altını çizdi. Tunus halkının hükümete karşı yürütmekte olduğu direnişinin halkların ve kadınların onurlu geleceğini temsil ettiğine dikkat çekilen açıklamada, "Radikal dincilik ve siyasi İslam çizgisi ile Ortadoğu, Kuzey Afrika devrimlerinin egemen güçler tarafından çalınmaya ve toplumun yeniden kapitalist tekelci güçlerin iktidar altına alınmasını amaçlayan Tunus siyasi cinayetleri ve Mısır darbesi amaçlarına ulaşamayacaktır. Kürt Özgürlük mücadelesine dönük Paris'te gerçekleştirilen ve Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez yoldaşlarımızın katledilmesi ile sonuçlanan suikast göstermektedir ki, emperyalist güçler aynı merkezden halklara dönük saldırıları planlamaktadır. Uluslararası hegemonik ve bölgesel gerici güçlerin devrim hareketleri karşısındaki ittifakını parçalayacak yegane şey, halkların ve tüm ezilenlerin ortak mücadele ve birlikteliği olacaktır" denildi.
Kadınların ve halkların ortak mücadele başarısının katliamları yargılayacak güç olacağına değinilen açıklamanın devamında, "Demokratik Özgür Kadın Hareketi ve Ortadoğu Kadın Konferansı bileşenleri olan kadın hareketleri I. Ortadoğu Kadın Konferansı kararlarından biri olan mücadele birliği kararını yakın zamanda hayata geçirecek ve Ortadoğu kadın mücadelesini yükseltecek örgütlenme planlaması ile egemenlerin yönelimlerine cevap olacaktır" ifadelerine yer verildi.

HABER MERKEZİ